Amerikan Doları'na Karşı Çin Yuanı'nın Geleceği

Çin Yuanı’nın Uluslararası Piyasalardaki Yükselişi
Uluslararası finansal piyasalardaki son birkaç yılda meydana gelen dünya genelindeki gelişmeler ABD’nin rezerv para ve finansal arenadaki lider konumunun korunması yönünde karşısına birtakım ciddi rakiplerin çıkmasına neden olmuştur. ABD’ye kıyasla daha önceleri rekabet edemeyecek derecedeki ülkeler Hong Kong ve Singapur gibi finansal merkezler ABD ile rekabet edebilecek düzeylere yaklaşmışlardır. Her ne kadar uluslararası piyasaların gelişmesi, elektronik ortamda işlemlerin hızlanması, türev ürünlerin global anlamda yayılması, dünyayı homojenleştirse de, asıl tüm herkesi meşgul eden soru ABD Dolarına rakip olabilecek bir para biriminin olup olmadığı veya hangi ülke para birimlerinin buna yakın olduğu sorusudur.
Çin ekonomisi gerek büyüklük olarak gerekse de dinamizm anlamında global ekonomide, ABD Dolarına rakip olarak gösterildiği herkes tarafından kabul edilen önemli bir gerçektir. Çin şu anda dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumundadır ve dünya ekonomisine büyüme anlamında katkı sağlayan ayrıcalıklı bir yerdedir. Finans çevreleri tarafından da ABD’nin sahip olduğu bu ayrıcalıklı konumunu bitirebilecek en büyük adaylar arasında gösterilmektedir. Son dönemde yapılan çalışmalar neticesinde özellikle, diğer ülkeler tarafından rezerv olarak tutulma, sermaye piyasalarının gelişmişlik düzeyi, ödeme işlemlerinde çok tercih edilmeyen bir para birimi olması, Çin’in ekonomik büyüklük ve başarılı büyüme performansına rağmen Yuan’ın rezerv para birimi olma yolunda dünya tarafından kabul edilebilirliğini sağlamada yetersiz kalmaktadır.
Çin para birimi olan Yuan uluslararası arenada kabul edilebilirliği söz konusu olduğunda özellikle karşımıza çıkan en büyük engeller Çin’in esnek bir döviz kuruna sahip olmaması ve açık bir sermaye piyasalarına sahip olmadığı gerçeğidir. Çin’in para birimini uluslararası piyasalarda rezerv para birimi yapması hususunda ciddi engellerin olduğu bir gerçek olmakla birlikte, Hükümetin uluslararası piyasalarda para birimini yaygınlaştırması yönünde ciddi ve önemli adımlar attığı gerçeği de yadsınamaz düzeydedir. Uluslararası literatür incelendiğinde sonuç olarak bir para biriminin rezerv para statüsüne kavuşabilmesi adına sermaye piyasalarının serbest bir yapıda olabilmesi, para biriminin uluslararası alanda herkes tarafından kullanılabilmesi ve esnek döviz kuru uygulamaları ana kriterler yanında destekleyici faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çin ekonomisi incelendiğinde serbest sermaye hareketlerine yönelik ciddi engellemelerin mevcut sistemde hala yabancı yatırımcı gözünde önemli bir engel olarak görüldüğü açıktır. Her ne kadar Hükümet tarafından hem sermaye girişi hem de çıkışlarında önemli ölçüde bu sınırlamalar azaltılmış olsa da, Yuan’ın uluslararası arenada kabul edilebilmesinin önemli engelleri arasındadır. Çin Hükümeti son zamanlarda kendi adlarına devrim niteliğinde sayılacak bir adım atarak, seçilmiş bazı yabancı yatırımcılara lisans vererek Çin hisse senetlerine ve bono piyasalarına daha fazla yatırım yapabilmelerinin önünü açmıştır. Bu program QFII (Qualified Foreign Institutional Investors) olarak adlandırılmaktadır. Sermaye hareketleri sınırlandırılmalarından ziyade o ülkenin ne kadar uluslararası ekonomide serbest bir politika izlediğinin önemli göstergelerinden birisi de ekonomik olarak finansal açıklık göstergeleridir.
Finansal açıklık göstergesi yönünde en popüler çalışmayı Chinn-Ito endeksi olarak takip edilmekte ve istatistiksel yöntemlerle bir ülkenin ne kadar finansal piyasalarda açık olup olmadığını gözler önüne sermektedir. Chinn-Ito endeksi 2.42 (en açık ülke) ile -1.88 (en kapalı ülke) arasında değer almakla birlikte, Rezerv para özelliğine sahip ülkeler 2.42 gibi bir değer ile ön plana çıkarken; Çin’de bu oran -1.18 olup, sermaye hareketlerine ne kadar sınırlama getirdiği ve rezerv para birimi olarak hedefinden ciddi şekilde uzak olduğunun göstergesidir. Şekilde belirtildiği gibi Yuan döviz kuru 1997 yılından 2005 yılına kadar Dolara çıpalanmış bir şekilde işlem görmüştür. 2005 yılından itibaren ise kademeli olarak Dolara karşı değer kazanmasına izin verilmiştir.

Fotoğraf: 1997-2016 Dolar/Yuan Paritesi

Global finans krizinin başlamasıyla birlikte 2008 Haziran ayında Dolara çıpalanma politikası yeniden oluşturulmuş, bu süreç piyasaların rahatlamasına imkan veren Haziran 2010 yılına kadar devam etmiştir. Yuan’ın rezerv para birimi olması yönünde birtakım adımlar atılmış olsa da hala bu hedefinden uzak gözükmektedir, özellikle gün içerisinde belirli bantlar dahilinde işlem görmesi, piyasalarda Dolara karşı hala belirli standartlarda yönetilmektedir. Yuan’ı yatırımcıların gözünde ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Çin Hükümeti ülke içine para girişini sınırladığından ötürü ve buna aynı zamanda sermaye kontrolleri de eşlik ettiğinden bu yolla döviz kuru kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır. Yuan, hem yurtiçi (onshore) hem de yurtdışı (offshore) piyasalarda alımı-satımı yapılan bir para birimi olmakla birlikte iki piyasada da farklı sembollerle ifade edilmektedir. CNY (onshore) olarak ifade edilirken CNH (offshore) olarak tanımlanmaktadır. Yurtiçi piyasada alımı-satımı yapılan Yuan para birimi, Çin Merkez Bankası tarafından yönetilirken özellikle İthalatçı Çin firmaları yurtdışı piyasadan daha etkili buldukları bu piyasadan işlem yapmaktadırlar. Yurtdışı (offshore) piyasasında alım-satım işlemleri Hong-Kong bankalar arasında genellikle gerçekleşirken, Çin Merkez Bankası ve hükümetin sermaye sınırlamalarına maruz kalmamaktadır. Her iki piyasadaki kurlar genellikle çok farklı olmamakla birlikte son zamanlarda bu korelasyon bozulmuştur. Hem CNY hem de CHN piyasaları belirli sınırlamalarla karşılaşmaktadır. İki piyasanın da birbirine entegresi çok uzak görünmekle birlikte rezerv para birimi olma yolunda yabancı yatırımcılar açısından en önemli risk faktörü olarak görülmektedir.
Çin Hükümeti Yuan’ın uluslararası arenada daha fazla tanınmasını sağlamak yönünde önemli adımlar atmaya başlamış bunu da elindeki kontrolü kaybetmeden yapmaya çalışmıştır.
Çin para birimini uluslararası arenaya taşımak için ilk yol olarak kendisine Hong-Kong piyasalarını seçmiş burada yaşayan hane halklarına Yuan cinsinden hesap açmaları 2004 yılında hayata geçirilmiştir. Çin’in artan ticaret hacimleri Yuan’ın uluslararası finansal piyasalarda kullanılabilirliği konusunda ülkeye ciddi cesaret vermiş 2012 yılında ticari anlaşma olarak Yuan cinsinden ifade edilen tutar yaklaşık $ 465 Milyar Dolara ulaşmıştır. Çin Hükümeti’nin uzun süren gayretleri sonucunda Yuan IMF tarafından Özel çekme hakları (SDR) sepetine eklenmiş ve uluslararası arenada ABD Dolarına karşı önümüzdeki dönemde rakip bir para birimi olarak gücünü artıracağı kanısını daha da güçlendirmiştir. SDR’ye alınma ölçütleri açısından IMF tarafından iki temel kriter olmakla birlikte; bunlardan “ilki ana ticaret ülkesi” olarak nitelendirilmektedir. Sepetin revizyon tarihinden 12 ay önce biten son 5 yıllık dönemde hizmet ve mal ihracatının büyüklüğüne bakılmaktadır. İkinci kriter ise 2000 yılında yürürlüğe koyulan “kullanım kolaylığı” ilkesidir. Yuan en son 2010 yılında ilk kriteri geçmiş fakat kullanım kolaylığı ilkesinden dolayı bunu başaramamıştı. Geçen süre zarfında her ne kadar tam anlamıyla bu kriteri sağlamamış olsa da küresel finansal sisteme daha fazla entegre olmuş, Çin’li otoritelerin son yıllarda parasal ve finansal alanlarda gerçekleştirilen reformlar sayesinde 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren SDR sepetine girmeyi başarabilmiştir. Böylece IMF’nin para sepetinde Dolar, Euro, Sterlin ve Yenin ardından beşinci para birimi olarak yerini almıştır.
% 41.73 Dolar, % 30.93 Euro, % 8.33 Yen, % 8.09 Sterlinin oluşturduğu sepette Yuan’ın ağırlığı % 10.92 olmuştur. Çin’in rezerv para birimi olması yönünde yapılan reformlar ve uluslararası piyasalarda kullanılabilirliğinin artması ve son dönemde SDR sepetine dahil edilmesi ABD Dolarını en çok zorlayacak para biriminin başında Çin Yuan’ının gelmesinin makul olabileceği düşüncesini daha da perçinlemektedir. Son dönemlerde Çin her ne kadar önemli adımlar atmış olsa da ki bunlardan en önemlileri sermaye hesabını daha açık hale getirerek para birimini uluslararası finansal piyasalarda kullanılabilirliğini artırması olmuştur, ki bu adımlar rezerv para birimi olma yolunda hala ABD Dolarının gerisinde kalmasına çare olamamıştır. Çin ekonomisi son yıllarda nüfus dinamiği ve büyüleyici büyüme rakamları sayesinde uluslararası finansal piyasalardaki yerini sağlamlaştırırken rezerv para birimi olma yönünde bu kriterlerin haricinde gelişmiş finansal piyasaların olmayışı, güvenilir kamu kurumlarının işleyişini sağlayamaması gibi faktörler rezerv para birimi olma yönünde en büyük engel olarak gözükmektedir. Çin finansal piyasalarına genişlik, derinlik ve likidite açısından bakıldığında, Yuan’ın ABD Dolarına kıyasla tamamlaması ve uygulaması gereken birçok reformun da varlığına işaret etmektedir. Çin’in son dönemlerdeki başarılı büyümesi ve hükümetin Yuan’ı dünya genelinde yaygınlaştırma yönünde yapmış olduğu reformlar para biriminin rezerv para birimi olma yönünde önemli adımlar olmakla beraber, Çin’in hala yapması gereken son derece önemli adımlar bulunmaktadır. Çin’in finansal sistemi hala bankalar tarafından desteklenmektedir. Aynı zamanda Hükümet doğrudan bankacılık sisteminin çoğunu kontrol etmektedir.
Kontroller bankacılık kesimi dışındaki finans koşullarına ağır yaptırımlar uygularken bankacılık sisteminin ayrıcalıklı konumu sayesinde karlar da bu sektörde toplanmaktadır. Çin aynı zamanda 2005 yılında hisse senetleri piyasasında da ciddi reformlar yapmış olup, Çinli şirketlerin daha önceden alınıp satılamayan hisse senetleri kolaylıkla ve serbestçe alım-satımı yapılabilir bir konuma getirilmiştir. Yapılan reformlar sonucu şirketlerin piyasa değerleri ve iş hacimleri aşırı şekilde artmıştır. Çoğu gelişmiş ülke ekonomisinin önüne Çin ve para birimi Yuan geçmiştir. Özellikle diğer önemli bir bulgu ise borçlanma piyasalarında şirketler tarafından Yuan’a dayalı borçlanma araçları çıkarılmış olmakla birlikte, yerli ve yabancılar tarafından bu araçlar kolaylıkla alınabilmiş, fakat yabancılara uygulanan sınırlamalar yüzünden istenilen başarılar yakalanamamıştır. Genel anlamıyla bakıldığından finansal piyasalarda önemli adımlar atılmış olmasına rağmen, para birimini uluslararası finansal piyasalarda lider bir konuma getirmek için yeterli olmamıştır.
Çin’in para birimini rezerv para birimi yapabilmesi önündeki en önemli engellerden birisi de borçlanma araçları piyasalarında istenilen düzeyde bir hacime ulaşamamış olmasıdır. Rezerv para birimi olma yolundaki ülkelerden beklenen yüksek kaliteli ve rahatlıkla alınıp satılabilen kamu kağıtları ihracında önemli rol oynamalarıdır. Çin’in mevcut koşullarında diğer birçok gelişmiş ülke ekonomisine istinaden kamu borç seviyesinin düşüklüğü göze çarpmaktadır. Genel anlamda bakıldığında ülkenin bu borç seviyeleri ülke açısından kredibilitesini artırırken rezerv para birimi olma yolunda kamu sektörüne dayalı kağıt ihracını frenlediği için Dolar ile olan mücadelesinde ülkeyi geride bırakmaktadır. Çin’in sağlamış olduğu dinamizm ve buna eşlik eden hızlı büyüme oranları ülkeye ciddi avantajlar sağlayarak Yuan’ın uluslararası arenada kullanılabilirliğini artırmada faydalı olmaktadır. Fakat finansal piyasalarının istenilen düzeye henüz ulaşamamış olması ve hükümet tarafından hem kurumlara hem de piyasalara yönelik ciddi sınırlamalar ve müdahalelerle birlikte sermaye hesabının sürekli sorgulanması ve tam anlamıyla konvertible olmayan bir para birimi olması ABD Dolarının hegemonyasını yıkamamasında en büyük etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kaynak
Ahmet Turan Özgül, Rezerv Para Birimi Olan ABD Doları’nın Rezerv Para Konumunun Sürdürülebilirliği
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Ahmet Turan Özgül’e aittir.
Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Etiketler

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu