Alternatif Medya Ve Politik Mizah: Zaytung'un Kuruluş Hikayesi Ve Genel İşleyişi

Zaytung Zone
“Dürüst, Tarafsız, Ahlaksız Haber” söylemiyle mizahi habercilik pratiklerinin en çarpıcı örneklerinden birini oluşturan Zaytung, adını Almanca ’da gazete anlamına gelen “Zeitung” kelimesinden almaktadır. Türkiye merkezli bir internet sitesi www.Zaytung.com olarak faaliyetlerini sürdüren Zaytung, 9 yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen gençler, sanatçılar ve siyasetçiler arasında ciddi anlamda takipçi kitlesine sahip bir mizahi haber sitesi olarak ilgiyle takip edilmektedir. Zaytung’un kuruluş hikâyesini bizzat kurucusu ve editörü olan Hakan Bilginer’den 11 Ağustos 2013 tarihinde www.Gazetevatan.com’dan muhabir Eylem Kaftan ile gerçekleştirdiği röportaj yoluyla öğrenebiliyoruz. O röportajda Bilginer, Zaytung’a ilişkin merak edilen bütün soruların cevaplarını sırasıyla şu şekilde açıklamaktadır:
“Hakan Bilginer Zaytung’un kurucusu. 3.5 sene önce (2009 yılında) sistem mühendisi olarak çalışırken çok sıkıldığı için Amerika’daki ‘onion’ sitesinden esinlenip hobi olarak kendi kendine uydurma haberler yazmaya başlamış. 3.5 yıl sonra bugün Zaytung 100 bin yazarı olan, her yıl gelirini iki katına çıkaran, sürekli kendini gündemde tutan ve pek çoğumuz için iç karartıcı gündeme karşı anti depresan etkisi yaratan bir site. Geçen hafta Zaytung 2012-2013 haberlerinden oluşan almanağını yayınladı. Şaka kültürümüzün çıtasını yükselten Zaytung’un beyni Hakan Bilginer Zaytung’un hikâyesini anlattı.
Zaytung’u kurma fikri nereden aklına geldi?
Tamamen can sıkıntısından başlamış, hiçbir iddiası olmayan, biraz vakit geçirmek için başladığım bir şey. 2009’un yazında büyük bir firmada sistem mühendisi olarak çalışıyordum.
Sabah 9 akşam 6 arası bir iş miydi?
Evet. Sabah 9, akşam 6 saatleri arasında olmasına rağmen bir sürü boş vaktim vardı. 8-9 yıldır o işi yapıyordum. Sistem düzgün işliyorsa çok bir işin kalmaz. İşim sistem mühendisliğiydi ama kariyerimin çoğunu gizli gizli bir yerlere yazı yazarak veya fotoğraf çekerek geçirdim.
Şaka yapıyorsun.
Hayır. Bayağı bir yol aldım fotoğrafçılıkta ve yazarlıkta. Vaktimin çoğu ekşi sözlüğe yazarak geçiyordu. Amerika’da the Onion var, çok severek takip ettiğim bir siteydi. Aklıma gelen bazı fikirler de oluyordu onla ilgili. Düzenli olarak takip ediyordum Onion’u ve bunun Türkçesini niye yapmayalım dedim kendime.
‘Sitenin popüler olacağına asla inanmamıştım’
Sabah 9, akşam 6 işlerinin can sıkıntısının yaratıcı fikirler doğurduğunu bilirim. O süreç bir-iki ay sürdü, siteyi kurmam zaman aldı. Tek başıma yavaş yavaş ortaya çıkardım. Oturup bütün kodlarını sıfırdan yazıyorsan, zaman alan bir şey. Sonra kendi arkadaş çevreme, sözlükten tanışıp arkadaş olduğum insanlara gösterdim. Bayağı beğendiler ve çok güldüler.
Sana popülerlik kazandıracak bir şey olarak mı düşündün?
Aslında hiçbir zaman popüler olacağına inanmadım.
Zaytung ismi nereden çıktı?
Almanca gazetenin Türkçe okunuşu. Fonetik olarak tuhaf ve akılda kalıcı geldi. Ciddi gazete çağrışımı yapması hoşuma gitti. İlk üç ay sadece beş kişinin bildiği ve yazdığı bir yer oldu.
Bir süre siteyi paylaşmaya cesaret edemedin mi, biraz pişsin mi istedin?
Site öyle duruyordu ama kimseye söylemiyorduk. Bir gün birisi ekşi sözlüğe entry girmiş, ‘Zaytung çok güzel, girin, bakın.’ O entry’nin üzerine 50 entry daha girildi. O gün Zaytung’a 10 bin kişi girdi.
Bunun bir iş haline gelme düşüncesi nasıl oluştu?
İlk 1,5 sene işime devam ettim. Akşamları Zaytungla uğraştım. Başka işlerle uğraşmalarına rağmen neredeyse tam zamanlı destek veren iki arkadaşım vardı. 2011 Mart’ı gibi reklam anlaşmaları yaptım. Aynı ay işimden ayrılmaya karar verdim. Reklam ağıyla belli bir gelir gelmeye başladı.
Başka neler yapıyorsunuz?
Dergilerimiz var. Orada bir gelin dergisi var. Bir gelinlik resmi kullanmıştık. Kapağında okuyucudan mesaj gelmişti; ‘Önümüzdeki ay düğünüm var, bu gelinliği çok beğendim, modelini bana gönderebilir misiniz?’ Bir haberde de yeni evli çift bayram ziyaretine gidiyorlar birbirlerinin akrabalarına ve günü birbirlerinden tiksinerek tamamlıyorlar. O habere bir resim kullandık. Birkaç aile büyüğü yaşlı insan var. Ertesi gün mail geldi. Bu mailde ‘Ciddiyetsiz haberinizde kullandığınız kişi devletin şerefli bir kaymakamıdır. Maili gönderen de kaymakamın kendisi. Şu laubali sitenizden lütfen kaldırın’ dediler.
Hiç herhangi bir haberden dava açıldı mı?
İki sene önce savcılığa şikâyet etmişlerdi ama takipsizlik kararı çıktı. Haberin içinde Cebrail’i havalimanında binlerce kişinin karşıladığı söyleniyordu.
Gerçek olamayacak kadar zaytung’ dediğin gerçek haberlere rastlıyor musun?
En son ‘Keşke biz yapsaydık’ dediğim bir şey oldu. AKP milletvekillerinin kendi önergelerini reddetmesi ile ilgili bir hikaye vardı. Muhalefet “Evet” oyu verince vekiller ne olduğuna bakmadan otomatik olarak “Hayır” diyorlar. Çok komikti, ben yazsam çok komik olurdu ama gerçekti. Kimse ne oylandığını bilmiyor. “Kim verdi? Ona göre reddedelim” diyorlar. Çok komik bir olaydı.
‘İstanbul’un en kötü köftecisi okuyucumuzun Annesi çıktı’
‘İstanbul’un en kötü on köftecisi’ diye bir yazıyı blog bölümümüzde yayınladık. Orada bir resim kullandık. Gözleri bantlı yaşlı bir teyze köfte yapmış. Kullanılan resimlerden biri oydu. Ondan bir gün sonra mesaj geldi. “Merhaba sitenizi takip ediyoruz ancak şu en son yayınladığınız resimde kullandığınız İstanbul’un en kötü köfteci yazısındaki resimlerden biri benim anneme aittir. Burası küçük bir yer. Biz sizi anlıyoruz ama dedikodu çıkar. O resmi değiştirebilir misiniz lütfen?” diye. Hemen değiştirdik.
“Ateist imam” haberimiz çok konuşuldu
Günlük kaç kişi siteyi ziyaret ediyor?
Günlük ziyaretçi 70-80 bin kişi. Aylık 1 milyon kişi.
Kuşağından kuzenim apolitik olmadıklarını, komik video kuşağı olduklarını söylüyor. Zaytung’ta bu kuşağın etkisi var mı?
Komik videodan ziyade internet mizahı diyelim. Mesela ekşi sözlük bir okul gibiydi bizim için. Çok yoğun bir şekilde mizahın da olduğu ve çok yoğun bir şekilde siyasi tartışmaların da yaşandığı bir yerdi ekşi sözlük. Şu anda Zaytung’u yaptığımız kadro yazı yazmayı, mizahi dili, hem siyasi hem de dünya görüşü olarak katkıda bulunmayı ve kendini ifade etmeyi ekşi sözlük ’ten öğrendi. Orada yetişip ünlü olanlar var.
‘Gezide bomba planları bulundu’ haberini Melih Gökçek’in gerçek sanıp Twitterda paylaşması çok konuşuldu.
Gerçek sanılması çok sık yaşanıyor ama ünlü olmadıkları için duyulmuyor. Ondan önce ateist imam meselesi vardı. Ateist imam hikâyesini anlatan haberimiz şöyleydi: ‘Ateist imam işine profesyonelce yaklaştığını açıkladı.’ Diyanet çalışanlarının forumlarının olduğu bir sitede ciddiye alınan bir haber olmuştu. ‘Böyle bir cami de yok, böyle bir imam da yok, bunlar camiamıza yapılan saldırılardır’ demişlerdi. Kendi aralarında Böyle bir tartışma olmuştu “Acaba bir insan hakikaten dini bir iş yapıp ateist olabilir mi?” diye. ‘Toplum olarak kendimizle dalga geçmeyi öğreniyoruz’
Sence biz kendimizle dalga geçebilen bir toplum muyuz?
Kendimizle dalga geçmeyi yavaş yavaş öğrenen bir toplumuz. O da yavaş yavaş. İnternette son on yılda çıkan mizahın bir sonucu bu oldu. Normalde hem bireysel olarak hem de ülke olarak kendi kendimizi çok ciddiye alma hastalığımız var. En basitinden tırnak içinde ‘Kezban’ muhabbeti vardır internette. 15-20 yaş arası genç kızların çok kullandığı kalıplar da vardır. ‘Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir’ ‘Yok efendim, lafa bakarım. Lafa değil söyleyene bakarım adam mı’ diye.
Zaytung takip edenlerde böyle bir farkındalık mı oluşturdu?
Sadece Zaytung’da değil. İnternette sözlüklerde ortaya çıkan mizahta bireysel olarak kendi kendini çok ciddiye alma durumuyla feci halde dalga geçen bir şey var. ‘Türkiye kızlarının yüzde 97’si iyi niyetinden kaybediyor çok gülmüştüm. Biz biraz da ‘drama queen’ ülkesiyiz, her şeyi dramatize ediyoruz. Beslendiğimiz kaynaklar da belli. Diziler ve arabesk canımıza okudu. İnternet mizahı ölü toprağını üstümüzden attı.
Her şeye yansıyan, başarıda da sevinçte de kendi kendini lüzumundan fazla ciddiye alma halini kırması. Çünkü siz bir şekilde bunu karikatürize ettiğinizde eskisi kadar ciddiyetle yapılabilen bir şey olmuyor. Şunu diyeceğiniz anda birilerinin sizle dalga geçeceğini biliyorsunuz: ‘En büyük hatam çok fazla dürüst olmam.’ Bunu söylediğiniz an birileri sizle dalga geçecek, bunu kırmış olması güzel.
Almanak fikri nasıl ortaya çıktı?
O sene ne yapmışız, derli toplu görmek, bunun basılı bir materyal olarak elimizde olmasını istedik. Geride iz bırakmak istedik. İnternet hâlâ suya yazı yazmak gibi. Basılı bir şekilde görmenin, elinde tutmanın kişisel hazzı var. Hem de geride daha kalıcı bir şeyler bırakma adına daha anlamlı. Hoşuma giden bir tarafı var.
Bazı insanlar sizin yaptığınız mizaha gülmek yerine, ona inananların zekâsıyla dalga geçmeyi seviyor olabilir. Ama siz bunu değil sizin yaptığınız akıllı mizahın sevilmesini istiyorsunuz, değil mi?
Elbette. Onun dışında bir haber yayınlamıştık geçen sene. “Başbakan Erdoğan üç günlük Afrika gezisine gidiyordu. Onun gitmesini fırsat bilip Türkiye’de insanlar her yerde parti veriyor, alkol, uyuşturucu kullanılıyor, ülkenin her yanında dev punch kâselerinden içki içiliyor” dedik. O haberin bir yerinde de şu cümle geçiyor: ‘Erzurum valiliği şehrin merkezine dev bir ekran koyup erotik film gösteriyor’ deniliyordu. Bir gün sonra Erzurum valiliğinden bir telefon geldi. ‘Haberinizde Erzurum valisinin adı geçmiş. Vali bu durumdan biraz rahatsız oldu. Valinin adı geçmese olmaz mı?’ dedi birisi gayet kibar bir şekilde. Biz de ‘İyi, dedik rahatsız olduysa değiştirelim çünkü Erzurum’u özellikle seçmedik’ dedik. Onu Erzincan yaptık.
Şu an eski işinden daha mı az, yoksa fazla mı kazanıyorsun?
Daha fazla. Tam zamanlı çalışan 5 kişi var. Dışarıdan yazanlar da var.
Telif mi veriyorsunuz?
Evet, hem de iyi telif veriyoruz. Yazı başına 500 ile bin lira arasında telif veriyoruz ama çok zor seçiyoruz, belli bir yaratıcılık ve üslup gerektiriyor.
Nasıl oluyor, fikir mi sunuyor okuyucular?
Freelanse yazan editör kadrosuna seçtiğimiz insanlar için böyle bir uygulama var. Onun dışında zaten sitenin normal kullanıcıları var. Onların içinde iyi olanlarını freelanse editör kadrosuna alıyoruz. Hatta yeterince iyiyse full time’a geçenler oluyor.
Ne şahane…
Aslında bu kendi kendine gelişti, önce full-time olsun, sonra part-time olsun dedik. Zaten Zaytung’un içerik olarak devamlılığını da bu çeşitlilik sağlıyor. Şu an aslına bakarsanız Zaytung’un 100 binden fazla yazarı var. Yazıların çoğu editör kadromuzun içinden çıkıyor. Geri kalan yüzde onu kullanıcılardan çıkar. Foto haber gibi şeylerin yüzde doksanı okuyuculardan gelir, yüzde onu bizden çıkar.
Büyüyen bir oluşum mu?
Büyüyen bir şey tabi. Bu sene Gezi Parkı olayları etkiledi gerçi. Özellikle son iki ayın gelirleri… Onun dışında her yıl bir önceki yılı ikiye katlayan gelir modelimiz var, ona göre de kadro artıyor. Kendimizi sürekli yeniliyoruz. Mesela bir internet mağazası açtık”.
Zaytung’da Üretilen Genel İçerik
Zaytung, içeriği ve bu içeriği sunuş şekliyle diğer haber sitelerinden ayrılıyor. Son derece ciddi bir üslupla haber yazım kuralları gözetilerek, mantıklı ve hakiki bir temele dayanıyormuş gibi görünen haberlerin gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu ilk bakışta anlamak oldukça güç görünür. Fakat haberi okumaya devam ettikçe bu ciddi üslubun altına gizlenmiş mizahi bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu mizahi kurgu her ne kadar yaratıcı bir aklın ya da hayalin sonucu olarak oluşsa da, içeriğini gerçek olay ve olgulardan önemli anlamda besliyor.
Zaytung, 2009 yılında ilk kurulduğu dönemlerde gerçeği yansıtmayan haberlere yer veriyordu. Fakat daha sonrasında sosyal medya ve farklı platformlarda çokça konuşulmaya başlanınca kendi bünyesinde faklı bölümler ve başlıklar oluşturmaya başlamıştır. Bu bölümlerin içeriğini önemli anlamda oluşturan konu/olaylar gerçek yaşamın içerisinden çıkartılarak oluşturulmuştur. Bu bölümlerin başlıkları sırasıyla şu şekildedir: “Son Dakika, Astroloji, Spor, Dergi, Foto Haber, Halkın Sesi, Blog, Video, Sinema ve Kitap gibi bölümlerden oluşmaktadır. Zaytung’un bir diğer önemli bölümü ise, “Haber Ekle” butonu ile doğrudan site kullanıcılarının da kendi bireysel olarak yapabilecekleri mizahi haberleri paylaşmasına ve yayınlamasına olanak tanımasıdır. Zaytung’da üretilen içeriğe genel olarak bakıldığında gündelik yaşamın pratiklerinden doğan konular oluşturmaktadır. Örneğin; ekonomi, politika, sanat, spor, sosyal medyada meydana gelen ve gündemi meşgul eden olaylar. Dahası, üretilen içeriğin gerçeklikle paralel hareket ediyor olması Zaytung’un en önemli içeriğini oluşturan özelliktir.
Zaytung’da Haberin Mizahi Bir Yapıya Dönüşümü
Haber, toplumsal gerçekliğin inşasında önemli bir araca karşılık gelmektedir. Zira toplumda yaratılan güçlü anlam ağları ya da hâkim ideolojinin dolaşıma girebilmesi haber olgusuyla yakından bağlantılı bir konudur. Haber, bağımsız, objektif ya da nesnel bir gerçekliğe karşılık gelir söylemi iyi niyete dayalı bir anlayışın yansımasıdır. Liberal Pazar ekonomisi temelinde faaliyet yürüten medya dünyası, ürettiği içerikleri ile de bu Pazar ekonomisinin var olmasına katkı sunmak zorunluluğuna sahiptir. Bu zorunluluğun oluşmasına neden olan temel unsur; kapitalist toplum içerisinde var olan ana akım medya araçlarının mülkiyetinde söz ve sahiplik hakkının serbest pazarın patronlarının hâkimiyeti/denetimi altında olmasıdır. Dolayısıyla, söz konusu olan objektif, tarafsız haber/habercilik liberal medya sisteminin kendi içerisinde ve toplumda yaratmaya çabaladığı çarpık bir anlamsal kayma olarak ortaya çıkar.
Haber, toplumsal yaşamın gündelik pratiklerini/gerçekliklerini yansıtan bir söylemden ziyade, toplumsal gücü elinde bulunduran sınıfların güç ve iktidar pratiklerini olumsayan/sıradanlaştıran bir olgu olarak işler. Haberin ideolojik motifler ile örülüp üretilmesi, toplumsal yaşamda bireylerin haberi hakikat ve ya gerçeklik olarak alımlamasını önemli anlamda belirler: “Zira haber kamuoyu ile paylaşıldığı ilk günden beri sürekli olarak kendini “objektif” olarak göstermeye çalışmaktadır. Buradaki temel amaç ise kamuoyunu kendine inanması için bir bakış açısı vermesidir. Böylece medyaya mutlak bir suretle güvenilmesi ve yayımladıklarının sorgulanmaması arzu edilmektedir.” Haberin toplumsal etkilerine ilişkin bir başka ifade ise şunlardır:
“Günümüz haberciliği bir dereceye kadar gerçeği anlamlandırmamızda özel bir konum kazanmıştır. Haber büyük ölçüde başka söylemlerden oluşan, başka söylemleri temsil eden ve dönüşüme sokan bir söylemdir.” Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi haber, müstakil bir sürecin değil sosyal, siyasal ve ekonomik bir bağlam içerisinde oluşan bir karakterin/kimliğin temsilidir.
Gazetecilik pratiğinin somut üretim sürecinin sonucu olan haber, gelişi güzel ya da sıradan bir olay/olgu olarak değil belli değerler çerçevesinden geçirilerek dolaşıma sokulur. Bu çerçeve bir nevi haberi haber yapan kaideler bütünü olarak nitelenebilir. Haberin değeri şeklinde sunulan ilkeler bütünü, özünde haberi çekici, önemli ve ikna edici özelliklerin isimlerini oluşturur. Bir haberi haber yapan, onun okunabilir olmasıdır. Bu noktadan hareketle Galtung ve Ruge (1965), tarafından gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda ulaşılan haberi haber yapan değerler nedir sorusunun cevapları şu şekilde izah edilir; bir haberin dikkat çekici kılınması için eşik bekçileri tarafından, zaman, ciddiyet, anlaşılırlık, kültürel önem, uygunluk, beklenmedik, devamlılık, birleştirme ve sosyal-kültürel değerlere ilişkin içeriğe sahip olması gözetilir.
Geleneksel anlamda haber nedir? Haberin oluşumu ve anlatısının nasıl olduğunu izah ettikten sonra, yeni iletişim teknolojileri bağlamında değişen ve dönüşen habercilik anlayışının bir sonucu olan ironi ve mizah haberciliği konusunda da şunları ifade edebiliriz; mizah ve ironi haberciliği, geleneksel haber formatında bulunan yapısal özelliklerin hemen hemen hepsini bulunduran bir içeriğe bağlı bir şekilde oluşturulur. Örneğin, haberin dili, geleneksel habercilikte olduğu gibi inandırıcı ve gerçekçi bir söylem biçiminde olduğu rahatlıkla görülebilir. Fakat bu gerçekliğin haberin bütünü okunduğunda mizah, ironi ve bazen de uydurma olduğu keşfedilir. Zaytung’un zaman zaman gündemde önemli bir yer edinmesinin nedenlerinden birisi olarak haber dilinin gerçekliğini, mizah ve ironi ile harmanlamasından kaynaklanmasıdır.
Mizah ve ironi haberciliğinde önemli bir unsur olarak da manşetler ortaya çıkmaktadır. Haberin en dikkat çekici göstergesi olan manşet, mizah ve ironi haberciliğinde sıklıkla tercih edilen bir unsur olarak görülür. Zaytung’un bütün bir formatına bakıldığında üretilen içeriklerin hemen hemen hepsinin bir başlığı vardır. Geleneksel haberciliğin önemli bir özelliği olan haber değeri kavramı, mizah ve ironi haberlerinde de başvurulan/kullanılan bir olgudur. Zira “Zaytung” örnekleminden bakıldığında üretilen içeriğin gündemle ve doğrudan toplumsal sorunlar ile ilgili olduğu gözlemlenebilir.
Haberin oluşumunda olay ve olguları inceleyip araştıran ve sorgulayan kuşkusuz muhabirlerdir. Her haber metninin genelde sol üst başında ya da sağ alt köşesinde hangi muhabire ait olduğu belirtilir. Mizah ve ironi haberciliğinde de bu özellik farklı bir formatta kendisini gösterir. Örneğin, Zaytung’un haberlerinde bu özellik “rumuz/takma” isimle gösterilir “Efruz Tezcan Bürüksel’den bildirdi” şeklinde.
Haberin olmazsa olmazı olan zamanlama, olayın/olgunun hangi tarihte gerçekleştiğinin bir tür kanıtıdır. Bu durum mizah ve ironi haberciliğinde yaygın olarak kullanılmaz. Bunun nedeni mizah ve ironi haberlerinin kurgu, uydurma ya da gerçek olsa bile habere konu edilen olay/olguların eğlence ve alay amaçlı olmasından kaynaklanmasıdır. Zaytung’da üretilen haberlere bakıldığında zaman/tarih kullanılmadığı rahatlıkla görülebilir. Özetle, Zaytung’da üretilen haberlerin genel formatına bakıldığında, standart haber formatından pek bir farkı olmadığı, fakat içerik olarak, eleştiri, mizah ve ironi bakımından ayrıldığı farkedilebilir.
Zaytung’da Yapılan Mizahın Genel Yapısı
Eleştirel bir tür olan satir, herhangi bir ortamda, aptallık, kötülük, suiistimal vb. unsurları ortaya çıkarma, sergileme amacı taşır. Bu türde olumsuz davranış ya da olay: kınama, yerme, küçümseme, tahkir etme ve ya aşağılama tarzında eleştirilir. “Hüküm verirken öfke ve kini gösteren, alay etmek suretiyle birine ya da bir şeye karşı saldırıyı ifade eden”, yumuşak bir üslubu bulunmayan Satir, okuyucu/dinleyiciyi şoke edici nitelikte, gerçekçi gözükmeye çalışan, komik ve saldırgan bir türdür. Satirin amacı, toplumsal yaşamın berbat, keyif alınmayan taraflarını, yerle bir etmek için alay etmek, eleştirmektir. Satirik olan bir metni/söylemi ayırt eden en önemli özellik onun ağır basan mizahi ve güldürücü tarafının olmasıdır. Satirik mizahın bu özelliği “Saldırdığı nesneyi, kişiyi tamamen mahvetmeyi, yerin dibine sokmayı amaçlar ve bunu yaparken de sahip olduğu amansız silahı “mizah” ile okuyucuyu kahkaya boğar.”
Satir’in toplumsal ve kişisel anlamda oluşturduğu temel anlamlar genel olarak şu şekilde tanımlanır; nefret, öfke, saldırganlık herhangi bir kişisel öç alma isteği, ikinci olaraksa; saldırının korkutmak ve ya düzeltmek gibi iyi bir amaca yönelik olması ve hiçbir norma bağlı bulunmaması ve nihayet estetik yönü, ki bu da iki şıktan, daha çok birincisine bağlıdır. Bu ifadeler ile sosyal, estetik ve psikolojik olarak Satire ilişkin üç farklı tanım getirilir.
Edebiyat ve eleştiri türü olarak Satirin genel özelliklerinden bahsettikten sonra, satirin değişen ve sürekli gelişme hali içerisinde bulunan yeni iletişim teknolojileri ve buna bağlı olarak paralel değişme gösteren gazetecilik ve habercilikle olan ilişkisini şu şekilde ifade edebiliriz;
Gazetecilik pratiklerinde en çok kullanılan haber dili daha çok durağan ve sabit bir yapı içeresindedir. Anlatı ve ya sunum tek boyutlu ve yüzeysel bir boyuttadır. Fakat değişen toplumsal, siyasal ve teknolojik gelişmeler geleneksel gazetecilik/habercilik pratiklerinde de bir takım gelişmeleri beraberinde getirmiştir. Bu gelişmelerin en dikkate değen öğelerinden birisini Satirik habercilik anlayışı oluşturmaktadır. Satirik haberlerin genel hedefi, eğlencenin doğasından kopmadan, “sahte haber” olarak da adlandırılan şeyi yaratmak için mizahı kullanmaktır. Bu durumdan hedeflenen temel amaç, çoğunlukla toplumsal değişimi/yapıları etkilemek için gerçek kişileri ya da gerçek olayları ve siyasal yaşamdaki eğilimleri ve gelişimleri mizahi bir üslup içerisinde kalarak açıklamaktır. Satirik haberlerde sosyal eleştiri ya da toplumsal eleştiri vardır. Politik gelişmeler, güncel hadiseler ve toplumu yakından ilgilendiren önemli meseleler, satirik nitelikte olan haberlerin ortak temasını oluşturmaktadır.
Bu noktada dünyaca ünlü satirik ve mizahi haber sitesi olan “ The One News” adlı mizahi haberler üreten Amerikalı haber sitesinden ilham alarak formatını oluşturan Zaytung, Türkiye’de satirik ve mizahi haberciliğin öncülerinden biri olarak gösterilir. Genel formatına ve mizahi haberlerinde kullandığı temalara bakıldığında yukarıda bahsi geçen satirik haberciliğin niteliklerine sahip bir anlayışın olduğu rahatlıkla görülebilir. Spor haberlerinden, son dakika haberlerine, foto haberden, yazılı habere kadar tüm başlık ve içeriklerine bakıldığında toplumsal, siyasal, sosyal ve aktüel konular ya doğrudan ele alınmış ya da dolaylı yollardan konu/olaya değinilerek mizahi bir üslup dâhilinde ve satirik bir formatta sunumu yapılmıştır. Bir sonraki başlıkta bahsi geçen gerçeklik ve satirik- mizahi haber ilişkisi örnekler ile gösterilecektir.
Kaynak:
Ferhat Göçer, Alternatif Medyada Haberin Politik Bir Mizah Aracına Dönüşümü: Zaytung Örneği
 
 
*Bu yazının tüm hakları Ferhat Göçer’e aittir.
*Bizimle iletişim kurmak için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.