Osmanlı Ekonomisinde Galata Bankerleri

Osmanlı kimlerden borç aldı? Galata bankerleri kimlerdir? Osmanlı’nın büyük bankerleri kimlerdir? Baltazzi ailesi kimdir? Galata bankerleri ile ilgili merak ettikleriniz, bu yazımızda. Tarih arşivi sizler için araştırıyor.

Balta Limanı Anlaşması’ndan sonra Osmanlı limanlarında İstanbul, İzmir ve Güney Limanları ve Karadeniz limanlarında yabancı tüccarların ürünlerinin Galata Bankerlerini ve bunların liman kentlerinde işbirliği içinde oldukları ortaklarını daha da zengin etmiştir. Galata Bankerlerinin önemli bir özelliği kredi sağlama, yerli ve yabancı tüccarları finanse etmeleriydi. Bunlar arasında sıyrılan Rum Bankerler, tüccarlarla kurdukları ortaklıkla düşük kredilerle satın aldıkları malları, peşin para ile satarak elde ettikleri parayı üzerine birkaç kat faiz koyarak gene bu malları pazarlayanlara ve tüketicilere kredi olarak verebiliyorlardı. Bu tüccar ve bankerler, işbirliği sayesinde, ihracat mallarından özellikle hububat düşük fiyatla satın alıyor, Batıya ihraç edilen malların ucuza
kapatılmasını sağlıyorlardı. Bu oluşum göz ardı edilemeyecek bir oluşumdur zira Osmanlı’nın ticaretini sürdüren bu Gayrimüslim tüccarlardan Rumlar tekelci alıcı ve tekelci satıcı olarak güçlenirken Ermeni ve Yahudiler ise dâhili tüketim ihtiyaçlarını finanse etmektelerdi. Ermeniler ayrıca “devlet sarraflığını” yürütmekte Yahudiler ise yüksek memurların ve saray çevresinin masraflarını finanse etmektelerdi. Galata bankerleri ve İngiltere..

İngiltere’nin Osmanlı pazarlarında hâkim hale gelmeye başlaması ve yabancı ürünlerin sıklıkla görülmesi de Sanayi Devrimiyle daha da hız kazanmıştı. İngilizlerin ve Batılıların yabancı tüccarlar ile imparatorluk içindeki azınlıklardan ortaklarına ve Galata Bankerlerine serbest faaliyet göstermelerini sağlayan Balta Limanı Anlaşması, Osmanlı piyasasında bunların ve dolayısıyla Batı etkisinin artarak yerleşmesine sebep oldu. Böylece Osmanlı İmparatorluğunda Batının ve İngiliz ekonomik politikasının yarattığı şekilde bir ticari ve finans burjuvazisi meydana geldi. Bunlar da finans gücü sayesinde 19. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı idaresinde bazı mevkileri ele geçirmeye başlamışlardır. Ayrıca güçlenen bu burjuvazinin açtığı okullarda yetişen eğitimli yeni nesil daha etkin ve tanınan isimleri çıkaracak bunların da hem memuriyetle hem de bankerlik faaliyetleriyle Osmanlı yönetimi arasındaki münasebeti ise daha sıkı olacaktı.

Galata Bankerleri Osmanlı yönetiminde etkili olmayı çıkarları açısından her zaman gaye edinmiş topluluk ve varlıklarının devamının da buna bağlı olduğu söylenebilir.

Dolayısıyla saray çevresiyle işbirliği içinde olan bankerlerin bu münasebeti Tanzimatla devlet görevlilerinin gücü ve yetkisinin artmasıyla bunlarla kurulacak iyi ilişkilere dönüşmüştür. Örneğin bankerlerin tüm valilerle iyi münasebetleri vardı. Valilerin bankerlerden aldıkları borçları ya da verdikleri rüşveti karşılayabilmek için iltizam usulü ve aşar vergisinin toplama mekanizmasını kullanmaları söz konusudur.

Bundan başka, piyasayı kontrol eden bu grup, Galata Bankerleri üzerinde 1838 Ticaret Anlaşması’nın ne tür sonuçları oldu ya da anlaşmanın yaratmaya çalıştığı yeni ortam bunları nasıl etkiledi. İşin bu tarafını değerlendirdiğimizde Çin’de Nanking Anlaşması’nın Co-hong tüccarlarının ya da geleneksel kısıtlamaların etkisiyle pazarlara nispeten daha az nüfuz edebilmesinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Yukarıda da bahsedildiği üzere Osmanlı piyasasını kontrol etmeye muktedir olan bu grubun, 18. yüzyılda varlığını, 19. yüzyılda da toplumda ve yönetim mekanizmasında etkinliğini giderek artırmaya başlaması ile İngiliz ve yabancı tüccarların ve bunların mallarının pazarlara girişinde, bu grupların komprador olarak algılanıp algılanamayacağı hususunu 1838 Ticaret Anlaşması’nın bunlarla olan ilişkisi üzerinden değerlendirmek mümkün olacaktır.

1839 yılında ilk kaimenin çıkarılması ile ithalatta kullanılan paranın önemi ortaya çıkmıştır.

Bu para ise Galata Bankerleri tarafından büyük faiz ve komisyon marjları tarafından sağlanmıştır. Haydar Kazgan’ın belirttiğine göre kaime ve gümüş paraların ithal mallarını değerlendirmede sürekli değişen bir kur meydana getirmesi mallar üzerinde spekülasyona yol açmasına sebep olmuştur. Bu faaliyetler de Galata Bankerlerinin daha çok kazanmasına neden olmuş, gümrük resimlerinin iltizamında büyük ihaleleri kazanabilecek kadar güçlenmeleriyle sonuçlanmıştır . 1838 Ticaret Anlaşması ise İngiliz mallarının %3’lük bir değer ile düşük bir gümrük resmi ödenmesi ile daha çok malın Osmanlı İmparatorluğu pazarlarında talep edilmesi bu resimlerden elde edilen gelirleri yükseltmişti. Bu durum gümrük iltizamında bankerlerin yeni bir yöntem geliştirmesine neden olmuştur. İltizam müzayedelerinde bir bankerin iltizamı üstlenmesini sağlayarak diğerlerinin ise arka planda elde edilen gelirden pay alabilmeleri mümkün olmuştur. Bu şekilde iltizam gelirinden pay alan diğer bankerler ve iltizamı alan banker güçleniyordu. Gümrük resmi, genellikle yabancı paralarla tahsil edilirken iltizamı üstlenen bankere ihale edilen gümrük hâsılatı, devlete kaime veya gümüş para ile ödenmekteydi. Galata bankerleri ticaret kısmını nasıl etkiliyordu?

Ticaret anlaşmasıyla gümrük resminin %3 oranında azaltılmasının sonucu olarak gümrük hâsılatının artması ve devletin önemli bir gelir kaynağının oluşmasının başka sonuçları da vardı. Tanzimatın da etkisiyle devlet kadrolarında gelişme yaşandı örneğin iltizamı olan bir banker 200 kişiye kadar memur çalıştırması söz konusu olabilmiştir. Avrupa mallarını toptan satan ve ithalatçılık yapan kişilere dönüşen devlet kadroları ve saray çevresi kısa vadede olumsuz sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalmışlardı. Sermayelerin ortaya konduğu itibarla iflasın önlenmesi için dış borcu kaçınılmaz kılmıştı. Tüketim olanaklarının artması ile tüketimi düzenlemek için Şirketi Hayriye adlı kurum böyle “bir tüketim reform modelinin” üründür. Zira Batı mallarının girişi ile Batı usulü hizmet tüketimi de yaygınlaştı bu suretle de tüccar, memur ve esnaf da bu harekete katıldı ve tüketimin yeni bir boyutunun kabulü sağlandı.

Balta Limanı Anlaşması’nın en önemli sonuçları arasında ihracat gümrüklerinin yeniden düzenlenmesi ile İngiliz tüccarlarının serbestçe dolaşması sayılmaktadır.

Ancak bu anlaşmanın imzalanmasından sonra ilk yıllarda olumlu sonuçlar da görülmüştü, gümrük hâsılatının iki katına çıkması ile ihracatın neredeyse ithalatı ikame edecek bir gelişme göstermesi çağdaş çalışmalarda da göz ardı edilmemektedir. Fakat bu süreç kısa sürmüş, 1844 yılında Osmanlı’da altın ve gümüş stoku bitmiştir bunun üzerine de Galata Bankerleri arasında en meşhurlarından olan Alléon ve Baltazzi İstanbul Bankası’nı kurmuştur. Bu bankanın işlevi ve görevi bu dönemde Londra ve Paris’ten sermaye çekerek başarılan bir ithalat sürecinin devamı sağlamış olmasındadır. 1847 yılında Bank-ı Dersaadet adı ile kurulan banka Avrupa kapitalizminin İstanbul ve Osmanlı topraklarına yayılımının da bir göstergesidir. Bu bankanın İngiliz sermayesi ile bir süre devam eden faaliyetleri daha sonra Fransız desteği ile yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak Bankanın kısa vadeli borçlarını ödeyememesi yüzünden kapatılmasının ardından 4 yıl sonra 1856’da Osmanlı Bankası kuruldu.

galata bankerleri
galata bankerleri

1848 yılında alınan ilk dış borçtan sonra 1854 yılında devamlı borç alınmaya başlanıncaya kadar dış ticarette bir kriz dönemi hâkim olmuş, altın ve gümüş stoklarının elden çıkarılarak ancak yürütülmesi söz konusu olmuştur.

Bu suretle 19. yüzyıl sonuna kadar giderek artan borçların ardında bazı olumsuzluklar ve iç dinamiklerden kaynaklanan yetersizlikler vardır. Bu sorunları tarım ürünlerinin ihracat yapılacak limanlara taşınmasında yaşanan sıkıtınlar, ham ipek hariç pamuk, tütün ve tiftiğin memleket içinde işleme tabi tutulmadan, pazarlama
stratejilerine göre değerlendirilmeden ihraç edilmesi olarak saymak mümkündür. Bu sorunların farklı ticaret politikaları ile çözülmeye çalışılması 19. yüzyılın son çeyreğini bulmaktadır. 1838 Ticaret anlaşması ve Tanzimat’ın ilanıyla İngiliz ve yabancı tüccarlara ve bunların Osmanlı topraklarında yaşamlarını sürdüren azınlık işbirlikçi ve temsilcilerine imparatorluk içlerinde serbest dolaşım hakkı ve ticari imtiyazlardan yararlanabilme hakkı verilmişti. Yukarıda bahsedildiği gibi 1838-1845 yılları arasında ithalatın da çok hızlı artmasıyla gedik ve lonca sistemine dayanan Osmanlı sanayi büyük zarar görmüş, kıymetli madenler de yok olmuştu.

Osmanlı pazarlarına yabancı malları ve tüccarları ile beraber zaten var olan misyonerlerin okulları da sermaye desteğini arkalarına alarak açılmaya ve yaygınlaşmaya başladı.

Yukarıda da bahsedildiği gibi ticaret alanında bilgili ve kültürlü azınlık sınıfı bu sayede yetişmeye başlamıştı. Bu azınlık sınıfının giderek ithalat konusunda beceri ve başarı kazanması Osmanlı merkantilizmi adı verilen bir yapıyı ortaya çıkardı. İthal mallarında görülen bu yoğunluk ile merkantilizmin gerisinde gerekli olan üretim yapısı ve sanayileşme faaliyetleri aynı doğrultuda gerçekleşmediği için “ikame sanayi” fonksiyonu görülmemiştir. Bunun gerçekleşmemesinin sebebi yine mevcut durumu yaratan aktörlerdir. Zira üretimi gerçekleştirecek olan yapı sermaye ve emek harcamaktansa risk almadan ithalat gelirini kısa vadede karşılayabilmekteydi.

Büyük kentlerde bir sınıf olarak varlıklarını ortaya koyan bu merkantilist hareket ihracatın ithalatı finanse edememesinden kaynaklanan iktisadi sıkıntının altın ve gümüşün Batıya çıkmasına sebep olmasına, Osmanlı merkantilizminden finans kapitalizmine geçişe neden olmuştur. Osmanlı’da ticaretin bu değişim ve gelişim kazanması bu tüccarların ithalatçı ve ihracatçı olarak sağladıkları gelire bağlı idi. Kısaca ticaret faaliyetleri yukarıda bahsedilen bankacılık faaliyetleri gibi finans kesiminin sağladığı desteğin etkisi altında kalacak, sahip oldukları gelirler ve kazançlar da desteğini aldıkları bu finans sektörünün hâkimiyeti altına girecektir.

Osmanlı finans sektörünün bu faaliyetleri ise bankacılık hareketinin iflas etmesi ile ilk borçlanma aşamasında ekonomik destek sağladığı için Galata Finans piyasası, Osmanlı ekonomisinin kalbi konumuna yükselecektir.

Bu suretle küçük tasarruflar da finans piyasasına akmaya başlaması ile bankacılık faaliyetleri artarak gelişecek ve yayılacaktır. Galata Bankerlerinin özellikle 1838 Anlaşması’nda sonra Osmanlı İmparatorluğu’nda var olan konumları giderek güçlenmiş ve pekişmiştir. Zamanın getirdiği finans ve kapital sistemleriyle Osmanlı İmparatorluğu ekonomisinde başta İngiliz ve daha sonra Fransız ekonomik etki alanına girmesi alınan dış borçlarla daha çok siyasi etkiye açık hale getirecekti. 19. yüzyılın en büyük ekonomik sorunu ve bağlayıcılığı haline gelen bu dış borçlar meselesi ve İngiliz ve Batı kapitalizminin ülkede yayılmaya başlaması komprador işbirlikçi olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı tartışmalı olan bu Gayrimüslim tebaa sayesinde başladığını söylemek çok da yanlış olmayacaktır.

Osmanlı İmparatorluğu liman şehirleri tek tek ele alınabilecek ya da ortak bir İngiliz iktisadi yayılımının özellikleri üzerine yorum yapılamayacak kadar geniş, köklü tarihe dayanan ve özelliklidir.

Bu çalışmada üzerinde ancak payitaht ve diplomatik ilişkilerin yürütülmesi hususu ele alınabilmektedir. Bu konuda ticareti yapıla gelen malların ve ürünlerin niteliği ve niceliği düşünüldüğünde varılacak sonuçların boyutu çalışmayı da başka mecraya sürükleyecektir. Bu aşamada Çin’de varlığı sorgulanan İngiliz ticaret anlaşması ile yeni bir sürecin başladığı ancak direncin yanında literatürde komprador olarak nitelenen tüccarların varlığı da ayrıca ele alınacaktır. Bu değerlendirildiğinde İngiliz dış politikasının bir ürünü olan bu serbest ticaret anlaşmasının yerel gruplar tarafından bir avantaja dönüştürülüp dönüştürülemediği de ortaya çıkabilecektir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:

Sultan Abdülaziz Han’ın Tahttan İndirilişi ve Baltazzi Ailesi

Ekonomik Büyüme Nedir?

Kaynak

Tevfik Orçun Özgün, Büyük Britanya’nın Geleneksel İmparatorluklar Üzerindeki Politikası: Osmanlı ve Çin Örneği (1793-1842)

Fatih Tosun – Galata Bankerleri ve Osmanlı Ekonomisi

*Bu çalışmanın tüm hakları, Tevfik Orçun Özgün’e aittir.

*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.