Trend

11 Eylül 2001 Saldırıları ve Küresel Etkileri

11 Eylül ve İkiz Kuleler

Terörizmin tarihi oldukça geçmişe dayanmaktadır ve dönemlere göre farklı terör türleri bulunmaktadır. Terörizm, en başlarda ulusal olarak gerçekleşse de ilerleyen dönemlerde küresel bir olgu haline geldiği görülmektedir. Özellikle, iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve güçlenmesi, terörün küreselleşmesinde önemli bir faktör olmuştur. Dünyayı tek bir yer olarak gören bir algının oluşmasını ifade eden küreselliğin sunduğu yeni iletişim, bilgi ve ulaşım teknolojileri ile uluslararası sınırlar ortadan kalkmıştır. Böylece, terör sadece ulusal olmaktan çıkıp uluslararası ölçekte, kontrol sorunu olmadan, rahat ve kolay bir şekilde faaliyetlerini gerçekleştirebilmektedir.

Terör faaliyetleri sadece olduğu bölgede değil, bütün dünyaya anında yayılacaktır. Buna istinaden, ABD’de de gerçekleşen 11 Eylül saldırıları sadece ABD içerisinde kalmaması ve anında bütün dünya tarafından canlı olarak takip edilmesi duruma verilebilecek en temel örnekler arasındadır. Uluslararası ölçekte yankı uyandıran 11 Eylül 2001 saldırıları terörizmin en önemlileri arasında yer almaktadır. 11 Eylül terör saldırılarını düzenleyenler hedeflerini, ABD’nin ekonomik ve askeri güç unsurları olarak bilinen Dünya Ticaret Merkezi İkiz Kuleleri ve Pentagon olarak belirlemişlerdir. Böylece, daha önceden uluslararası sistem ürünü olan terör, bu saldırılar ile terör sistemlerini şekillendiren farklı bir şekle bürünmüştür. 11 Eylül terör saldırılarıyla birlikte küresel terör başka bir niteliğe kavuşmuştur. Ancak, 11 Eylül saldırılarının hedefi belli olsa da bütün dünya bu saldırılardan belirli düzeylerde etkilenmiştir.

11 Eylül’de teröristler tarafından kaçırılan uçakların Dünya Ticaret Merkezi’ne ve Pentagon’a çarpması uluslararası ilişkilerde büyük değişimlerle sonuçlanmıştır. ABD’yi hedef alarak New York ve Washington’da gerçekleştirilen bu saldırılar, sadece ABD’de de değil, uluslararası ölçekte de büyük izler bırakmıştır. Bu saldırılarla birlikte, failleri olarak düşünülen El Kaide ve Taliban’a destek veren Afganistan, ABD tarafından öncelikli hedef olarak belirlenmiştir. 11 Eylül’ün gerçekleştirilme şekli, tarihteki diğer olaylarla benzeşen yönleri olmasına rağmen, benzeri olmayan yönleriyle de ilgi çekmektedir. Bununla birlikte, 11 Eylül saldırılarının devletleri aşan bir olay olduğu açıktır. Ayrıca, bu terörist saldırılar, ABD’yi hedef almasına rağmen, aslında Batı uygarlığına karşı gerçekleştirilmiş bir yönü olduğu da görülmektedir. 11 Eylül saldırıları ile birlikte, bütün dünya için tedirgin bir dönem başladığı bilinmektedir. 2001 saldırılarının özellikle bütün dünyada canlı olarak izlenmesi de bireylerin korku ve tedirginliklerinin artmasına neden olmuştur.

ABD, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından tek kutuplu sistemde güçlü olduğunu düşündüğü dönemde beklenmedik ve büyük bir saldırıyla karşı karşıya kalmıştır. 11 Eylül 2001 sabahı, ABD, dünya tarihinde terörle mücadele de yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. ABD, bu saldırılarla birlikte, yeni güvenlik önlemleri almaya yöneldiği ve bireylerin tedirginliklerini engellemek için büyük çaba sarfettikleri tespit edilmiştir. 11 Eylül 2001 saldırıları, salı sabahı ilk olarak Dünya Ticaret Merkezi kulelerini hedef alarak başlamıştır. ABD’de 19 saldırgan tarafından dört (4) Amerikan yolcu uçağı kaçırılmıştır. Bu saldırılar, yerel saatle 08:45’te başlamıştır. Boston’dan Los Angeles’a giden Amerikan Airlines’a ait 11 sefer sayılı Boing 767 tipi uçak kaçırılarak rotası değiştirilmiş ve Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerinden kuzey kulesine çarptırılarak saldırı başlatılmıştır. Kuzey kulesine olan bu saldırıdan yaklaşık 17-18 dakika sonra United Airlines’a ait ve yine Boston’dan havalanan 175 sefer sayılı ikinci bir uçak kaçırılarak Dünya Ticaret Merkezi’nin güney kulesine çarptırılmıştır. Kuzey ve güney kuleler, arka arkaya çarpmanın etkisiyle patlama ve yangına maruz kalarak çökmeler meydana gelmiştir.

İkiz kulelerin çökmesinin ardından, Washington Dulles Uluslararası Havaalanından Los Angeles’a giden 77 sefer sayılı üçüncü uçak kaçırılarak ABD’nin askeri ve ekonomik güç merkezi olarak bilinen Pentagon binasına çarpmasıyla gerçekleştirilmiştir. Pentagon binasının bir kısmı çökmüştür. Son olarak kaçırılan dördüncü uçak ise; 93 sefer sayılı yolcu uçağının Pennsylvania eyaleti sınırlarındaki Pitsburg kenti yakınlarında kırsal bir alanda düşürülmüştür. Ancak, bu uçağın asıl amacının Washington’daki Beyaz Saray olduğu düşünülmektedir. ABD, büyük ve şiddetli 11 Eylül saldırılarının hedefi olmuş ve bu saldırıların sonucunda yaklaşık 3000 kişinin öldüğü açıklanmıştır. Bu saldırılar sonucunda hayatını kaybeden insanların, ABD, Kanada, Britanya, Almanya, Hindistan, Pakistan İsrail, Japonya ve Jamaika gibi 80’den fazla ülke vatandaşı olduğu belirtilmiştir.

İngiltere Başbakanı Tony Blair, 4 Ekim 2001’de gerçekleştirilen parlementoya 11 Eylül saldırılarının arkasında Usame Bin Ladin’in yönettiği El Kaide örgütünün olduğuna dair kesin kanıtları açıklamıştır. Ayrıca, başbakanlık
internet sayfasında, çok özel ve hassas olan kısımları ayırarak, ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış olan onaltı (16) sayfalık belgeyi sunmuştur. Bununla birlikte, Pakistan Dışişleri Bakanı da Usame Bin Ladin’in 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirdiğine dair ABD’nin yeterli kanıta ulaştığını söylemiştir. ABD Başkanı George W. Bush, 15 Eylül 2001 tarihinde ulusa sesleniş konuşması yapmıştır. Bu konuşmada 11 Eylül saldırılarının sorumlusunun Usame Bin Ladin’in lideri olduğu El Kaide örgütünün olduğunu söylemiştir. Ayrıca Bush, El Kaide’nin gerçekleştirdiğine dair kanıtlarının da olduğunu ve şüpheye yer olmadığını da konuşmasında belirtmiştir. Bütün bu gelişmeler ABD’nin Taliban ve Usame Bin Ladin’in bulunduğu Afganistan’a müdahale edeceği beklentisini oluşturmuştur ve bu beklenen müdahale de 7 Ekim 2001’de başlamıştır. Taliban ve El Kaide’nin 11 Eylül 2001 terör saldırısını daha önceden planladığı ortaya çıkarılmıştır. Böylece, bu saldırıların ardından ABD’nin, bu iki örgüte olan yaklaşımını değiştirerek düşman ilan etmiştir.

ABD tarafından 11 Eylül saldırılarının sorumlularının açıklanmasına rağmen hem ABD hem de diğer ülkelerdeki birçok endüstrinin gerilemesi kaçınılmaz olmuştur. Ayrıca, bu saldırıların daha önceden programlanmış olduğu ve bir anda ortaya çıkmadığı da tespit edilmiştir. ABD ve tüm dünya için beklenmeyen ve tahmin edilmeyen bir saldırı olsa da temelde önceden üzerinde çalışılmış bir saldırı olduğu görülmektedir. 11 Eylül 2001 saldırılarında uçakların kullanılmış olması, teröre karşı alınacak tedbirlerde daha dikkatli ve akılcı yaklaşılması zorunluluğunu ortaya koymuştur. Çünkü, saldırılarda kullanılacak ekipmanlar artık tahmin edilemez duruma gelmiştir. Bu bağlamda, 11 Eylül 2001 terör saldırıları ile birlikte ABD, bir dizi yeni güvenlik olanakları sunması, güvenlik şartlarını düzelterek ve iyileştirerek farklı politikalar oluşturması gerekmiştir. 11 Eylül terör saldırılarının ABD güvenlik anlayış ve politikalarını gözden geçirerek yeniden düzenlemesi hususunda önemli bir tarih olduğu açıklanmaktadır.

11 Eylül 2001 terör saldırılarıyla birlikte yeniden şekillenen küresel terör, birçok ülkeyi ekonomik, siyasi, güvenlik, demokrasi, insan hakları vb. konularda oldukça derinden sarsmıştır ve etkilemiştir. Böylece, 11 Eylül saldırıları, gelişen küresel terörün önemli bir göstergesi olmuştur. 11 Eylül 2001 saldırıları, sosyal, siyasi, güvenlik gibi alanları etkisi altına almıştır. Bununla birlikte, bu saldırıların, özellikle ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomik maliyetlerin artması, ekonomik politikaların değişmesi gibi ekonomik yapıyı da büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Dünyayı etkisi altına alan bu saldırıların turizm ekonomisini de büyük ölçüde yavaşlattığı ve hatta duraklattığı tespit edilmiştir. Ekonomik aktivitelerin terörizmden genellikle farklı şekillerde etkilendiği görülmektedir. Özellikle, terörist eylemlerinin sık hedefi haline gelen turizm endüstrisidir. Terörizm, sistematik olarak; turistlerin tercih ettikleri turistik destinasyonları etkilemektedir. Böylece, ev sahibi ülkelerinde, bu duruma bağlantılı olarak, terörizmden payını aldığı ve terörizmin şiddetinden etkilendiği bilinmektedir.

Bir diğer önemli husus ise bu durumdan etkilenen doğrudan yabancı dış yatırımlardır. Terörizm, dış varlıklara yatırım yapan firmaların pay ayırma kararlarını etkilemektedir. Teröristler oldukça kolay bir şekilde bu firmaların dış yatırımlarına zarar vererek yapılacak olan yatırımları kesmektedirler. Ayrıca, doğrudan yabancı dış yatırım haricinde, yatırım oranları temelde yurtiçi tasarruf oranları tarafından sınırlanmaktadır. Tüketim bu nedenle, farklı yollarla terörist aktiviteler tarafından etkilenmektedir. Bunların dışında, kırsal ekonomiler, ulusal gelir ve büyüme, borsa, dış ticaret vb. alanlarda terörizmden payını almaktadır. 11 Eylül saldırıları sonucunda, bireyler büyük bir sarsıntı yaşamıştır. Bireylerin birçok planı değiştiği ve daha güvenli olacakları seyahat noktalarına yöneldikleri bilinmektedir. Ayrıca, sadece bireyler değil aynı zamanda yatırım yapacak olanlarda ekonominin gerilemesinden etkilenmişlerdir. Bu bağlamda, bireyler tüketimden yatırımcılar da üretimden çekilmişlerdir.

11 Eylül’deki terör saldırılarının ardından zaten zayıf olan uluslararası ekonomi giderek daha da düşüşe geçmiştir. Bu saldırılar sonrası yaşanan şok, anında, turizm ve seyahat endüstrilerinde, tüketici davranışlarında, yabancı sermaye piyasaları ile ABD’den çıkan sermayede farkedilmiştir. Ayrıca, 11 Eylül sonrası hem ABD hem de diğer ülkelerin ekonomilerine doğrudan (birincil) maliyetler ve dolaylı (ikincil) maliyetler olarak etki etmiştir. Terörizmin toplam maliyetleri birincil (doğrudan) ve ikincil (dolaylı) maliyetler olarak ikiye bölünebilmektedir. Birincil maliyetler, terörizm hareketlerinden kaynaklanan anlık zararlardır. Bu maliyetler, yaşam kaybı, altyapıya verilen zarar ve hasarlar olarak sınıflandırılmaktadır. İkincil maliyetler, oldukça karışıktır ve daha uzun bir zaman dilimini kapsamaktadır. Bu maliyetler ise terör olayları veya tehditleri sonucu oluşan ticaret ve turizm kapasitesinin azalması, yatırımların azalması vb. gibi ekonomideki bozulmalar olarak sıralanmaktadır.

11 eylül saldırısı
11 eylül saldırısı

 

Birincil ve ikincil maliyetlere bakıldığında, terörizm sonucu ortaya çıkan maliyetlerin doğrudan ekonomiyi etkilediği görülmektedir. Terörün doğurduğu doğrudan ve dolaylı maliyetler ülkelerin iş kapasitelerine yansımaktadır. Bu durum, 11 Eylül terör saldırıları sonucunda da açık bir şekilde görülmüştür. 2001 terör saldırılarının ardından yaşanan turizm talebindeki ve bağlantılı olarak turizm gelirlerindeki düşüş duruma kanıttır. 11 Eylül terör saldırıları, hem dünya hem de ABD’de, iş ve tüketici güvencesinde keskin bir düşüşün sonucu olarak dolaylı (ikincil) maliyetlere de neden olmuştur. Özellikle, uluslararası ölçekte havayolları, turizm ve konaklama endüstrilerini belirgin bir şekilde etkilemiştir. Uzun dönemde kendini gösteren dolaylı maliyetler, doğrudan maliyetlerin yaklaşık 10-20 katına ulaşabilme durumu dikkat edilmesi gereken bir noktadır. 11 Eylül saldırıları dünya tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu saldırılar, hem ABD dış politikası hem de uluslararası politika için önemli bir evredir. Bunun sonuncunda, ABD dış politikasında köklü değişimler meydana gelmiştir ve bu dönemde, ABD, daha tek yönlü ve saldırıya hazır davranışlar içerisine girmiştir. Ayrıca, ABD yeniden böyle bir saldırı olasılığını düşünerek planlarını hazırlamıştır ve dış politikasının temeline ise önleyici ve saldırgan tavrı yerleştirmiştir.

ABD dış politikası üzerinde oldukça etkili olan 11 Eylül olayları, terörizmle savaşı odak nokta olarak seçmiştir. Ayrıca, diğer alınacak kararlarda ve belirlenecek politikaların temel noktasına terörle savaşı yerleştirmiştir. Böylece saldırılar, ABD’nin savunma politikalarının öneminin ortaya çıkmasına yol açmıştır. ABD, saldırılardan sonra acil olarak yeni politikalar oluşturmaya ve daha sıkı güvenlik önlemleri almaya başlamışlardır. 11 Eylül ile birlikte, ABD’nin masum olduğu ve haince bir terör saldırısına uğradığı tezinin izlenmesi, ABD dış politikasındaki yaşanan değişimin bir diğer açıklamasıdır. ABD dış politikalarında dikkate değer değişikliklere neden olan bu saldırılar, ABD’nin ilk defa hem de topraklarında, bu şekilde bir saldırıya maruz kalması, ABD ve halkını şaşkınlık içinde bırakmıştır. Bununla birlikte, kendilerini risk içerisinde görmeye başlamışlardır. Bu algının aşılması için anında çalışılmalara başlansa da değişmesinin zaman aldığı belirlenmiştir.

11 Eylül 2001 saldırılarının gerçekleşmesinin hemen ardından, politik çevrede daha uzun dönemli olmakla birlikte, tepkilerin, seçimlerin, politik fırsatların ve stratejilerin gözle görünür etkileri duygusal bir dalga ortaya çıkarmıştır. 11 Eylül 2001 saldırı dalgasının sonuçlarının çok yönlü olduğu açıktır. ABD’de değişken kaygılar yeni politikalar için politik bakış açısı geliştirmiştir. Hem ülke içi hem de dışı için politika hazırlayanlar, yeni etkin çevre üzerinde yararlı olacak politik stratejileri yeniden konumlandırmışlardır. ABD’de saldırılara istinaden devam eden
etkin dalga güvenlikle ilgili konularda da yeni politikalar oluşturulmasını zorunlu kılmıştır. ABD, saldırıların ardından politikalarında değişikliğe gitme kararı almıştır. Bireylerin, yatırımcıların algılarının değişmesi için yeniden şekillenme çabaları içerisine girmişlerdir. Ayrıca, yeni yöntemlerin kullanılarak gerçekleştirildiği tespit edilen bu saldırılar sonucunda ABD yeni politikalar oluşturma hususuna daha fazla eğilmişlerdir. Böylece, bir yandan bireylerin, yatırımcıların kendilerini güvensiz bir ortam içinde bulundukları hissiyatını ortadan kaldırmak, diğer bir yandan da yeni güvenlik ve dış politikalarını gözden geçirmek kaçınılmaz olmuştur. Bush Doktrini olarak bilinen, ABD’nin 2002 Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde ABD’nin yeni politikaları açıklanmıştır.

ABD, yeni politikalarındaki stratejisini önalıcı ve önleyici savaş olarak açıklamıştır. Ayrıca bu strateji, dünyanın sadece daha güvenli değil, aynı zamanda daha iyi olmasına yardım etmek amacı taşımaktadır. Bununla birlikte, ABD, bu yoldaki politik ve ekonomik özgürlük, diğer devletlerle barışçıl ilişkiler ve insanlık haklarına saygı olduğunu belirtmiştir. 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD’de yapılan en önemli değişiklikler arasında, 2004 İstihbarat Reformu ve Terörizmin Engellenmesi, İç Güvenlik Örgütünün kurulması ve terörle mücadele amacıyla çıkarılan Patriot Kanunu yer almaktadır. ABD bu hamleleri, terör örgütlerinin ve üyelerinin tespiti, ortadan kaldırılması vb. durumları engellemek amacıyla gerçekleştirmiştir. 11 Eylül saldırıları ardından görülen değişik siyasi ve askeri yaklaşımlar, dünyayı, ABD’nin uyguladığı politikaların yanında ve karşısında duran olarak ikiye bölerek tek kutuplu bir sistemi meydana getirmiştir. Bununla birlikte, 11 Eylül 2001 eylemlerini izleyen evrede, önleyici ve önlem alıcı saldırılar ABD dış politikasının önemli konusu olmuştur. Teröre karşı açılan savaşta, Bush, cesurca ‘ya bizimlesiniz ya da karşımızdasınız’ açıklaması yapmıştır. Böylece, saldırıların ardından, birdenbire, sadece bireylerin iş hayatı değil, aynı zamanda ABD iç ve dış politikasının temeli de sarsılmıştır.

11 Eylül saldırıları için ABD’nin ekonomik ve askeri gücünün iki simgesinin tercih edilmesi, takip edilen siyasete karşı olunduğunun bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, ABD, saldırılar sonrasında dış politika değişkenlerinde farklı çözümler üretmiş ve değişikliğe gitmiştir. Çünkü, terörist örgütler ile bu örgütleri destekleyenlerin belirlenerek, saldırılar sonrası yeni bir eyleme kalkışmadan engellenmesi zorunluydu. Böylece, bu saldırı ABD için, yeniden gerçekleşebilecek herhangi bir terörist faaliyetine karşı önlem almayı yeni stratejiler belirmeyi gerektirmiştir.

Bu makalemiz de ilginizi çekebilir;

Yerli Üretim Atak Helikopteri Üzerine Detaylı Bir Araştırma

Kaynak

Çiğdem Mutlu, Terör ve Ekonomik Kriz Olgularının Yumuşak Güç Unsuru Olarak Turizme Etkileri: 11 Eylül
Saldırıları ve 2008 Krizi Üzerinden Bir İnceleme.

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi [email protected] üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için [email protected] adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.