Emeviler Döneminde Sanat

Bir dönemi kendi bağlamında ve doğru anlayabilmek için o dönemi tüm yönleriyle ele almak gerekmektedir. Emevîler Dönemi kültür dünyasını anlayabilmek, onun sanatsal alanda hangi dallarda ilmî faaliyetler yürüttüğünü bilmekle mümkün olabilmektedir. Emevîler Dönemi sanat hayatında Araplar bir yandan kadim geleneklerinin en önemli öğesi olan şiir ile ilgilenmiş, bir yandan da musiki icra etmişlerdir. Bunlarla beraber edebiyat dalında nesir ve dil ile meşgul olmuşlardır. Meşgul oldukları tüm bu alanları İslam olgusu ile yorumlayarak ortaya ürünler koymuşlardır. Çünkü siyasi ve dinî hayatın yansımaları bu alanlarda da kendinî göstermiştir.

Dil ve Edebiyat

Araplar İslam’dan sonra edebiyat, dil ve şiir gibi sanatsal alanlara Kur’ân ayetlerinin üslubunu ve manasını güzel bir şekilde anlayabilmek için önceki dönemlere nazaran daha çok önem vermişlerdir. Çünkü İslam topraklarına fetihlerden sonra dâhil olan Arap olmayan milletlerin Arapçayı doğru kullanamaması sonucu fasih Arapçada bozukluklar meydana gelmiş ve mevalî tarafından Kur’ân’ın doğru anlaşılmadığı durumlar olmuştur. Tüm bu sebepler ve Kur’ân dilinin Arapça olması, Arap dilinin gramer kurallarının etraflıca ortaya konmasını gerektirmiştir. İslam tarihinde gramer sahasında çalışan ilk nahiv uzmanı âlim, Ebû Esved ed-Düelî’dir (ö.94/688). Hz. Ali bu âlime cümlenin isim, fiil ve edattan oluştuğu bilgisini vermiş ve ondan Arap dili üzerine bir eser vermesini istemiştir. O da bu isteği gerçekleştirmiştir. Yazdığı eserin telifi, Emevîler Dönemi’nin kuruluş yıllarına denk gelmektedir.

Ebû Esved, Arapça nahiv kurallarını Süryanî yöntemlerini kullanarak düzenlemiştir. Çünkü o dönemde Araplar ve Irak’ta yaşayan Süryanîler arasında ilişkiler yoğundur. Nahiv kurallarının ortaya koyulduğu sıralarda Arapların, Irak’ta Keldânîler ve Süryanîler arasında bulundukları bilinmektedir. Bazı kaynaklar, Grek dil mantığından etkilenildiğini söylese de Arapların Yunanlılar ve Romalılardan önce dil çalışmalarına başladıkları hatta Arapçanın giderek bozulmasından ötürü erken başlamaya mecbur bırakıldıkları bilgisinin bulunduğu kaynaklar bu konuda daha makul görünmektedir.

Ebû Esved ile başlayan sarf ve nahiv ilmi, Basra ve Kûfe mektepleri uleması tarafından olgunlaştırılmış ve tamamlanmıştır.

Bu iki mektebin sarf ve nahiv uleması şunlardır: İsa b. Ömer es-Sekafî (ö.149/766), Halil b. Ahmed (ö.175/791), Sibeveyhî (ö.180/793) ve Ebû Amr b. el-Âlâ et-Teymî’dir (ö.154/771). Bu âlimler arasından en büyük dil bilgini kabul edilen isim Halil b. Ahmed’dir. Arap şiirinde aruzun kurucusu olan bu âlimin Kitabü’l-Ayn adlı bir nahiv eseri vardır. Talebesi olan Sibeyhî’nin de el-Kitab adlı gramer kitabı bulunmaktadır. Bu eser, ilk sistematik gramer kitabı olma özelliğini taşımaktadır.

Kur’ân’ın anlaşılması üzerine yapılan çalışmalar, Kur’ân merkezli bir edebiyatın da doğmasını sağlamıştır. Müslüman dünyasının edebiyatını etkileyen ve bir kimliğe büründüren Kur’ân-ı Kerim, Arap dünyasındaki Hristiyan ve Yahudilerin edebiyatlarını dahi etkilemeyi başarmıştır. Arapça konuşmayan milletler Emevî hâkimiyetine girdikten bir süre sonra Arapça olan edebî eserleri kendi dillerine uyarlamışlardır.

Emevîler Dönemi incelendiği zaman, edebiyatın bu dönemde hızlı bir gelişme gösterdiği görülür. Bu gelişmelerde Emevî halifelerinin edebî faaliyetleri desteklemelerinin önemine vurgu yapmakta fayda vardır. Çünkü dört halife döneminde bu alana önem verilmemiş ve ilerleme kaydedilmemiştir. Ama Emevîler Dönemi’nde durum tam tersine dönmüştür. Mesela bu dönemde edebi alanda somut bir ilerleyiş olarak edebiyat meclisleri oluşturulmuştur. Edebiyat meclisleri, Muâviye b. Ebi Süfyan’ın sarayında başlamış ve ondan sonra da hem ilim hem kültür alanında önemli bir müessese olarak devam ettirilmiştir. Abdülmelik b. Mervan, kendi döneminde edebî sohbetler ve törenler tertiplemiştir. Onun şairlerle yaptığı toplantıların tarihte ünü yaygındır. Halifelerden başka valiler ve kumandanlar da şairleri ve hatipleri sevmiş ve desteklemişlerdir. Emevî tarihinde şairlere önem vermeyen tek halife Ömer b. Abdülaziz olmuştur.

Emevî devri edebi sanatı büyük ölçüde şiire dayanmaktadır.

Emevîler Dönemi, Arap şiirinin altın çağını ifade etmektedir. Bilindiği üzere cahiliye devri Araplarında şiir çok yaygındır. Şiir, Arap toplumunun hem tarihi hem de sosyo-kültürel kimliğini ortaya çıkaran bir vesikadır. Araplar, sosyal hayatta başlarından geçen sevinç ve kederleri bir şiir kimliğine büründürerek onlara edebi hüviyet kazandırmışlardır. Sevgiliye karşı duyulan hasret şiir ile dile getirildiği gibi, ölen birinin ardından verdiği ayrılık acısı da yine şiir ile ifade edilmiştir. Bu münasebetle İslam’dan sonraki dönemlerde de şiirin Araplar arasında önem verilerek devam ettirilmesi tabii bir durumdur. Bu dönemde şiir, en önemli eğlence araçlarından biri haline gelmiştir. Özellikle saray ve konaklarda düzenlenen eğlencelerde şairler vazgeçilmez kişiler olmuşlardır. Emevî sarayında sadece Müslüman değil, gayrı müslim şairler de bulunmuş ve diledikleri gibi sanatlarını icra etmişlerdir.”

Şairler, bu dönemde İslam tarihinde ilk kez saltanat idaresi kuran Emevî Devleti’nin kitlelere karşı rejime destek bulma çabasının en büyük yardımcıları olmuşlardır. Halifeler, şairlerin toplulukları etkileme gücünü gözden kaçırmamış, onları himayelerinde tutmuş ve kendilerine bol bol ikramda bulunmuşlardır. Emevî dönemi şiirlerinin konularına bakıldığında, Arap şiirinin Emevîler zamanında dinî, siyasî ve sosyal gelişmelerden etkilenerek yeni temalara yöneldiği görülür. Şiiri etkileyen önemli sosyal gelişmeler, daha önce de zikredildiği üzere fethedilen topraklarda Müslüman Araplarla diğer ırklardan olan ve ekseriyeti İslâm dinîni yeni kabul eden toplulukların bir arada yaşamasına odaklı gelişmelerdir.

Arap dilini öğrenen ve bu dille konuşup yazmaya başlayan bu topluluklar vasıtasıyla Arap şiirine kendi kültürlerinden ve medeniyetlerinden yeni mefhumlar girmiştir.

emeviler ve sanat
emeviler ve sanat

Bu dönemde şiirin bütün türlerinde tesirini gösteren diğer bir husus da dinî motiftir. Cihad için yazılan şiirlerden çölü anlatan şiirlere kadar her türde İslâmî motifler kullanılmıştır. Öte yandan bu dönemdeki siyasî rekabet ve çalkantılar da şiire yansımıştır. Yine Emevî hânedanı, Zübeyrîler, Şîa ve Hâricîler’in siyasî fikirlerini sâvunan şairlerin bulunması ve itikadî mezheplerin ortaya çıkması da şiir üzerinde etkili olmuştur. Bu fırkaların her biri kendi inanç ve ilkelerini dile getiren meşhur şairler yetiştirmiştir.

Emevîler Dönemi şairlerine gelindiği zaman bu dönemde birçok sahada önemli şairlerin yetiştiği görülür. Mesela, metih alanında şiirler yazıp yöneticilerden yüksek bahşişler alan şairlerin başında Nusayb b. Rebâh, Kutâmî, Kâ‘b b. Ma‘dân ve Ziyâd el-A‘cem gelmektedir. Söz konusu dönemde methiyeler kadar hicivler de ön plana çıkmıştır. Dönemin en önemli hiciv şairleri arasında İbn Müferriğ, Hakem b. Abdel ve Sâbit b. Kutne sayılmaktadır. Metih ve hiciv türünün her ikisinde şöhret kazanan şairler ise Emevîler Devrinin ve aynı zamanda Arap edebiyatının en büyük şairleri kabul edilen Ahtal, Ferezdak ve Cerîr b. Atıyye üçlüsüdür. Her üçü de Irak’ta doğmuştur. Ahtal, (ö.92/710) Abdülmelik b. Mervan döneminde Hristiyan bir saray şairidir. Yine aynı sarayda faaliyet gösteren diğer isim Ferezdak’tır (ö.114/732). Cerîr (ö.111/729) ise aynı dönemde vali Haccac’ın sarayında edebî faaliyetlerini yürütmektedir. Bu üç şair, nekaiz şairleri olarak anılmaktadırlar ve günümüzde dahi Arap şiiri araştırmalarında şiirlerine başvurulan en büyük şairlerdir.

Emevîler Dönemi şiir akımlarından biri de bağımsız şiir ekolüdür.

Bu ekolün en belirgin teması aşktır. Bu türün en büyük şairi Ömer b. Rebia’dır (ö.101/719). Bu ismin peşinden Cemil (ö.82/701) adlı şair gelmektedir. Cemil’in şiirleri şarkıcılar tarafından güfte olarak kullanılmıştır. Emevîler Dönemi edebi hayatında şiirler kadar hitabet de yer edinmiştir. Hitabet, o dönemde şiir gibi fikirlerin yayılması, halka ve orduya heyecan verilmesi için bir vasıta olarak kullanılmıştır. Bu sanat, gelişimi ve kullanımı açısından kendinden önceki ve sonraki devirlerde dahi görülmeyecek yüksek bir seviyeye ulaşmıştır.

Camilerde hutbelerde insanlara birtakım düşünceleri aşılamak adına kullanılmıştır. Dönemin ünlü hatipleri Hasan Basri, Abdullah b. Yahyâ el-Kindî (İbâzî) (ö. 130/748), Ahnef b. Kays et-Temîmî (ö. 67/686-87) ve dönemin valilerinden Haccâc b. Yûsuf es-Sekafî’dir (ö. 95/714). Emevîler Dönemi’nde başka bir edebi tür olarak nesir de gelişmiştir. Nesir, kültürel hayatın gelişiminde oldukça faydalı bir tür olmuştur. Nesir sahasına özellikle Arap olmayan halkların ciddi bir katkısı olmuştur. Çünkü nesir, onlar için etkili bir iletişim yolu olma özelliğini taşımaktadır. Bunda Abdülmelik’in resmi yazışma dili olarak Grekçe ve Pehlevice yerine Arapçayı zorunlu kılarak giriştiği ıslahatın büyük payı olmuştur. Bu sebeple beraber ilimlerin yazımında nesir türünün kullanılması da ilimle uğraşan mevalîyi nesre yönlendirmiştir. Dönemin nesir eserleri ilmî kitaplar, divanlar, mektuplar ve hutbeler olmuştur.

Musiki

Musiki sahasına gelindiği zaman, bu türün Emevîler Dönemi’nde yıldızı parlayan faaliyet alanlarından biri olduğunu söylemek gereklidir. Gerek müzisyenlerin toplum içerisinde saygın bir yerde olması, gerek saraylarda özel olarak ağırlanması, gerekse bu mesleği icra edenlerin iyi para kazanıyor olması Emevîler Dönemi’nin müziğe olan bakışını ortaya sermektedir. İslam öncesi dönemde Araplar, kervanlarıyla alakalı şarkılar, savaş türküleri, aşk şarkıları gibi musiki türlerine sahiptiler. İslam’ın doğduğu sıralarda toplumda def, flüt ve kaval kullanılmaktaydı. Emevîler Dönemi’ne gelindiğinde bu çalgılara ek olarak nefesli, vurmalı ve telli çalığılar eklenmiştir. Ayrıca bu devirde yapılan fetihlerle beraber Hicaz topraklarına cariye ve kölelerle beraber bazı musiki aletleri de getirilmiştir. Getirilen köleler ve onların daha önce bilinmeyen aletleri ile yeni metotlar geliştirilmiş ve şarkılar bestelenmiştir.

Emevîler Dönemi’nde Mekke ve Medine, dinî ilimlerin merkezi olduğu kadar musikinin de merkezi olmuştur. Bu bölgelerde kadın ve erkek sanatçılar yetişmiştir. Özellikle Medine’de müzik eğitimi veren okullar açılmış ve musiki akademik seviyeye ulaşmıştır. Ayrıca Sekîne bint Hüseyin gibi toplumun elit tabakası, kendi evlerini musiki eğlenceleri ve müzik eğitimi için açmışlardır. Dönemin müzisyenlerine gelindiğinde bu dönemin en önemli isminin Yunus el-Kâtib (ö.135/752) olduğu bilinmektedir. Kendisi İslam tarihindeki musiki ilminin ilk eserlerini yazmıştır. Kitab’un Neğam ve Kitabü’l-Eğani adlı eserleri vardır. Bu eserler günümüze ulaşmasa da kendileriyle alakalı bilgilere İsfehanî’nin el-Eğani’sinde ulaşılmıştır. Bu dönemde meşhur olan bir diğer isim ise Tuvays’tır (ö.92/710). Bu şahıs, Medine camiasının meşhur şarkıcılarındandır. Tarihte kadınlar gibi giyinip şarkı söyleyen ilk yabancı olarak tanınmaktadır. Dönemin diğer isimleri İbn Süreyc (ö.108/726), el-Ğarid, İbn Muhriz (ö.95/715) ve Ma‘bed’dir (ö.125/743).

Sonuç itibariyle Emevîler Dönemi ilmi çalışmaları Kur’ân ve sünnet üzere ağırlık kazanmış bir dönemdir.

İlimlerin sınırları bu dönemde artık yavaş yavaş kesinleşmeye başlamıştır. Bunlara ek olarak fetihlerle birlikte İslam dünyasına -Arapların daha önce ilgilenmediği- yeni beşerî ilimler de girmiştir. Bu bölümde dönemin ilimleri tek tek ele alındıktan sonra bu ilimlerin hangi ortamlarda ve kimler tarafından eğitime tabi tutulduğunu öğrenmek dönemi anlamak açısından önemlidir.

Bu Yazımız da İlginizi Çekebilir:

İlk Dönem İslam Tasavvufu ve Horasan Ekolü

Türk Bankacılık Sektöründeki Finansal Riskler

Kaynak

Tuba Akçay, Din Eğitimi Perspektifiyle Emeviler Döneminde Eğitim ve Öğretim Anlayışı

 

*Bu çalışmanın tüm hakları, Tuba Akçay’a aittir.

*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.