GenelGündemPolitikaTeknoloji

Dünü Ve Bugünüyle Dijital Para Sistemi

Dijital Para Nedir ?

Kimilerine göre 21. yüzyılın en önemli teknolojilerinden biri, kimilerine göre ise küresel bir dijital ponzi sistemi olan blockchain mimarisindeki kripto paralar, her geçen gün daha çok ilgi görmektedirler. Bu teknolojiyi yüzyılın yeniliklerinden biri olarak kabul edenler, herhangi bir merkezi otorite olmadan yaratılan ve kullanılan kripto paraları birçok sorunun çözümü olarak sunmaktadırlar. Özellikle banka hesabı olmayan 1.7 milyar insanın finansal özgürlüklerine kripto paralar sayesinde çok düşük maliyetlerle kavuşabilmesinin mümkün olacağını düşünmektedirler. Ayrıca bu teknolojiye inanan bir grup, vaat ettiği güvenlik ağı, anonimliği ve dağıtık yapısı, siyasi sorunların çözümünde de çare olabileceğini iddia etmektedirler. Bu teknolojiye mesafeli duranlar ise olumlu argümanların aksine kripto paraların anonim yapısının, sahipsiz ve takibinin zor olmasının kayıt dışı ekonomiyi artıracağını, terörizmin finansmanına imkan sağlayacağını, ekonomik düzeni bozacağını iddia etmektedirler. Tartışmaların ışığında bu bölümde Satoshi Nakamoto tarafından yayınlanan kripto paralar ve bu paraların yer aldığı ağ olan blockchain mimarisi incelenecektir.

Tarihsel Süreç

Kripto para kavramı, 31 Ekim 2008 tarihinde Satoshi Nakamoto tarafından metzwod.com adında bir web sitesinin “The cryptography mailing” grubuna gönderilen “Bitcoin P2P e-cash paper” konulu bir maille anlam kazanmaya başlamıştır. Tasarladığı yazımı bir mail grubundan paylaşarak duyurmaya çalışmıştır. Fakat bu tarihten önceki
dönemlerde DigiCash gibi bazı denemelerin de olduğu bilinmektedir. Bitcoin’den önceki en önemli denemelerden biri olarak kabul edilen DigiCash ,dijital para tarihi açısından da önemli bir yere sahiptir. Çünkü herhangi bir sahibi olmadan yaratılan kripto paralar açısından Bitcoin’in doğuşu milat kabul edilse de, dijital paraların ilki DigiCash olarak kabul edilmektedir. Yazılım uzmanı ve Uluslararası Kriptolojik Araştırmalar Enstitüsü kurucusu da olan David Chaum tarafından geliştirilen DigiCash, taraflara anonimlik hizmeti sağladığı gibi güvenli bir altyapı hizmeti de sağlamıştır. Yeteri kadar kullanıcının ilgisini çekemediği iflas eden şirket, bugünlerin dijital ekonomisinin habercisi niteliğindedir.

Satoshi Nakamoto Kimdir ?

Kimliği halen tespit edilememiş Satoshi Nakamoto ise “üçüncü taraf olmadan uçtan uca yeni bir elektronik ödeme sistemi üzerine çalışıyorum” notuyla “The cryptography mailing” mail grubuna gönderdiği iletinin metin bölümüne, 2008 Ağustos ayında aldığı Bitcoin.org’un linkini de ekleyerek etkileşim sağlamak istediği anlaşılmaktadır. Nakamoto bu ilk mailden sonra kriptoloji ile ilgilenen birçok mail grubuna iletiler gönderdiği ve bu yolla da çalışmasına katkı sağlayacağını düşündüğü geliştiricilere davetlerde bulunduğu bilinmektedir. Bu davetlerle bilgisayar kriptolojisi, veri güvenliği, verinin anonimliği üzerine çalışan birçok grubun ilgisini çekmek için çaba harcadığı görülmektedir. Nakamoto’nun bu çabası popüler Cypherpunk Grubu’nun liderlerinden Hall Finney’nin geri dönüşümü ile sonuçlanmıştır. Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin’i ilk transfer ettiği kişi de olan Hall Finney’in, halen birçokları tarafından kimliği tespit edilemeyen Nakamoto’nun kendisi olduğu iddia edilmektedir.

Satoshi Nakamoto’nun kimliği, Bitcoin kullanıcıları için çok önemli bir konu olarak görülmemektedir. Bitcoin projesinin kodlarını açık bir şekilde blog sayfalarında paylaşan Nakamoto, isteyen herkesin geliştirici olmasına imkan sağlamıştır. Ayrıca proje için kurulan vakıf da Bitcoin ile ilgili süreçleri yürütmektedir. Blockchain teknolojisinin yapısından dolayı yapılan bütün işlemler de ağda takip edilebildiği için diğer bir anlamda açık ilerlediği için, kullanıcılarının ve geliştiricilerin kendilerinin organize olduğu ve merkezsiz bir süreç ilerlemektedir. Bitcoin projesiyle başlayan bu merkeziyetsizlik, diğer kripto paraların birçoğu için de geçerlidir. Sonrasında üretilen birçok proje kaynak kodlarını github.com web sitesinden paylaşarak tüm dünyaya açmıştır.

Kripto Para Nedir ?

2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından yayımlanan makaleden sonra 2009 yılında ilk defa küçük bir grup arasında kullanılmış olan Bitcoin, kripto para kavramından da anlaşılacağı üzere şifreleme teknolojisi ile yaratılmış dağıtık veri tabanındaki ilk dijital paradır. Herhangi bir merkez bankası, özel bankalar veya merkezi otorite tarafından desteklenmeyen bu teknoloji, bilgisayardaki algoritmaların yarattığı bir yazılım ürünüdür ve bu ürün bilgisayarlar, akıllı telefonlar veya tabletler gibi işlemcisi olan bütün makinelerle iletişim kurabilmektedir. Yazılım ürünü olan dijital paranın bilgileri de herhangi bir merkezi ağda değil, blockchain ağındaki dağıtık kayıt teknolojisinde tutulmaktadır. Bitcoin teknolojisine mesafeli duran kurumlar olsa da alt yapısını sağlayan dağıtık kayıt teknolojisi (DLT – Distributed Ledger Technology) birçok ülkenin ve kurumun ilgisini çekmektedir.

Bitcoin veya Bitcoin’e benzer kripto paraların yer aldığı kayıt defteri, bankalardaki hesap bilgilerinin yer aldığı deftere de benzetilmektedir. Fakat bu kayıt defterindeki varlıklar, bankaların tek merkezli altyapılarında değil, birçok makinanın desteklediği dağıtık bir dijital kayıt defterinde tutulmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Bitcoin’in yarattığı değer ile banka hesaplarındaki paraların yarattığı değer arasında bir farklılık bulunmamaktadır. Farklılık
üretilme ve kayıt altında tutulma süreçlerinde görülmektedir.

Bankaların varlığının 15. Yüzyılda toplumdaki borç ilişkisini kayıt altında tutmak için doğduğu bilinmektedir. Medici Ailesi’nin keşfine öncülük ettiği bu bankalar borç-alacak bilgilerimizi tutmaktadırlar. Bu bilgileri tutmak için de çeşitli ücretler almaktadırlar. Satoshi Nakamoto bu bilgileri artık bankalar yerine dünyadaki makinaların tutabileceği ve dijital imzayla bu paraların transfer edebileceği bir teknoloji yarattığını iddia etmektedir. Bu yüzden Bitcoin bankadaki dijital paraların bankalara gerek kalmadan muhasebesinin kayıt alınabilmesine sağlayan bir teknoloji olarak bilinmektedir. Fakat finansal bir varlık olan Bitcoin sınırlı sayıdadır ve Bitcoin’in bilgileri de merkezi bir defterde değil, dünyadaki işlemciye sahip makineler tarafından dağıtık olarak kayıt altına alınmaktadır.

Bitcoin Özelinde Kripto Para Teknolojisini Doğuran Nedenler

Bitcoin makalesinin yayınladığı 2008 yılı dünya tarihi açısından da önemli bir dönemi işaret etmektedir. Dünya ekonomisi 21. yüzyılın gördüğü en derin krizlerinden birini yaşarken, bankalar da bu krizin merkezinde yer almaktadırlar. Wall Street’te başlayan bu kriz tüm dünya ekonomisini etkilerken, ABD yönetimi de birçok bankaya el koymak zorunda kalmıştır. Merkez bankalarına veya özel bankalara karşı tepkilerin yoğunlaştığı o dönemlerde makalesini yayımlayan Satoshi Nakamoto, bireylerin, kurumların, kuruluşların ve ödeme aracı olan paranın yaşadığı ekosistemdeki sorunları, aşağıdaki gibi sıralamaktadır:

• Aracı kurumlara bağımlılık: Mal-hizmet alışverişinin, üçüncü taraflar olmadan yapılması artık neredeyse imkansız hale gelmesi.

• Kurumlardaki güvene dayalı mekanizmanın zayıflığı: Merkezi veri depoları ile işlem yaptıran aracı kurumlarda dolandırıcılık riskinin olması. Ayrıca aracılarla ilişkinin, teknolojiye değil de güvene dayalı olmasından dolayı kriz anlarında güvene dayalı sistemin cevap verememesi (örn. 2008 krizi).

• Ödeme araçlarının sınırsız arzından kaynaklanan enflasyonist süreçler: Merkez Bankaları’nın yarattığı itibari paraların veya itibari paraların karşılığı ile üretilen elektronik paraların sınırlı olmadığı için enflasyonist süreçler yaratması (Örneğin, 2008 krizinden sonra ABD’nin parasal genişlemesi kontrolsüz gerçekleşmiştir. Bu da itibari paranın değerinin kaybolmasına neden olmuştur.)

Grafik: Dolar Rezervindeki Artış.

Kaynak: FED, https://www.federalreserve.gov/monetarypolicy/bst_recenttrends.html,
(Erişim Tarihi: 05.05.2019).

Satoshi Nakamoto makalesinde belirttiği bu sorunların çözümü için de bir yol haritası açıklamıştır. Bugün 4000’in üzerinde yaratılmış kripto para, açık kaynak kodlu olan Bitcoin’in makalesindeki bu sorun tespitlerine ve çözümlerine göre bir model oluşturmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle insanların daha fazla maliyet yaratan aracıları azaltarak veriye ulaşma isteği, Satoshi Nakamoto’nun yayımladığı makalesinde aşağıdaki gibi bir yol
haritasına dönüşmüştür;

• Kurumlara güvene dayalı değil, işlemlerin kriptolojiye (şifreleme teknolojisine) dayalı olması,

• İşlemlerin değiştirilememesi,

• Yaratılan paranın arzının sınırlı olması,

• Çifte harcamaları engellemek için kanıta dayalı mekanizmanın sağlanması (madencilik),

• Teşvik sistemi yaratılarak ihtiyaç olan güvenliğin, ağdaki kullanıcılardan karşılanması,

• İşlemlerin anonim kalmasını sağlanması,

• Yapılan işlemlerin herkes tarafından şeffaflıkla takip edilebilmesi,

• Verileri merkezi kurumlarda değil dağıtık veri tabanında tutulması.

Satoshi Nakamoto çözüm olarak, kriptoloji teknolojisi ile uçtan uça iletişim sağlayarak yaratılacak değerlerin, aracılara bağımlılığı ortadan kaldıracağını, konsensüsle sistemin güvenliğinin güçlendirilebileceğini ve günümüzde bu hizmetleri sağlayan aracı kurumlara gerek kalmayınca da maliyetlerin düşeceğini iddia etmiştir. Buradan hareketle Satoshi Nakomoto ve Cyberpunk grubunun diğer üyeleri de verinin uçtan uça ilişkisini sağlayarak aslında bir anlamda finansal özgürlüğün de sağlanabileceğini düşünmektedir.

Satoshi Nakamoto’nun makalesindeki sorun tespitlerine ve çözüm önerilerine 2008 yılına kadar çok ihtiyaç duyulmadığı görülmektedir. Çünkü bireyler, banka hesaplarındaki sahip oldukları değerlerini istedikleri zaman ulaşabilmekte ve transfer edebilmekteydi. Fakat 2008 yılındaki kriz, paranın mülkiyetiyle ilgili tartışmaların daha geniş kitleler tarafından yapılmasına neden olmuştur. Bu krizinden sonra ABD’deki bankalar mevduat sahiplerine
karşı sorumluluklarını yerine getiremediği için paranın üzerindeki mülkiyet sorunu açığa çıkmıştır. Tam da o günlerde ilan edilen Bitcoin’in kendisinden önceki projelerin aksine ilgi görmesini bu açıdan da değerlendirebiliriz. Daha sonraki yıllarda da benzer krizler Yunanistan’da yaşanmış ve halkın bir bölümünün kriz zamanında Bitcoin’e ilgi gösterdiği görülmüştür.

Bitcoin Nedir ?

Bir yazılım ürünü olan Bitcoin, p2p (peer-to peer-uçtan uça) mimarisi ile bazı kurallara bağlanarak üretilmiştir. Bu kurallar da ağdaki kullanıcılar tarafından şeffaf bir şekilde takip edilebilmektedir ve kuralları değiştirmek çok zor hatta imkansızdır. Bu özelliği ile altına benzetilmektedir. Altın, dünyanın en değerli emtiası olurken, sınırlı ve kurallı olan Bitcoin de kripto paraların içinde en değerli varlık olarak öne çıkmaktadır.

Kripto paraların tamamına yakını blockchain ağında yer almaktadır. Kriptoloji teknolojisiyle yaratılan bu paraların birçoğu, aracılık hizmetlerini ortadan kaldırabilmek için merkezi olmayan dağıtık veri teknolojisini kullanmaktadırlar. Birçoklarına göre teknolojinin devrimsel olan özelliği de dağıtık kayıt teknolojisinden kaynaklanmaktadır. Fakat dağıtık kayıt teknolojisinde yaratılanlar kripto paraların hepsi blockhain ağında yer alırken, bütün blockchain projeleri ise dağıtık kayıt defteri ile yaratılmamaktadır. Blockchain ekosisteminde bazı projeler merkezi kayıt defterlerini kullanmaktadır.

Kripto Paraların Sembolleri ve Kısaltmaları

Kripto paralarda da itibari paralarda olduğu gibi semboller ve kısaltmalar kullanmaktadırlar. Bitcoin için BTC kısaltması kullanılırken aynı zamanda XBT de kullanılmaktadır. Bitcoin’e benzer teknolojiler olan Bitcoin Cash için BCH kullanılırken Ethereum için ETH, Litecoin için ise LTC kullanılmaktadır. Ayrıca BTC, Türk Lirası’nın Kuruş’a, Dolar’ın Cent’e bölünebilmesi gibi basamaklara ayrılmaktadır. Paranın fonksiyonları açısından önemli olan bölünebilirlik özelliği Bitcoin için de geçerlidir. En küçük birimine Satoshi (sts) denilmektedir. 1 BTC 100 milyon Satoshi’dir. Aşağıdaki tabloda bazı öne çıkan kripto paraların sembolleri bulunmaktadır.

1 Satoshi = 0.00000001 BTC

10 Satoshi = 0.00000010 BTC

100 Satoshi = 0.00000100 BTC

1,000 Satoshi = 0.00001000 BTC

10,000 Satoshi = 0.00010000 BTC

100,000 Satoshi = 0.00100000 BTC

1,000,000 Satoshi = 0.01000000 BTC

10,000,000 Satoshi = 0.10000000 BTC

100,000,000 Satoshi = 1.00000000 BTC

Altcoin Nedir ?

Bitcoin’i var eden kodlar açık bir şekilde yayınlandığı için ona benzer paralar üretebilmek mümkündür. Bu yüzden blockchain ağını ilk kullanan Bitcoin’den sonra birçok kripto para projesi yaratılmıştır. Bu paralar Bitcoin’e benzer çalışsa da aynı bloklarda yer alamayacakları için yaratılan projelerin isimleri ve yer aldıkları ağdaki zincirleri farklı olacaktır. Dünyanın birçok ülkesindeki girişimcilerin Bitcoin’e benzer hedeflerle yarattıkları bu projelere altcoinler denmektedir. Kripto para piyasasının verilerini paylaşan CoinMarketCap web sitesine göre 4000 civarında altcoin bulunmaktadır. Bunların en popülerlerinden biri ETH’dir (Ethereum). Bu paraların bazıları Bitcoin’e benzer kaynak kodlarla yaratılmasa da Bitcoin’den sonra yaratıldıkları için altcoin statüsünde görülmektedir.

ICO (Initial Coin Offering)

ICO (Initial Coin Offering), blockchain ekosistemindeki kripto paraların piyasaya arz edilmeden önce fonlaması olarak bilinmektedir. Fon toplamak isteyen firmaların veya girişimcilerin, projelerinin tanıtım metinlerini (White paper) yayınladıktan sonra bir web sitesi aracılığı koinleri ihraç etmesiyle gerçekleşmektedir. İlk halka arza (IPO-Initial Public Offering) da benzetilen bu yöntem birçok kripto para projesi tarafından kullanılmıştır. Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi 2018 yılında ICO’lara çok ciddi bir ilgi gösterilmiştir. Yakın gelecekte projenin değerleneceğini düşünen birçok yatırımcı ICO’lar aracılığı ile altcoin denilen kripto para projelerine yatırım yapmıştır.

ICO’lar ile kitlesel fonlama (crowdfunding) yöntemleri arasında önemli bir yenilik olarak görülmektedir. Kitlesel fonlama yönetimiyle fon toplamak isteyen girişimciler için ICO’ların kolaylaştırıcı etkisi olacağı düşünülmektedir. Fakat ICO’lar kitlesel fonlama araçları açısından yenilik olarak görülse de çeşitli kaygıları barındırmaktadır. Özellikle yayınlanan tanıtım metninin (White paper) herhangi bir bağlayıcılığının olmaması, fon toplayan girişimcilerin yatırımlarla ilgili bilgi verme yükümlülüğü hissetmemesi, IPO’lardakine benzer herhangi bir izahname, satış kuralları, kamuyu aydınlatma vb. gibi tedbir amaçlı düzenlemelerin yapılmaması ilk bakışta akla gelen temel sorunlar olarak görülmektedir.

Grafik: 2018-2019 ICO İstatistikleri

Bu sorunları azaltmak için bazı ülkelerde ise çeşitli müdahaleler gerçekleşmektedir. Örneğin SEC (U.S. SECURITIES AND EXCHANGE COMMISSION – Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu), Telegram Şirketi’nin yapmış olduğu 1.7 milyar $ değerinde ICO’suna müdahale etmiş ve durdurma kararı almıştır. Birçok ülkede de buna benzer müdahaleler bulunmaktadır. Bu konuda şu ana kadar alınmış uluslararası ortak bir karar ise bulunmamaktadır.

Token (Jeton)

Dijital varlık olarak tanımlanan tokenlar veya jetonlar, üzerinde çalıştıkları kripto para projelerin tanımlarına göre anlam kazanmaktadırlar. Bir anlamda tokenlar, üzerindeki çalıştıkları projelerin hizmetlerine ulaşabilmek için kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse, futbol maçı bileti bir tokendır. Sadece maç bileti olarak kullanılabilir. Maç bileti ile herhangi farklı bir hizmet satın alınamaz. Tokenlar da maç bileti örneğinde olduğu gibi sadece tanımlanan amacı için kullanılmaktadır. En yaygın kullanımı ise ICO’larda görülmektedir. Ayrıca tokenler Utility ve Security olarak ikiye ayrılmaktadır.

Utility Token

Herhangi bir projenin hizmetine veya ürününe ulaşabilmek için kullanılır. Bu tokenlar borsalarda yer alan kripto paralardan farklı olarak sadece hizmet için yaratılmışlardır. Özellikle Ethereum ağındaki ERC20 tokenları, utility token olarak bilinmektedir.

Security (Jeton)

Menkul kıymet hisselerine benzetebileceğimiz bu token türü ile projelere ortak olunabilmektedir. Bu yüzden ICO yapmak isteyen projeler, fonlamaya katılan yatırımcılara genellikle security token vermektedir.

Cüzdan Teknolojisi

Kripto paralara sahip olabilmek için kripto para cüzdanına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu cüzdanlar aracılığı ile kripto paralar saklanabilmekte ve transfer edilebilmektedir. Cüzdan adresi web tabanlı uygulamalar aracılığı ile kolay bir şekilde alınabilmektedir. Örneğin web uygulamalarından biri olan blockchain.com cüzdan adresi kullanıcılara ücretsiz hizmet vermektedir. Buna benzer web uygulamaların da birçoğu ücretsizdir. Daha güvenli cüzdan
hizmeti almak isteyenler için de ücretli donanım cüzdanlar bulunmaktadır. Bu cüzdanların verileri mobil telefonlarda veya tabletlerde de kullanılmaktadır.

Kripto para cüzdanlarının banka hesap cüzdanlarından en büyük farkı anonim olmalarıdır. Herhangi bir kimlik bilgisine ihtiyaç olmadan, bir grup sayı ve harflerden oluşan anlamsız diziyle, dijital varlıklar saklanabilmekte ve transfer edilebilmektedir. Bu diziler herhangi birisinin kontrolüne geçtiğinde ise hesaptaki varlıkların edinilmesi mümkündür veya cüzdan bilgileri kaybolduğunda da kripto paralara ulaşmanın imkansız olarak bilinmektedir.
Ayrıca bu cüzdan bilgilerini taşıyabilecek donanımlar da vardır. Donanımsal cüzdanların daha güvenli araçlar olduğu düşünülmektedir.

Fotoğraf: Web Tabanlı Cüzdan Örneği

Bitcoin Özelinde Paranın Arzı

Arzı belli olmayan kripto para projeleri olsa da Bitcoin ve Bitcoin’i modelleyen projelerin en önemli özelliklerinden biri, arzlarının sınırlı olmasıdır. Çünkü teorik olarak arzı belli olmayan ve belirsiz bir takvimde artan kripto paraların enflasyon yaratması muhtemeldir. Bu yüzden Satoshi Nakamoto, Bitcoin’in varlığını 21.000.000 adet ile
sınırlandırmıştır. Bu sayı bugün arz edilen ve gelecekte arz edilecek toplam sayıyı kapsamaktadır. Arz edilen Bitcoin sayısı da takip edilebilmektedir. 2009’dan bu ya 17 milyon civarı üretilen Bitcoin’in, 2139 yılında 21.000.00 adet arzı tamamlanacaktır.

Kripto Para Ekonomisi

Elektronik ödeme sistemi olarak duyurulan Bitcoin 2010 yılında kullanıcılar arasında transfere konu olsa da herhangi bir mal ve hizmet satın alımına aracı olamadığı için, gerçek anlamda paranın fonksiyonlarını yerine getirebildiğini iddia etmek zordur. Fakat 22 Mayıs 2010’da Laszlo Hanyecz isimli bir kullanıcının 10.000 BTC ile pizza alması, ödeme aracı tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu tarihte Bitcoin ilk defa bir mal alımına aracı olmuş ve bu alışverişte bir elektronik ödeme aracı olmayı başarmıştır. Bu işlemin gerçekleştiği tarih olan 22 Mayıs da “Dünya Bitcoin Pizza Günü” olarak kutlanmaktadır.

Bitcoin ve diğer kripto paraların araçsallaştırılmaya başlanmasıyla Japonya merkezli Mt. Gox adında bir borsa çevrimiçi takas platformu olarak öne çıkmıştır. Dünyanın ilk kripto para borsası olduğu bilinen bu firma daha sonra iflas ederek kapanmıştır. Davası devam eden bu borsanın mağdurları da halen hukuk mücadelesi vermektedirler. Bitcoin ekonomisi açısından bir kırılma noktası da FBI tarafından düzenlenen Silk Road
operasyonuyla gerçekleşmiştir. Kullanıcılarının açık hizmet veren arama motorlarıyla (Google, Yandex vb.) ulaşamadığı deep (dark) web’de yer alan Silk Road (İpek Yolu), Bitcoin’in ödeme aracı olarak kullanıldığı bir e-ticaret sitesidir. İddialara göre bu e-ticaret sitesinde yasadışı birçok alışveriş, anonim kullanıcılar tarafından gerçekleşmiştir. Bu kullanıcılar da merkezi otorite tarafından izlenmek istemedikleri için, anonim hesaplarından
Bitcoinler aracılığı ile alışveriş yapmışlardır. Bu siteye FBI tarafından 2013 yılında operasyon düzenlenmesi ise Bitcoin için önemli bir tanınırlık imkanı sağlamıştır. Fakat bu tarihten sonra kripto paralar ve Bitcoin, yasa dışı eylemlerin parası olarak da anılmaya başlamıştır.

Bitcoin ekonomisi 2017 yılına kadar yasa dışı faaliyetlerle, kayıt dışı ekonomi bir model oluşturmasıyla veya terörizmin finansmanı ile anıldığı görülmektedir. Fakat 2017 yılı itibariyle Bitcoin’e birçok benzer projenin doğuşu, Bitcoin’in daha da değer görmesini sağlamıştır. Özellikle 2017 yılında Bitcoin’in fiyatı 19.800 $ bulmasıyla kripto paralara ilginin arttığı görülmektedir.

Grafik: Yıllara Göre Bitcoin’in Fiyatı

Yararlanılan Kaynak

Süleyman Girgin, Kripto Paralardan Elde Edilen Kazancın Vergilendirilmesi

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün