ABD'deki Müslümanların Kısa Tarihi

Amerika’daki Müslümanların tam olarak hangi yılda kıtaya ayak bastığı ile ilgili farklı görüşler olmakla birlikte yazı boyunca Amerika olarak belirtilecek olan Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Müslüman Amerikalılara ait tarih Kuzeybatı Afrika’nın İspanya hakimiyetine girmesi ile Magriplilerin köle, rehber ya da harita bilimci olarak keşif kafileleri arasında yer aldığı ve bu da 16.yy kadar erken bir tarihi; Senegambiya ve Sierra Leone gibi yerlerden gelen Müslümanları işaret etmektedir. Buna göre Howard Üniversitesi’nden Afrikan Kültürü Araştırmaları Profesörü Sulayman Nyang’ın da belirttiği üzere 16.yy’dan itibaren Afrika’dan Amerika’ya götürülen 10 milyonu aşkın kölenin en az yüzde 10’unun Müslüman olduğu kabul görmüş bir gerçekliktir. 1539 yılında Florida kıyılarına ayak basan ve de birçok kaynağa göre Amerika’daki ilk Müslüman olduğu belirtilen, Fas’ın Azamor adlı şehrinden olduğu bilinen Estevancio bunlardan biridir. Yaşamı ve geçmişi hakkında bilgi sahibi olunan Amerika’daki ilk Müslümanlardan bir diğeri de ise kaynaklarda Joseph Benenhaly olarak da bilinen ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda George Washington’ın askerleri arasında yer almış olan Ben Ali’dir. 1788 yılında Mississippi’ye götürülmeden önce Kuzey Afrika’daki ülkesinde prens olan ve nihayetinde John Quincy Adams’ın vesilesiyle özgürlüğüne kavuşan Abdul-Rahman İbrahim ibn Sori bir başka isimdir. 1807’de Amerika anayasalarına göre uluslararası köle ticareti illegal olarak kabul edilmeden bir sene evvel, yakalanarak Charlestown, Güney Carolina’ya götürülen Omer İbn Said de bahsedilmesi gereken isimlerden biridir. Oldukça eğitimli ve görgülü olan İbn Said’in soylu bir aileden geldiğine de inanılmaktadır. Charlestown’dan kaçıp Fayetteville, Kuzey Carolina’da yakalanmasının ardından hapishane duvarlarına Arapça yazılar yazmasıyla ünlenen İbn Said’i Kuzey Carolina Valisi John Owen sahiplenmiş, sonrasında onu özgür bırakmıştır. İbn Said, vefatı üzerine Owen ailesinin arazisine defnedilmiştir. Sulayman Nyang’ın da belirttiği gibi günümüzde Müslümanların ekseriyetle Afro-Amerikan topluluğu ile ilişkilendirilmesinin temeli bu dönemlere ve de yukarıda bahsedilen isimlere dayanmaktadır.
1800’lü yıllara gelindiğinde ise Emma Lazarus’un Özgürlük Anıtı’na kazınmış sözlerini takip edercesine muazzam sayıda insan Amerika’ya doğru ikinci göç dalgasını başlatmıştır. Bu dalganın içerisinde Avrupalılar kadar Araplar da yer almaktaydı. Arap göçmenlerin çoğunluğu Suriye, Filistin ve Lübnan gibi ülkelerin kırsal kesimlerinden gelen Hristiyanlar oluştursa da aralarında yüzde 5 ila 10 arasında Müslüman göçmenlerinde bulunduğu bilinmektedir. Bu dönemde gelen diğer göçmenler gibi Müslüman göçmenlerin de amacı ülkelerine sahip olduklarından daha iyi ekonomik şartlara kavuşmaktı ve yeterince eğitimli olmamaları sebebiyle de Ford Motor gibi şirketlerde ağır işçi olarak çalıştılar. Bu yıllarda sayılarının azlığı ve de ülkenin farklı şehirlerine dağılmış olmaları sebebiyle bir topluluk haline gelememiş olsalar da bu Müslümanlar, 1925 yılında Michigan City, Indiana’da bir cami kurdular. Bu cami günümüzde halen kullanılmaktadır. 1952 yılına gelindiğinde ise yalnızca Kuzey Amerika’daki cami sayısı 1000’in üzerindeydi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında o dönemde var olan göç kotalarına ilişkin yasalar sebebiyle Amerika’ya giden Arap göçmen sayısında kayda değer bir artış görülmemektedir. Ancak 1965 yılına gelindiğinde söz konusu yasanın değiştirilmesi ile birlikte Avrupalı göçmenlere ayrılmış olan kota oranı ortadan kaldırılıp dünyanın herhangi bir ülkesinden Amerika’ya gitmek isteyen göçmenlere büyük nispeten eşit davranılmaya başlanmıştır. Göç kotasının kaldırılması ve Soğuk Savaş’ın da etkisiyle Amerika’nın teknolojik süper güç olma isteği dini veya milli bilgilerine bakılmaksızın doktor, mühendis ve bilim insanı olan, iyi eğitimli göçmenlerin yanı sıra farklı ülkelerden gelen çok sayıda üniversitelinin de devlet ve iş adamları tarafından sağlanan finansal destekle öğrenci olarak Amerika’ya alınmasının önünü açmıştır. Bu göç dalgası ile Amerika’ya gelen Müslümanların sayısı diğer göç dalgalarındakilere göre kayda değer oranda artış gösterdiği bilinmektedir. Dünya Savaşlarının Amerika’daki Müslümanlar açısından bir diğer önemi bitişlerinin ardından iki büyük göç yaşanmasıdır. İlki 1916–1930, ikincisi 1940 – 1970 yılları arasında yaşanan bu göçlerde muazzam sayıda Afrikan Amerikalı, muazzam bir hızla güneydeki yerleşim yerlerinden kuzeye göç etmiştir. Bu dönemde köleliğin yasal olduğu dönemlerde kendilerinden alınan, yasaklanan köklerine ve özlerine dönmek isteyen Afro-Amerikalılar’ın arasındaki Müslüman Amerikalılar çeşitli gruplar ve topluluklar kurma amacına yönelmiştir. Bunların arasında en geniş kitlesi olan Nation of Islam adıyla da bilinen, 1930 yılında Detroit’de Wallace D. Fard tarafından kurulup Elijah Muhammed tarafından geliştirilen Lost-Found Nation of Islam’dır. Söz konusu grupların ve toplulukların öğretilerinin doğruluğu ve gerçekliği başka bir çalışmanın konusu olmakla birlikte Malcom X adıyla bilinen El-Hacc Malik El-Şahbaz’ın ve Muhammed Ali adıyla bilinen Cassius Marcellus Clay Jr. gibi isimler sayesinde geniş bir kitleye ulaşmaları dolayısıyla da Amerika’daki Müslümanların yüzde 40’ından fazlasına tekabül eden Afro-Amerikalı Müslümanların İslamiyet ile ilk temas noktaları olmaları sebebiyle tarihi öneme sahiptirler.

1970’lerden itibaren gerçekleşen göçlere bakıldığında Amerika’daki Müslümanların yalnızca Irak, Yemen, Lübnan, Filistin ve Suriye gibi savaşla boğuşmuş olan ülkelerden veya Sudan, Somali gibi ekonomisi kötü durumdaki ülkelerden değil dünyanın çeşitli ülkelerinden ve ırklarından geldikleri görülmektedir. Bugün bu göçmenlerin çocukları ve torunları Amerika’nın toplam nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Amerika Nüfus Sayım İdaresi’nin nüfus sayımları sırasında dini bilgi toplamaması ve elde edilen sayıların çoğunlukla ibadet yerlerinde ve dini organizasyonlarda tutulan üye listelerinden gelmesi sebebiyle Amerika’da yaşayan Müslümanların sayısı hakkında kesin bir sayı verilememektedir. Örneğin 1990’da kurulmuş olan American Muslim Council’e (Amerika Müslümanları Konseyi’ne) göre Amerika’daki Müslüman sayısını 5 milyon olarak verirken, Center for Immigration Studies (Göç Çalışmaları Merkezi) ise sayının 3 ila 4 milyon arasında olduğunu belirtmektedir. Ancak, sayı ne olursa olsun söz konusu Müslümanların yarısına yakınının Amerika’da doğmuş olduğu ve bu oranın her geçen sene daha da arttığı yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu tarihe kadar Yeni Dünya’da oldukça entegre ve barışçıl hayatlarına sahip olan Müslüman Amerikalılar için 2001 yılı tüm dünya tarafından kabul edilen bir dönüm noktasına işaret etmektedir. 11 Eylül 2001’de İslami terör örgütü El-Kaide ile bağlantılı oldukları tespit edilen 19 terörist dört adet uçak kaçırıp bunların ikisi ile New York şehrinde bulunan Dünya Ticaret Merkezi olarak bilinen binalara, biri ile Pentagon’a çarpmıştır. Uçakların sonuncusunu ise Pennsylvania’daki bir araziye düşürülmüştür. Söz konusu saldırılar çok sayıda insanın ölümü ile sonuçlanmış ve de kendilerini Müslüman olarak gören teröristlerin saldırısına uğramak Amerikan halkının İslam algısını sorgulamasına sebep olmuştur.
Günümüzde ise IŞID’in etkisi ve de 2016 Amerikan Başkanlık Seçimleri sırasında karşılaşılan İslam karşıtı söylevler sebebiyle İslamofobi’nin 11 Eylül 2001’den bu yana görülmemiş şekilde artış gösterdiği, Amerika’daki en büyük üçüncü dine mensup olan Müslümanların kendilerini nasıl tanımladıkları, öncelikle Müslüman mı yoksa Amerikan mı gördükleri Amerikan halkının yaklaşık olarak yüzde 99’luk kısmı için belki de hiç olmadığı kadar önemli bir sorunsaldır.
Kaynak
*Hilal Işık, Trump Etkisi Ve Ötekileştirilen Amerikalılar: Müslümanlar Örneği
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Hilal Işık’a aittir.
*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.