Adnan Menderes Dönemi Sosyo-Ekonomik Durum (1950-1960)

Adnan Menderes döneminde ekonomi nasıldı? Adnan Menderes dönemi uygulanan sosyo-ekonomik politikalar nelerdir? Adnan Menderes Hükümetinin ekonomi alanında aldığı yardımlar ve daha fazlası, bu yazımızda. Tarih arşivi sizler için Adnan Menderes dönemi ekonomisini araştırıyor.

Adnan Menderes Döneminde Ekonomik Durum

5 Ocak 1946’da CHP’den ayrılan beş milletvekilli, Demokrat Parti’yi kurdular. Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimlerinde toplam oyların % 53’ünü alarak iktidara geldi. Parti’nin lideri Celâl Bayar meclis tarafından cumhurbaşkanı seçildi, hükümeti kurma görevini Aydın Milletvekili Adnan Menderes’e verdi. Menderes, tam 10 sene başbakanlık yaptı ve bu döneme ismini verdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı yardımı ve dış borçlanmaya açılması bu dönemde başladı. Marshall Planından ilk defa bu dönemde yardım alındı.

1945-50 arası CHP Hükümetlerinin hazırlığını yaptığı çalışmalar aslında DP iktidarının rotası oldu. Hükümet, esas ağırlığı tarım ve ulaştırma olan, makineleşme ile birlikte yürüyecek bir kalkınma hamlesi denedi, bu nedenle tarım sektörünü daha çok önemsemiştir. İlk birkaç yıl gayet başarılı da oldu. 1950-1954 yılları arasındaki icraatları ile millet faktörünü siyaset arenasına dahil ederek, özellikle köylü kesimin büyük desteğini aldı. O yıllarda köy nüfusunun çok fazla olduğu için, köy oylarını alarak seçimleri kazandı. Traktör sayısındaki büyük artış, tarımsal krediler ve hepsinden önemlisi köylünün ürününü satacağı pazarlara ulaşması gibi tarım politikaları köylüyü çiftçi yapmıştı. Öte yandan limanlar, barajlar, köprüler köy içme suları gibi hizmetler sayesinde Türkiye adeta şantiyeye dönüşmüştü.1950-52 arasında tarımsal ürünlerin yurtdışı fiyatları, Kore savaşı yüzünden yüksekti. Hükümet, meclise sormadan asker gönderdiği Kore Savaşı’nın sağladığı avantajla ABD’nin desteğini aldı. Kore Savaşının getirdiği yüksek konjonktür (1951-1953) dünya piyasasında hammadde fiyatlarını fırlattı ve pazarları genişletti. Çiftçinin ürünü bol ve pazara ulaşabilir durumdaydı. Tarım sektöründe gelir artışı vardı ve çiftçi servet biriktirebiliyordu. 1951 yılında “Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu” çıkarıldı. Bu kanunla yabancıların Türkiye’ye yatırımda bulunması arzulanıyordu. Gelen yabancı yatırım oranları beklenenden çok az olunca, 1954 yılında “Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu” çıkarılarak, yabancılara çok daha geniş imkanlar ve teminatlar sağlandı. Özellikle son çıkan kanunla yabancılara istedikleri her türlü iktisadi alanda faaliyette bulunmasına imkan sağlandı. Ayrıca 1954 yılında çıkarılan, 1955 ve 1957 yıllarında değişikliklere gidilen Petrol Kanunu da yabancı sermayeyi çekmeye yönelikti. Fakat sermayeyi özendirmeye yönelik bu çabalar kayda değer bir sonuç veremedi.

1952’de Türkiye’nin NATO’ya girişi TBMM’de onaylandı. Bunun akabinde Köy Enstitüleri öğretmen okuluna dönüştürüldü. 1953’e kadar tarım sektöründeki gelişme önce daha hızlı, sonra daha yavaş bir şekilde arttı. Bu süre içinde tarımdaki kişi başı gelir iki katına çıktı. Daha sonra kent nüfusun artışı ile birlikte tarımda makineleşme geliri arttırdı, bir yandan da Anadolu’nun toplumsal yapısını değiştirmeye başladı. Karayollarına verilen önem sayesinde mübadele aracı maldan paraya dönüştü. Köylü, para ile tanıştı. Para, köylünün kenti ve kent hayatını keşfetmesiydi. Pek çok ilde kurulan şeker fabrikaları, hidroelektrik ve termik elektrik santralleri, barajlar yanısıra, köylünün ürününü alarak depolamak için silolar, işlemek için fabrikalar, ürünün çeşitlendirilebilmesi için toprağın sulamasına yönelik yatırımlar ile iktisadi hayattaki kamu varlığı genişlemeye devam etti. DP hükümeti, bireylerin yetişemediği her yerde olmayı arzu etmekteydi. Tarımla bağlantılı alanlarda yol, liman, baraj, sulama işleri gibi konularda geniş devlet yatırımları yapıldı. Çiftçiyi kalkındırmak ve zirai üretimi artırmak için çok geniş bir fiyat destekleme ve kredi verme siyaseti izlendi. Et ve Balık Kurumu, Petrol Ofisi, Turizm Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi, Şeker Şirketi ve Tarım Satış Kooperatifleri gibi giderek çoğalan ve genişleyen Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) aracılığı ile ekonomi yönlendirildi. Çiftçinin makine-teçhizat alımlarını kolaylaştırmak için Ziraat Bankası aracılığı ile düşük faizli kredi açıldı. Özel sektör gittikçe büyüdü. Yatırımların finansmanı için yoğun bir şekilde dış borçlanmaya gidildi. Dönem boyunca, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası dönemin önemli bankalarından ve dolayısıyla finans kaynaklarındandı. Özel ve kamu bankalarının sayısı arttı.

1954-57 arası dönemde devlet memurları ile ilgili köklü değişikliğe gidildi. DP iktidarı baskıcı rejimini sürdürürken bir yandan da Türkiye şantiye görünümünü sürdürüyordu. 1954-58 arasında Anadolu’da kuraklık yaşandı. 1955’te çeşitli mal gruplarında darlıklar görülmeye başlandı, muhalefetin ve halkın tepkilerine yol açtı. Yeniden Milli Koruma Kanunu’nu çıkarıldı. Bu arada soğuk savaş şartları, her yıl bütçenin %30’unun Millî Savunma giderlerine ayrılması zorunluluğunu doğurdu. 1954 ve izleyen yıllarda krediler kısılınca ithalatın düşmeye başlaması, iç ticaret hadlerini hızla sanayi lehine değiştirdi. Ayrıca nüfus artışı hızlandı, kentleşme ivme kazandı ve iç pazar genişlemeye başladı. Bu dönemde devlete ait fabrikalar satışa çıkarıldı.

adnan menderes ve sosyo-ekonomik durum
adnan menderes ve sosyo-ekonomik durum

1954-61 arası dönemde, liberal bir dış ticaret rejimi içinde dış dengenin sağlanamayacağı anlaşıldı. Bu nedenle dış ticaret kontrollerine gidildi. Ancak ticaret açıkları ortadan kalkacağı yerde âdeta kronikleşti. Öte yandan geniş kamu kesimi, özel sermaye birikimi ile fonksiyonel bir bütünlük içinde ekonomik yapıya birleşti. Ekonomik gelişmeler, plansız programsız, günü gününe yönlendiriliyordu. Serbest ticaret rejimi yüzünden dış ticaret açıkları 1950’den 1956’ya kadar büyüyerek devam etti.  DP iktidarı bu sorunlara çözüm olarak IMF’yi düşünmek yerine Millî Korunma Kanunu’nu yeniden yürürlüğe koydu. Ancak dolar, TL karşısında gittikçe değerleniyordu. Ayrıca, bu dönemde bütçe açıklarının ana nedeni, etkin bir vergi sisteminin oluşturulamamış olmasıydı.

 4 Ağustos 1958 İstikrar Tedbirleri: Yurt dışından kredi ve borç bulma koşulları giderek zorlaşıp hatta tamamen yok oldu. 1958’de Türkiye’nin vadesi geçmiş ve ödenmemiş dış borcu vardı. Sonunda dış borçlar ödenemez hale geldi ve Türkiye, IMF’yle, onun şartları doğrultusunda anlaşmak zorunda kaldı. Yeni krediye karşılık 1946’dan beri Türkiye’ye önerilen yatırımlarının sınırlandırılması, kamu harcamalarının ve Türk lirasının değerinin düşürülmesi, IMF’nin şartlarıydı.  Devalüasyon yapıldı, dış ticaret rejimi yeniden düzenlendi, para arzı kontrol altına alınmış, KİT ürünlerinin fiyatları yükseltilmiştir. Ancak bu yıllarda devalüasyon ve KİT fiyatlarının yükseltilmesi fiyatlar genel seviyesinin hızla yükselmesine yol açtı, fiyat artışları 1959 yılında da devam etti. DP hükümeti sosyo-ekonomik politikalarını belli bir program dahilinde yapmadı. Devletin ekonomideki yerini küçültüp ve özel sektöre öncülük verme çabalarında kısmen başarı sağladı. 10 yıllık iktidar döneminin ikinci yarısından itibaren istikrarsızlık meydana geldi ve ağır bir bunalım sürecine gidildi. DP Türkiye’nin gerçeklerini ve kapitalizmin ve uluslararası değişen ilişkiler yumağını yeterince değerlendiremedi. DP, CHP’nin ardından daha aceleci, atak politikalar izleyerek; dış borçlanmaya ve yabancı sermayeye dayalı büyüme politikasını benimsedi. Dış ticaret açıklarının büyümesi ekonomiyi bunalıma sürükledi. Ülke ithalata ve dış kaynaklara bağımlı hâle geldi. Dış enflasyon, dış ödeme zorlukları ve işsizlik ile karşılaşan Türkiye’de, ekonomik bunalım, siyasi bunalımı doğurdu ve askeri bir idare ile dönem kapandı. Siyasi sebepler, kısmen katı bir politika izlenmesi, iktisadi alanda dönemin özellikle ikinci yarısındaki sıkıntılar, etkili ve işlevsel bir vergi düzeninin kurulamaması, Demokrat Parti iktidarının sonunu hazırladı.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:

Ekonomi Tarihi ve Spekülatif Balonlar

Marshall Yardımı 

Bu Çalışmanın Tüm Hakları Betül KARATAY’a Aittir.

KAYNAKÇA

Türkiye Cumhuriyeti İktisat Tarihi-  Anadolu Üniversitesi Yayınları (Açık Erişim)

Korkut Boratav – Türkiye İktisat Tarihi (1908-2002)

Fevzi Çakmak, Atatürk ve Sonrasında Türkiye Cumhuriyeti’nin Uyguladığı İktisadi Politikalar, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları (Cumhuriyetin Kazanımları)

1950-1960 arası Türkiye’de Uygulanan Sosyo-ekonomik Politikalar -Arş. Gör. Osman Cenk KANCA (Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi)

DİA- Adnan Menderes maddesi

Mustafa Albayrak, D.P. Hükümetlerinin Politikaları, Türkler Ansiklopedisi, c. 16, sf. 855-877

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi [email protected] üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için [email protected] adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.