Alternatif Enerji Kaynakları Ve Türkiye

Türkiye, yenilenebilir enerji potansiyeli oldukça yüksek bir ülkedir. İthal enerji bağımlılığını azaltabilmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı hayati bir öneme sahiptir. Türkiye, ilk olarak 1984 yılında yürürlüğe koyduğu beşinci beş yıllık kalkınma planında, yeni ve yenilenebilir kaynaklardan en makul sürede yararlanmak ve verim elde edebilmek için girişimlerin desteklenmesi gerekliliğini belirtmiştir. Altıncı beş yıllık kalkınma planında hidrolik, jeotermal ve güneş enerjisi kaynaklarından daha büyük oranda yararlanılması, yedinci beş yıllık planında ise yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Özellikle sekizinci beş yıllık kalkınma planında yenilenebilir enerji kaynaklarından ayrıntılı şekilde bahsedilerek, Dünya’da ve Avrupa’da bu kaynakların kullanım durumları, verilen teşvikler, çevre üzerine etkileri gibi özelliklerinden ayrıntılı olarak değinilmiştir. Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakların kullanımı ve enerji üretimine entegre olabilmesi için gerekli teşvik ve yasa düzenlemelerin yanı sıra gerekli teknolojinin geliştirilmesi gerekmektedir. Yenilenebilir teknolojinin potansiyeli göz önüne alındığında geliştirilecek teknolojinin önemi anlaşılmaktadır. Son dönemde başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerin bu teknolojilere önemli yatırım yaptığı bilinmektedir.
Türkiye potansiyeli ile bu enerji kaynağı için önemli bir pazardır. Türkiye gelişen yenilenebilir enerji kaynakları ve teknolojisinde yerli teknolojiyi yakalamak zorundadır. Dünya, 21. yy’la yaşanan enerji savaşında, enerjinin önemini fazlasıyla hissetmiştir.

Türkiye gibi enerji bağımlılığı yüksek ve hızla yükselen kalkınması için artan enerji talebini karşılayabilmesi için mevcut potansiyelini doğru kullanmalıdır.

Fosil enerji kaynakları konusunda yeterli potansiyele sahip olmaya ve bu eksik enerji gücünü uygulamak istediği dış politikalar ekseninde çözmeyi hedeflemiştir. Türkiye ”Büyük Türkiye” hedefinde belirlediği, ”Enerji Merkezi ve Enerji Koridoru” olma hedefi için uygulamak istediği politikaları için büyük potansiyeli olan Yenilenebilir Enerji kaynaklarını geliştirerek enerji üretimine katması gerekmektedir. Bu nedenle mevcut enerji kaynakları en iyi şekilde analiz edilmeli ve doğru politikalar geliştirilmelidir.

Hidroelektrik Enerjisi ve Gelişen Politikalar

Hidroelektrik santraller ve buralardan elde edilen enerji, çevreye uyumlu, temiz, yenilenebilir, yüksek verimli ve oldukça ekonomik olması nedeni ile ülkelerin enerji politikalarında ve halkları için enerji fiyatlarında sigorta rolü üstlenebilen ve dışa bağımlılığın olmadığı bir enerji kaynağıdır. Bu nedenle dünya da hidroelektrik enerjisi potansiyeline verilen değer ve önem oldukça fazladır. Türkiye, bu enerji kaynağının potansiyeli dünya toplam potansiyelinin % 1’i, Avrupa toplam potansiyelinin % 16’sı oranındadır. Türkiye bu enerji kaynağından en kısa zamanda maksimum verimi elde edebilmek için Yap-İşlet-Devret ve Yap-İşlet sistemi ve yaptığı kanun değişiklikleri ile özel sektörün önünü açarak hidrolik sistemle elde edeceği enerji için şeffaf ve sürdürülebilir bir enerji piyasası oluşturma çabasındadır.
Türkiye, için değerli bir kaynak durumunda olan hidrolik enerji, kaynağı olan su kaynakları ile direk ilişkilidir. En tabi kaynak olan suyun enerji için çevriminde en dikkat edilmesi gereken nokta kurulacak santrallerin çevreye vereceği etkidir. Doğaya ve bölgeye ve bölge halkının yaşantısına negatif etki edecek çalışmalar, yakın vade de enerji avantajı gibi gözükse de uzun bir enerji politikasına sahip ülkeler için negatif geri dönüşe sebep olabilir. Bu atıl hale ve zararlı hale gelebilecek yatırım ve enerji elde etme projeleri ülkelerin enerji politikalarına derin zararlar verebileceği görüşü savunulmaktadır.
Türkiye, enerji stratejisi içerisinde önemli yer tutan hidrolik enerjiden 2023 yılında bütün hidrolik enerji potansiyelinin enerji üretiminde kullanılarak 36.000 MW olan potansiyelinin hepsinden faydalanmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynağının neredeyse omurgasını oluşturacak olan hidrolik enerji için doğru denetim, analiz ve planlama ile uzun vadeli ve kısa zamanda sisteme dahil edeceği projeleri hayata geçirmek zorundadır.

Rüzgâr Enerjisi ve Gelişen Politikalar

Türkiye, rüzgâr enerjisi potansiyeli zengin ülkelerden birisidir. Yaklaşık, 3500 km kıyı şeridinin ve üç tarafının denizlerle çevrili olmasının rüzgâr enerjisi potansiyeline büyük katkısı bulunmaktadır. Özellikle, Marmara ve Ege bölgesi sahil şeritleri verimli ve güçlü potansiyele sahiptir. Türkiye’de, yenilenebilir enerji kaynaklarını kapsayan ilk kanun 2001 yılında çıkartılan Elektrik Piyasası Kanunu’dur. Enerji çeşitliliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum yaralanmak isteyen Türkiye, yatırımların azalmasından dolayı kanunda bir revizyona gitmiştir. Yapılan yasal çalışma ile 10 Mayıs 2005 tarihinde kabul edilen 5346 sayılı ”Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun” ile elektrik enerjisine sağlanan alım garantisi 7 yıldan 10 yıla çıkarılmış ve alım fiyat tabanı arttırılarak 7,3 dolara çekilerek yatırımların hızlanması sağlanmıştır.

Türkiye Rüzgâr Atlası incelendiğinde Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz bölgeleri yüksek potansiyele sahiptir. Bu bölgeler, dünya üzerinde rüzgâr gücü en yüksek olan ilk %30’luk alana girmektedir. REPA’nın çalışmalarına göre Türkiye rüzgâr potansiyeli, 131.756,40 MW olarak hesaplanmış ve bu potansiyelin bulunduğu alanın Türkiye’nin, %3,57’si olduğu belirlenmiştir. Türkiye, rüzgâr enerjisinden yararlanmak için uyguladığı politikalar ve teşviklerle hızla yeni kazanımlar elde etmektedir. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAS) verilerine göre 2011 yılında rüzgâr enerjisinden elde edilen elektrik enerjisi toplam elektrik üretiminin %2,07’sine karşılık gelmektedir. AB ülkeleri ve ABD, rüzgâr enerjisinden maksimum düzeyde yaralanmak için gerekli teknoloji ve yatırımları gerçekleştirerek büyük enerji kazanımları elde etmektedir.

Türkiye’de enerji sorunun büyük halkası olan enerji kayıpları üzerinde çalışmalarını sıklaştırarak, rüzgâr enerjisinden de maksimum verimi sağlayarak ülke enerji sistemine bütünleşmiş etmek zorundadır.

Ayrıca, Türkiye’de kurulan rüzgâr türbinlerinin parçalarının büyük bir kısmı ithal ürünlerden oluşmaktadır. Bu nedenle rüzgâr enerjisinden tam kapasite ile faydalanabilmek için ithal üretimden uzaklaşarak, yerli üretimle oluşturulan türbinleri kullanma eğilimi gösterilmektedir. Yerli üretime ve iş istihdamına sağlayacağı fayda göz önüne alındığında ülke kalkınmasına ve ülkenin enerjisini dışa değil yeri üretime yönlendirerek yüksek enerji ve toplumsal verim elde edilme amacı ile AR-GE çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmaların hedef noktası, Milli Rüzgâr Enerji Sistemleri Geliştirilmesi ve Prototip Türbin Üretimi (MİLRES) konusunda çalışmalar yapılıp en kısa zamanda üretilerek verim elde edilmesidir.
Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olarak teknoloji ve yerli üretime bu konuda da ağırlık vermek zorundadır. Böylelikle, enerji çeşitlilikleri konusunda maksimum verim elde edebilecektir. TEİAŞ verilerine göre 48.00 MW’lık kapasitenin Türkiye, şuan mevcut rüzgâr enerjisi potansiyelinin dörtte birini kullanabilmekte ve yaklaşık % 77’inin hala hazırda değerlendirilebilir potansiyel olarak beklemektedir.

Güneş Enerjisi ve Gelişen Politikalar

Güneş enerjisi, güneşin elektromanyetik enerjisinin dünyada ısı enerjisi olarak algılanması ve bunun kullanılabilir enerjiye çevrilmesidir. Türkiye, güneş enerjisi kaynağı bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahip bir ülkedir. Türkiye, ortalama yıllık güneşlenme süresi metrekarede 2737 saat yani günlük toplam 7,5 saattir. ortalama ışınım şiddeti metrekarede 1527 kWh ve günlük ortalama 4,2 kWh olarak hesaplanmıştır. Türkiye güneş enerjisi kaynaklarının karakteristikleri ve dağılımı belirlemek amacıyla Elektrik idaresi Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü (EİE) tarafından, yapılan incelemeler ile güneş kaynağı haritaları ve güneş enerjisinden elektrik üretimine aday bölgelerin tespiti için çalışmalar yapılmaktadır.

Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin güneş alma kapasitesi hayli yüksektir. Buralarda yılın tamamında su ısıtıcıları tam kapasite ile su ısıtmakta kullanılmaktadır. Diğer bölgelerde ise su ısıtıcıları yılın %70’i kadar bir sürede tam kapasite çalışabilmektedir. Bu nedenle güneş enerjisinden faydalanabilmek ve maksimum verimlilik sağlayabilmek için, güneş enerji teknolojilerini geliştirme çalışması içerisindedir. Yapılan teşvikler sonrası, Türkiye’de güneş enerjisi alanında faaliyet gösteren birçok firma bulunmaktadır. Resmi kaynaklara göre bu firmaların sayısının 100’den fazla olduğu bilinmektedir. Bu çalışmalar ekseninde, güneş enerjisinden yararlanma çalışmaları, iki ana grup içerisinde değerlendirmektedir.
1- Isıl Güneş Teknolojisi: Güneş enerjisinden elde edilen ısı doğrudan kullanılabildiği gibi elektrik üretiminde de kullanılmasıdır.
2- Güneş Pilleri Teknolojisi: Fotovoltaik piller sayesinde yarı iletken malzemeler kullanılarak güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler. Ağırlıklı olarak Türkiye’de kullanılan teknolojiler durumundadırlar.

Türkiye, su ısıtma sistemleri için kullanılan kolektörlerin üretiminde dünyada üçüncü büyük üretici, kullanımda ise dördüncü büyük pazar durumuna gelmiştir.

Bu durum yenilebilir enerji olan güneş enerjisinin, enerji verimliliğinin yanı sıra oluşturduğu istihdam ve ekonomik pazar ile öneminin farklı yüzünü göstermektedir. Türkiye, güneş enerjisi ile ilgili hedefini, Elektrik Piyasası ve Arz Güvenliği Strateji Belgesinde, ”hedef güneş enerjisinin elektrik üretiminde uygulanmasını yaygınlaştırmak, ülke potansiyelinin azami ölçüde değerlendirilmesini sağlamak olarak” ifade edilmiştir. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı (ETKB)’nın belirlemelerine göre, Türkiye’nin, 2013 yılı içerisinde 600MW güç elde ettiği güneş enerjisinden 2023 yılı hedefi 3000 MW’tır.
Bu hedefler doğrultusunda güneş enerjisinden ısı ve elektrik enerjisi elde edilip kullanılması için gerekli AR-GE, teknoloji ve proje çalışmalarının  yapılacağı ve dünyadaki teknolojik gelişmelerin yakından takip edileceği hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda, yerli ve yabancı yatırımcı için yapılan düzenlemeler ile birlikte yatırımcıların karşılaşacağı ilk kurulum maliyeti gibi sorunlar için uzun vadeli finansman imkânı sağlanması gibi teşvikler çıkartılmıştır. Dünya’nın enerji üzerine verdiği savaşta, Türkiye, çıkarttığı teşvikler ve kanunlar ile bu enerji kaynağından en üst seviyede faydalanmanın yolunu açarak enerji bağımlılığını azaltma imkânı yakalayacaktır.

Jeotermal Enerji ve Gelişen Politikalar

Jeotermal kaynaklar çoğunlukla batı, kuzeybatı ve orta Anadolu’da bulunmaktadır. Türkiye, jeotermal enerji kaynakları potansiyeli maksimum değerlendirildiğinde, elektrik ve ısı enerjisinin yaklaşık, %14’ünü karşılayabilecek düzeyde olduğu ön görülmektedir. Türkiye’de, jeotermal kaynak aramaları Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından yürütülmektedir. Türkiye, zengin jeotermal kaynaklara rağmen bu kaynakların %6’sı gibi küçük bir oranı elektrik üretimi için uygundur.
Türkiye, jeotermal kaynaklar çoğunlukla konut, tesis gibi yaşam alanlarının ısıtımında ve termal turizm için uygun bir yapıdadır. Jeotermal enerjiden elektrik üretiminde dünyada ABD, Filipinler, Endonezya, Meksika ve İtalya ilk başı çeken ülkelerdir. Fakat ısı ve kaplıca uygulamalarında Çim, ABD, İsveç, Japonya ile birlikte ilk beşte Türkiye’de bulunmaktadır. Bu çalışmalar ekseninde, Türkiye jeotermal enerji kaynağında mevcut elektrik üretimi olan 706,4 MWe’yi, 2023 yılında 1000 MWe’ye ulaşmak olarak belirlemiştir.

Yararlanılan Kaynaklar

Sercan Durmuşoğlu, Türkiye’nin Enerji Politikaları Ve Komşu Ülkeler İle Uluslararası İlişkilerine Etkileri
TMMOB, Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şb., VI.Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu için Sonuç Bildirgesi
DPT, Sekizinci Bes Yıllık Kalkınma Planı Elektrik Enerjisi Özel İhtisas Komisyonu Raporu
 
 
*Bu yazının tüm hakları, Sercan Durmuşoğlu’na aittir.
Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.