DinTarih

Babil Kralı Nabukednasar’ın Yahuda’yı İşgali Ve Yahudilerin Babil’e Sürgünü…

Nebukadnezzar Hakkında Genel Bilgiler

 

İlk Keldanî kralı Nabopolassar’ın (626–605) yirmi bir yıllık krallıgından sonra tahta geçen oglu Nebukadnezzar’ın krallıgının ilk yılları hakkında Babil kaynaklarında çok az bilginin yer aldıgı söylenmektedir. Yine bu kaynaklarda, Tanah’ta çokça bahsi geçen Nebukadnezzar’ın Kudüs’e yönelik seferleri, Yahuda’yı ve Kudüs’ü isgali, Süleyman mabedini yıkıp Yahudalıları sürgüne göndermesi gibi konulara çok az yer verildigi belirtilmektedir. Yahudi tarihi açısından çok önemli görülen bu olayların Babil kaynaklarında fazla yer almaması, aslında Yahuda krallıgının Babil imparatorlugu tarihi açısından dikkate deger bir öneme sahip olmadıgını göstermektedir.Yeni Babil imparatorlugunun kurucusu kral Nabopolassar’ın oglu olan Nebukadnezzar, imparatorlugun gerçek anlamda kurucusu kabul edilmektedir. Nebukadnezzar, tahta geçisinin hemen ardından fetih seferlerine baslamıs, aynı zamanda farklı bölgelerdeki isyanları bastırmakla mesgul olmustur. Filistin ve Suriye’deki hâkimiyetini pekistiren Nebukadnezzar, 601 yılının sonunda Mısır’ı fetih seferlerini baslatmıstır. Fakat bunda basarılı olamamıstır. Bu durum Yahuda da dâhil, Suriye ve Filistin’deki bazı krallara Babil’e karsı isyan etme cesareti vermistir. Yine Nebukadnezzar Elamlılara karsı savasırken, bir yandan da Akad’daki bir ayaklanmayı bastırmaya çalısmıstır. Bu olaylar, Suriye ve Filistin krallarını isyan konusunda bir kez daha cesaretlendirmistir. Nebukadnezzar, çıkan bu isyanları basarılı bir sekilde bastırmıstır. Kudüs’ü ele geçirmis ve Yahuda’yı Babil’e baglı bir vilayet yapmıstır. Ardından Sur (Tyre)  ve Ammonî gibi bazı krallıkları da ülkesine kattıktan sonra, 562 yılında ölmüstür. Nebukadnezzar’ın kisiligi hakkında Babil ve Yahudi kaynaklarında farklı tanımlamalarda bulunulmaktadır. Babil kaynaklarında Nebukadnezzar’dan hâkim ve yasa koyucu olarak faziletlerinden bahsedilmekte ve “adaletin kralı” olarak yüceltilmektedir. Ayrıca ikinci bir Hammurabî olarak kabul edilen Nebukadnezzar’ın, ülkede adaleti saglamak için tanrılar tarafından seçildigi ifade edilmektedir.

Babil kaynaklarına göre Nebukadnezzar, hukuk ve askeri alanların yanında, diger alanlarda da önemli basarılara imza atmıstır. O, Babil’i eski dünyanın yedi harikasından biri haline getirmistir. Bu çerçevede o, Babil’deki eski mabetleri restore ettirmis, Marduk tapınagı Esagila ile yanındaki Etemenanki Zigguratı’nı ve sehrin duvarlarını yeniden insa ettirmistir. Ayrıca o, Babil topraklarını düzenli sulamak için Fırat nehrine baglı kanallar yaptırmıs ve meshur asma bahçelerini kurdurmustur. Kısacası Nebukadnezzar, Babil tarihine göre, MÖ 6. yy.’ın baslarında Babil’i yeniden canlandıran, büyüten ve zirveye ulastıran en önemli kisidir. Nebukadnezzar’ın Yahudi tarihinde de önemli bir yeri vardır. Nebukadnezzar’ı Yahudi tarihi açısından önemli kılan; Yahuda’nın ele geçirilmesi, Süleyman mabedinin yıkılması ve Yahudilerin Babil’e sürgüne gönderilmesiyle sonuçlanan bir dizi askerî seferin onun zamanında ve onun emriyle gerçeklesmis olmasıdır .  Nebukadnezzar’ın Yahudi bellegindeki etkisi, Babil’in Persler tarafından ortadan kaldırılmasından sonra da devam etmistir. Onun Yahudi tarihinde bıraktıgı izlerin etkisi yüzyıllar boyunca devam etmis ve hikâyesi Tanah’ın çesitli kitaplarında yerini almıstır. Nebukadnezzar, erken dönem rabbanî yazınlarda ve geç dönem Tanah metinlerinde zalim, acımasız ve bazen da deli olarak nitelendirilir. Ona atfedilen bu olumsuz imaj oldukça karmasık bir yapı gösterir. Tanah’ın degisik yerlerinde, çogunlukla onun hainligine vurgu yapılırken, bazen ondan olumlu sekilde de bahsedilir. İsrail tarihi boyunca, Yahudi toplumu üzerinde Nebukadnezzar’ın yaptıgı etkiye sahip hemen hemen baska hiçbir kimse yok gibidir. Yahudiler onu, Tanrı’nın evinin yıkıcısı ve meshur Babil Sürgünü’nün mimarı olarak hatırlarlar. Bazı arastırmacılar, Nebukadnezzar’ı büyüten seyin bizzat Yahudilerin kutsal kitabı oldugunu iddia eder.

Nebukadnezzar’ın Yahuda’yı İşgali

Asur İmparatorlugu’nun İsrail devletini yıkmasından sonra, Yahuda Asur tehdidi altındaydı. Asur imparatorlugunun Babillilerce yıkılması (612), Yahuda krallıgına nefes aldırmıstır. Bu sayede Yahuda krallıgı, İsrail krallıgını yıkılmasının ardından 150 yıl daha ayakta kalmıstır. Çünkü Yeni Babil imparatorlugu, Medya ve Umman-manda krallıklarıyla birlikte Ninova’yı da yıkmıs ve 604 yılında Hatti topraklarında (Suriye-Filistin) kendi hâkimiyetini kurmustur. Yeni Babil imparatorlugu, kral Nabopolassar ve Nebukadnezzar dönemlerinde bölgede hâkim güç olmus, özellikle Yahuda, bu gücün etkisi altında kalan bölgelerin basında gelmistir. Baslangıçta Babil’e karsı temkinli bir politika izleyen Yahuda kralları, bölgede yeniden hâkimiyet saglamak için zaman zaman ayaklanmıslardır. Çıkan bu isyanlar üzerine baskent Kudüs birkaç kez kusatılmıs ve isgal edilmistir. 587 yılındaki son isgalde Kudüs yerle bir edilmis, mabet yıkılmıs, mabedin tunç direkleri, ayakları parçalanmıs; diger kutsal mabet esyalarıyla birlikte Babil’e götürülmüstür. Bu hengâmede mabette bulunan kutsal sandık bir görüse göre parçalanmıs, bir görüse göre de daha önce Manasse tarafından mabetten alınmıstır. Bu olaylar sonrasında, Yahuda krallıgı sona ererken, Yahudiler de Babil’e sürgün edilmistir.

nebukadnezar11

Yahudilerin Babil ‘ e Sürülmesi

Yahudi tarihinde “sürgün” denildiginde, genellikle 587/586 yılında Babil kralı Nebukadnezzar’ın Kudüs’ü ele geçirip mabedi yerle bir ettikten sonra Yahudileri Babil’e sürgüne göndermesi kastedilmektedir. Tanah’ta Yahudilerin yasadıgı pek çok sürgün hikâyesinden bahsedilmesine ragmen, hiçbiri Yahudi tarihinde ve yasamında Babil sürgünü kadar etkili olmamıstır.
Yahudilerin tarihte ilk yasadıkları sürgün, Asur sürgünüdür. 700’lü yıllar, Yahudiler için oldukça sıkıntılı dönemlerdi. Bu tarihten önce yasanan olaylar, gelecek zor günlerin habercisi olmustu. Süleyman’ın ölümünden sonra (925) ülke ikiye bölünmüs; I. Yeroboam (924–907) kuzeyde İsrail krallıgını, Rehoboam (924– 903/veya 907) da güneyde Yahuda krallıgını kurmustu. Yahuda krallıgında Rehoboam’ın ardından tahta geçen krallar içerisinde en dikkat çeken isim, kral Ahaz (742–727)’dı. Yotam’dan sonra tahta geçen Ahaz, önceki kralların aksine putperest inançları benimsemis, halkını Yehova’nın yanı sıra pagan tanrılara tapınmaya zorlamıstır. Aynı dönemde, kuzeydeki İsrail krallıgı ise tam bir anarsi içinde olmustur. Bu krallık, baslangıçtan yıkılısına kadar sürekli iç çekismeler, cinayetler ve savaslarla mücadele etmistir. Bu dönemde sık sık krallar degismistir. Örnegin, kral II. Yereboam’ın (785–745) ölümünden sonra, İsrail’de 745–736 yılları arasında bes kral tahta geçmistir.

Parçalanmıs Yahudi toprakları bölgedeki birçok Sami kabilenin, özellikle de gittikçe gücünü hissettiren Aramîler’in tehdidi altında kalmıstır. Fakat İsrail ve Yahuda krallıkları için asıl tehlikeyi Asurlular ve Babilliler olusturmustur. Burası Asurlular için stratejik bir öneme sahipti. Ayrıca Asur imparatorlugu topraklarından baslayan ve Mısır’a giden ticaret yolu da Filistin cografyasından geçmekteydi. Bu nedenle bu iki Yahudi krallıgının topraklarına sahip olmak, Asurlular için büyük bir önem arz etmekteydi. Bundan dolayı, Asurlular bu toprakları ele geçirmek için fetih girisimlerini baslattılar. İlk önce kuzeydeki İsrail Krallıgı topraklarına yönelen Asurlular, fetih girisimlerinin basarılı olmasının ardından, buradaki halkı Asur’a sürgüne göndermislerdir. İki asamada gerçeklesen sürgünlerden ilki, İsrail kralı Pekah döneminde olmustur. Asur kralı III. Tiglat-pileser, kuzeydeki İsrail krallıgının Gilead, Galile ve Naftali bölgelerini ele geçirip orada bulunanları Asur’a sürgüne göndermistir. Asurlular tarafından gerçeklestirilen ikinci sürgün ise, ilk sürgünden yaklasık on yıl sonra, İsrail karalı Hosea zamanında, Samiriye’nin önce Asur kralı Salmaneser (727–722), ardından kral II. Sargon (722–705) tarafından ele geçirilmesinden sonra yasanmıstır. Bu dönemde Samiriye halkının çogu sürgüne gönderilmis ve yerlerine baska bölgelerden insanlar getirilip yerlestirilmistir. Sürgüne gönderilen on İsrail kabilesi, zaman içerisinde tarih sahnesinden silinmistir. Sürgüne gitmeyip geride kalanlar da zamanla pagan inançları benimseyip asimile olmustur. Asur imparatorlugu döneminde, Asur’a vergi vermek suretiyle isgalden kurtulan Yahuda krallıgı, Babil imparatorlugu döneminde aynı sansı
yakalayamamıstır. Kral Nebukadnezzar döneminde Yahuda ele geçirilmis ve halk Babil’e sürgün edilmistir. Nebukadnezzar, çok eski bir düsünce olan bu yöntemle güneybatıdan gelecek saldırılara karsı Filistin’i tampon ülke yapmak ve Babil’in nüfusu olmayan bazı bölgelerinde yerlesimi saglamak istemistir. Asurlular’ın yaptıgının aksine Nebukadnezzar, sürgüne gönderilenlerin yerine baska insanlar yerlestirmemistir.

Tanah’a göre Kudüs’ün isgali ve Yahudilerin Babil’e sürgüne gönderilmesi, Yahuda kralı Yehoyakim zamanında baslamıs ve kral Tsedekiya döneminde sona ermistir. Yahuda kralı Yehoyakim, Babillilere hediyeler vererek Yahuda’nın isgalini bir süre geciktirmistir. Fakat Babillilerin Mısırlılar tarafından zor duruma sokulması (601), kral Yehoyakim’i Mısırlılara güvenerek Babillilere karsı isyan etmeye cesaretlendirmistir. Bunun üzerine Nebukadnezzar, Kudüs’ü yeniden isgal etmis ve çıkan isyanı 598/597’de siddetli bir sekilde bastırmıstır. Yehoyakim’den sonra, yerine oglu Yehoyakin tahta geçmistir. Kudüs Nebukadnezzar’ın ordusu tarafından kusatıldıgı için, kral ancak üç ay tahtta kalabilmistir. Sehri ele geçiren Nebukadnezzar, isyanın cezası olarak henüz on sekiz yasında olan Yahuda kralı Yehoyakin’i, ailesini, kraliyet görevlilerini, savasçıları, sanatkârları ve Kudüs ve Yahuda’dan farklı gruplardan insanları sürgüne göndermistir . Nebukadnezzar, Yehoyakin’i sürgüne gönderdikten sonra yerine amcası Mattanya’yı adını Tsedekiya olarak degistirerek kral atamıs ve ondan baglılık sözü almıstır. Tsedekiya, Mısır firavunları II. Psammetik ve Aprias’ın vaatlerine güvenerek Nebukadnezzar’a karsı isyan etmistir. bunun üzerine Nebukadnezzar, bu olay sonrasında Yahuda’nın bir daha isyana kalkısmaması için komutanı Nebuzaradan’ı, 587 yılında Kudüs’ü yerle bir etmek görevlendirmistir. Nebuzaradan, Kudüs’ü ele geçirdikten sonra, mabedi ve sehrin duvarlarını yerle bir etmistir. Kralın ogullarını onun gözü önünde öldürmüs, kralı da gözlerini kör ettikten sonra, zincire vurarak Babil’e götürmüstür. Ayrıca Nebuzaradan Yahuda’nın askerî, sivil ve dinî liderlerini Ribla’da idam ettirmis; daha az tehlikeli olan halkını da Babil’e sürgüne göndermistir.

Bu dönemde pek çok Yahuda sehri yerle bir edilirken, Benyamin kabilesine dokunulmamıstır. Nebukadnezzar, burada düzeni saglamak üzere Ahikam’ın oglu Gedalya’yı bir Benyamin sehri olan Mizpah’a vali olarak görevlendirmisse de Gedalya’nın valiligi kısa ömürlü olmustur. Gedalya, Nebukadnezzar’la isbirligi yaptıgı suçlamasıyla öldürülmüstür. Gedalya’nın öldürülmesi, Babil’e yeni bir sürgünün (582 yılında) baslangıcı ve bahanesi olmustur. Babil kralı Nebukadnezzar döneminde yasanan bu olaylar neticesinde Yahudilerin son kalesi Kudüs ve dolayısıyla güneydeki Yahuda krallıgı da, İsrail krallıgı gibi sona ermis ve kutsal Kudüs sehri Yahudilerin nazarında “dul bir kadın gibi” kalmıstır. Yahudilerin Babil sürgünü, 539 yılından Pers kralı Kores’in Babil’i fethedip Babillileri maglup etmesinin ardından Yahudilere dönüs izni vermesine kadar devam etmistir. Babillilerin Yahuda’da yaptıkları yıkım, katliam ve sürgünlerin bu kadar siddetli olmasının sebebini, Yahuda krallarının yapılan anlasmalara sadık kalmamasında ve Babil’e karsı defalarca isyan etmesinde aramak gerekir. Önce Yehoyakim, ardından Yehoyakin ve son olarak da Tsedekiya’nın isyanı, kral Nebukadnezzar’ın bir daha isyan edemeyecek sekilde Yahuda’nın yerle bir edilmesini emretmesiyle son bulmustur. Sürgüne gönderilen halk, her seylerini geride bırakarak göç etmek zorunda bırakılmıs, geride kalanlarsa yeni efendilerinin hizmetinde çalısmaya devam etmislerdir. Gerek sürgüne gönderilenler ve gerekse Yahuda’da bırakılanlar, baslarına gelen bu felaketin bir muhasebesini yapma ihtiyacı hissetmislerdir.

  • Bu çalışmanın tüm hakları Ali Osman Kurt adlı kişiye aittir…

Yararlanılan Kaynaklar :

 

Ali Osman Kurt , Babil Sürgünü Sonrasında Ezra Önderliğinde Yahudilerin Yeniden Yapılanması

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün