ABD Merkez Bankası FED Ve Dolar Hegemonyası

ABD Merkez Bankası FED’in Tarihçesi
ABD Merkez Bankası’nın kurulması kısmen sancılı bir süreçtir. Karşı kamuoyunun mevcut olmasından dolayı, bankanın kurulması 18. yy. kadar uzansa da, ancak 20. yy. başlarında gerçekleşebilmiştir. Merkez Bankası’nın kurulmasına ABD başkanı Thomas Jefferson ve çiftçiler karşı çıkmışlar. Çiftçiler bankaların tüccarları zengin edeceğini ileri sürmüşler ve banknot ihracatına karşı çıkmışlar. 1781 yılında ABD Kongresi ilk ulusal banka olan The Bank of North America’yı ilan etmiştir. ABD’nin Hazine Bakanı Alexander Hamilton (1789 – 1795) merkez bankasının devlet için önemli olduğunu ileri sürmüştür ve First Bank of the United States 1791 yılında kurulmuştur. Ülkenin ilk Merkez Bankası kurulmuştur ve faaliyete başlamıştır. ABD Kongresi The Bank of North America’yı yeni hükümetin mali operasyonlarına bu banka ile destek olmayı amaçlamıştır. ABD Hazinesinin ABD Kongresi tarafından The Bank of the United States”i 20 yıllık bir süre için mali temsilcisi ilan etmiştir. 1913 yılına kadar görev yapmasına rağmen bu banka ilk banka olarak hükümet adına merkez bankası görevine üstlenmiştir. Banka Amerika’ya yarar sağlamasına rağmen imtiyazları yenilenmemiştir ve 1811 yılında dağıtılmıştır. Alexander Hamilton yine Amerika’nın merkez bankasına ihtiyaç olduğunu savunmuştur ve onun çalışmaları ile Kongre Second Bank of the United States 1816 yılında kurulmasına karar verilmiştir. Fakat yine ’de merkez bankasının kurulmasına karşı kamuoyunu devam etmiştir. Başkan Jackson ’un fikrine göre merkez bankası ülkede bir monopol oluşturacağını ve bununda Anayasaya uygun olmadığını ileri sürmüştür. Başkan Bankanın imtiyazlarını veto etmiştir ve 1836 yılında banka ortadan kaldırılmıştır. Bu bankanın kaldırılmasıyla Amerika’da mali sitemde problemler yaşanmıştır ve bankaların ihtiyaçlarını karşılayacak kurum olmaması mali sistemde sorunlar yaşatmıştır.
1863 yılında “Ulusal Bankalar” kanunu çıkarılma ve federal para düzenine geçilmiştir. Bankalar Ulusal Bankalar kanunu ile ABD’nin belirlediği para kurallarına göre uygulama yapmak zorunda kalmışlardır. Ayrıca bu bankalara zorunlu olarak paraları karşılığı gümüş, altın veya devlet tahvilinin karşılık olarak tutulması ABD tarafından kabul edilmiştir. Ancak eyalet bankaları emisyon imtiyazlarından vazgeçmemişler ve bu uygulama başarısız olmuştur. Bu durumla karşılaştıkları için merkez bankasının önemli olduğu anlaşılmıştır ve 12 tane merkez bankası görevini sürdüren FED kurulmuştur. 1907 yılında Amerika ekonomisinde mali kriz yaşanmıştır ve bu nedenle mali sisteme düzen getirilmesinin gerekli olduğu anlaşılmıştır. Amerikan Merkez Bankası’nın devlete ait olması ya da özel bir merkez bankası olması tartışılmıştır. 1912 yılında “Ulusal Para Komisyonu” kurulmuş ve ülkede ekonomik incelemeler yapmıştır. Ekonomik incelemeler sonunda Kongre’ye rapor vermiştir. Rapora göre ülkede merkez bankası kurulmasının gerekli olduğu sonucuna varmışlar. Kongre merkez bankası kurulması için yasa hazırlamıştır ve 1913 yılında Başkan Woodrow Wilson bu yasayı imzalaması ile ABD’nin ulusal merkez bankası FED kurulmuştur. 1917 yılında Overman Yasası ile Merkez Bankası hazineyi finanse eden kurum olmuştur. 1913 yılına kadar Amerika’da merkez bankası bulunmamıştır. Fakat merkez bankası yerine bankalar kendi paralarını basmıştır ve bu paraların değeri ise belirli bir altın miktarına denk gelmiştir.
Birinci Dünya Savaşı’nda ABD’ye Avrupa’dan akan altınlar Merkez Bankası FED ’in ülkede fiyat istikrarı sağlamasını zor duruma getirmiştir. Merkez Bankası yeni kurulduğu için açık piyasa işlemini gerçekleştirecek paraya yani portföye sahip olmadığı için piyasada olan fazla altını çekememiştir. Merkez Bankası’nın açık piyasa işlemlerin gerçekleştiremediği için para stoku %46, fiyatlar genel düzeyi %65 olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Overman Yasası’na düzenleme yapılmıştır. Yani FED ve Hazine arasında bağımlılık hafiflemiştir ama bu fonksiyonel bağımsızlık olmuştur, politik bağımsızlık olmamıştır. 1980 yılında yine düzenlemede değişiklikler yapılması ile FED şimdiki statüsüne sahip olmuştur. Fakat FED, Başkan’a değil Kongre’ye hesap vermektedir.
ABD Merkez Bankası’nın Sahip Olduğu Para Politikası Araçları
ABD Merkez Bankası’nın ilk sorumluluğu ekonomide para ve kredi akışını etkilemektir. Ayrıca Merkez Bankası her zaman para politikası uyguladığı zaman, fiyat istikrarını gerçekleştirmek, en üst düzeyde istihdamı temin etmek ve uzun dönemli faizlerin bir düzeyde bulunmasını kendisine amaç olarak kabul etmiştir. FED’ in para politikaları kanuni karşılık oranı, selektif kredi kontrolü, iskonto oranı, açık piyasa işlemleri ve ikna yolu politikalarıdır. Fakat bunlardan en önemlisi açık piyasa işlemleridir. Açık piyasa işlemlerini FED iki şekilde gerçekleştirir; “dinamik ve savunmaya yönelik”. Dinamik şekilde parasal tabanda ve bankaların rezervlerinde değişiklik yapılarak likiditeyi denetlemektedir. Savunmaya yönelik açık piyasa işlemi parasal taban hedeflerinde FED’in isteğinin dışında herhangi bir değişme olduğu zaman değişmeyi uyumlu hale getirmek için işlem yapmaktadır. Bu işlemler FED görevindedir yani FED istediği zaman açık piyasa işlemlerini gerçekleştire bilmektedir. FED’in diğer para politikalarından olan iskonto para politikası ile ekonomik mali paniklerde diğer bankalara fon sağlamaktadır. Bu krediler; uyum kredisi, mevsimlik kredi ve genişletilmiş kredilerdir. Eğer bankaların geçici nakit sıkıntıları varsa FED uyum kredileri ile bu bankaların nakit sıkıntılarını karşılamaktadır. Mevsimle bağlı nakit sıkıntıları varsa örneğin yaz aylarında fazla turist geldiği için nakit sıkıntısını karşılamak için mevsimlik krediler verilmektedir. Bankalar çok ciddi nakit sıkıntısı ile karşı karşıya kaldıklarında bu zaman FED genişletilmiş kredi ile bankaların nakit sıkıntılarını karşılamaktadır. Fakat iskonto politikasının piyasaya etkisi çok küçüktür ama FED’ in geleceğe bağlı para politikaları hakkında sinyal verebilmektedir.
FED’e üye olan ülkelere 1980 yılından önce kanuni karşılık oranı olan diğer para politikası uygulamıştır. Kanuni karşılık oranı “Parasal Kontrol Yasası” ile tüm bankalar için geçerli olmuştur. Ancak iskonto oranından farklı olarak kanuni karşılık oranı ekonomi üzerinde etkisi fazla olduğu için daha az değiştirilmektedir. Diğer para politika araçları ise artık önemini kaybetmiştir.
FED ekonomide likiditeyi ayarlamak için piyasaya hazine bonosu ve tahvilleri alıp satmaktadır. Bunun ne şekilde uygulanacağına FOMC (The Federal Open Market Committee) karar vermektedir. FOMC Washington DC’de periyodik toplanır ve açık piyasa, devlet tahvili alım satışı, sırayla ekonomideki para ve kredi kullanılabilirliğini etkileyen eylemleri ile ilgili politikasını belirlemektedir.
ABD Merkez Bankası’nın Görevleri Ve Sermaye Yapısı

FED’in sermayesi, üye bankalara aittir ve bu nedenle sermaye yapısı bakımından FED dünyada tek örnektir. FED’e üye olan bankalar Federal Rezerv Bank hissesi almaları gerekmektedir. Bu hisse sermayelerinin %6 oranında olması gerekiyor ve üye oldukları zaman %3’nü ödemeleri zorunludur. Diğer %3’ü ise Guvernörler Kurulu tarafından belirleniyor. Ticari Bankaların sermayesinden oluşan FED’in sermayesi aslında FED’in uyguladığı politikalarına etkisi var anlamında anlaşılmamalıdır. Ticari bankalar bu yatırımdan %6 oranında kar payı alırlar. FED ulusal ekonominin ihtiyacına göre para arzını ve kredi arzını ayarlamaktadır. Ayrıca bankaların sorunsuz ve güvenli çalışmalarını sağlamaktadır. FED, dört temel görevi yerine getirmektedir.
– Para arzı ve kredi hacmini düzenlemek,
– Mali kurumların düzenlenmesi ve denetlenmesi,
– Hükümet için mali ajanlık yapmak,
– Mevduat kurumlar aracılığıyla, kamuya ödeme hizmetleri sunmak.
FED bu dört temeli uygularken, dış ticaret, fiyat istikrarı, yüksek istihdam ve ekonomik büyümeyi yani ekonomik amaçları dikkate almak zorundadır. Ayrıca Merkez Bankası bu ekonomik amaçları uyguladığı zaman kendi kendine gerçekleştirme özelliğine sahip değildir. Kendi para ve kredi sorumluluklarına ek olarak, Fed yabancı faaliyetleri ve kenar şirketler, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren yabancı bankalar da dâhil olmak üzere banka holding şirketleri, faaliyetleri üzerinde geniş denetim ve düzenleyici yetkisine sahiptir. Tarih arşivi ABD Merkez Bankası FED Ve Dolar Hegemonyası ile sizlerle…
Amerikan Doları’nın Tarihi
Dolar’ın ilk olarak kullanılması 1500’lü yıllarda olmuştur. İlk olarak St. Joachimsthal kasabasında gümüş sikkeler olarak ve Joachimsthaler kısaltması olan “thaler” ismi ile kullanılmıştır. Prusya’da ve diğer Alman Devletleri’nin 19. Yüzyılın ikinci yarısına kadar “Thaler” isimli para birimi olmuştur. Ancak her ülkede “thaler” gibi telaffuz edilmemiştir, yani her ülkede farklı telaffuz edilmiştir. “Thaler” ismine İngilizler “dollar”, Slovenler “tolar”, Hollandalılar “daaler”, Eritreliler “tallero” ismini vermişler. Doların yeni bir para birimi olarak Koloniler tarafından kullanılmıştır ve Amerikan doları adı altında ortaya çıkmıştır. Resmi olarak kullanılması ise Coinage Antlaşması ile 1792 yılında gerçekleşmiştir.
Dünyada en çok kullanılan para birimi Amerikan Doları’dır ve $ sembolü ile gösterilir. Uluslararası para kodu ise “USD”dir. ABD Kongresi ilk ulusal banka olan The Bank of North America’yı ilan etmiştir ve 1785 yılında ABD Kongresi ulusal para birimi olan doların kullanılmasını kabul etmiştir. Bu Merkez Bankası’nın faaliyete başlamasından sonra, 1792 yılında Tedavüle Para Çıkarma Kanunu ile değerleri farklı olan madeni paraların basımı ABD Darphanesi’nde gerçekleşmiştir. Madeni paralardan farklı olarak ülkede ilk kağıt para Federal Hükümet tarafından dolaşıma çıkarılmıştır ama bu ülke genelinde olmuştur. Hükumet ülkede İç Savaş’ı finanse etmek için ABD Hazinesi “yeşil” adlı faiz getirisi olmayan vadesiz banknot ihraç etmiştir. 100 dolarlık banknot 22 Aralık 1862 yılında Amerika Konfedere Devletleri tarafından çıkarılmıştır. Tedavülde olan banknotlar 1862 Ağustos ayından 1863 Ocak ayına kadar olan zamanda 670.000’den fazla çıkarılmıştır. Tedavülde olan bu banknotların ilk kez tasarımının değiştirilmesi ise 1996 yılında yani 67 yıl sonra olmuştur. 1996’da 100 dolarlık banknot tedavüle çıkarılmıştır. 1997 yılında 50 dolarlık banknot, 1998 yılında 20 dolarlık banknot ve 2000 yılında ise 10 ve 5 dolarlık banknot tedavüle çıkarılmıştır. Dolaşımda az bulunan banknot 2 dolar’dır ve dünyada sınırlı sayıda üretilmiştir. Bu banknotların dolaşıma çıkarmasından önce banknot sistemi olmamıştır yani çoğu parasal işlemler, özel bankalar aracılığıyla veya “madenî” üzerinden yürütülmüştür ABD’de dolaşımda olan banknotlar 1861 yılından günümüze kadar olan zamanda geçerliliğini korumaktadır.
Yararlanılan Kaynaklar
Eljan Ayyubov, Amerikan Ekonomik Hegomonyası Ve Dolar
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Eljan Ayyubov’a aittir.
Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.