Hagana Terör Örgütü Ve İsrail'in Kuruluşu

Hagana Terör Örgütü, Siyonist terör örgütlerinin içindeki en büyük örgüttür. Aynı zamanda o dönemdeki tüm Siyonist terör örgütlerinin başı, Siyonist hareketin organları ve İngiliz Hükümetince desteklenen İsrail Devleti Ordusu’nu oluşturan örgüttür. Bu nedenle İsrail Devleti’nin kurulmasında en etkili terör örgütü Hagana olmuştur.
Hagana’nın Kuruluşu
Hagana Terör Örgütü’nün kurulmasında üç önemli faktör vardı, Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesi ile başlayan Filistin’deki İngiliz mandası döneminde Filistin’e büyük miktarlarda Yahudi göçü olmuştur. Aynı zamanda Yahudilerin Filistin’de toprak satın almasına ve Siyonist harekete bağlı şirketlerin Filistin’de çalışmasına izin veren yasaların çıkması nedeniyle Filistin’de Yahudi yerleşim yerlerinin sayılarında artış yaşanmıştır. Bu yerleşim yerlerinin korunması, İngiliz askerlerine ve İngilizler tarafından kurulup Yahudilerden oluşan muhafızlar birliğine (Haşomer) bırakılmıştı. Filistinliler, İngiliz Hükümeti’nin Filistin’deki planını anlayınca bu yabancı varlıklara karşı küçük çapta saldırılar düzenledi. İngiliz askeri kamplarından uzak kalan Yahudi yerleşim yerleri bu saldırılardan olumsuz etkilendi. Yahudi muhafızlar birliğinin bu risklere karşı zayıf kalması sebebiyle daha güçlü, gerek savunma gerekse de saldırı yapabilecek Siyonist hareketin Filistin’deki tüm varlıklarını koruma amaçlı daha etkin bir askeri örgütün kurulması ihtiyacı doğdu.
İkinci faktör, 1917’deki Balfour Deklarasyonu ve daha sonraki yıllarda Filistin’de baş gösteren İngiliz mandası dönemidir. Burada hem Siyonist hareket hem de Yahudiler, İngilizlerin verdiği sözü yerine getirdiklerinde Yahudi devletini koruyacak bir ordunun kurulması ihtiyacına inanıyorlardı. Üçüncü faktör ise Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz ordusu içinde kurulan Yahudi birliklerdir. Bu birliklerin kurulmasında iki önemli Yahudi’nin yoğun çabası vardır. Birincisi bir Rus gazetesinin Mısır muhabiri olarak çalışan Zayef Jabotinsky, ikincisi ise Çarlık ordusunda görevli subay Yusuf Trambaldor’dur. Bu iki Yahudi’ye göre gençler, İngiliz Ordusuna katılıp hem askeri eğitim alacak hem de savaş tecrübesi yaşamış olacaktır. Savaş bittiğinde ve Yahudi devleti kurulduğunda bu devleti koruyacak ordunun çekirdeği olacaklardır.
Japotenski ve Trambaldor, Mısır’daki İngiliz ordu komutanı ile görüştü ve bu görüşmeden sonra İngiliz Ordusu içinde Birinci Yahudi Birliği kuruldu. Bu birliğe 1 Nisan 1915’te “Siyonist Katır Sürenler” (Zion Mule Corps) ismi verildi. Birliğin görevi sadece İngiliz Ordusu için dağlık bölgelere katır sırtında silah ve mühimmat taşımak kaldı ve bu birlik birkaç ay sonra dağıldı. 23 Ağustos 1917’de Jabotinsky’nin ve Siyonistlerin İngiliz Hükümeti üzerindeki baskıları sonucunda resmi bir kararla İbrani birlik (Jewish Legion) kuruldu. Bu birliğin başına İngiliz General Paterson getirildi ve bu birlik Mısır’da kaldı. Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesi ile İbrani birlik, Filistin’e girip dağıldı. Hagana Terör Örgütü’nün önemli bir elaman kaynağı oldu. Ocak 1918’de ABD Hükümeti’nin baskısı ile İngiliz ordusunda üçüncü Yahudi birlik kuruldu. Bu birlik, 39. Kral Tüfekli Birliği olarak geçiyordu ve birliğin çoğu ABD ve Kanada Yahudilerinden oluşuyordu. Filistin’deki Yahudilerden kurulan 40. Kral Tüfekli Birliği, dördüncü İngiliz Ordusunda çalışan birlik oldu. Bu birliğin sayısı 1100 kişi, görevi ise Filistin’i korumaktı. Tüm bu birlikler Haziran 1921’de dağıldı ve mensupları, Hagana Terör Örgütü’ne askeri tecrübesi olan elmanlar olarak yerleştiler.
18 Mayıs 1920’de “Ahadot Ha Afoda” solcu Yahudi İşçi Partisinin Yahudi Muhafızlar Birliğinin liderleri ile yaptığı toplantı sonunda şu kararlar alındı:
1.Yahudi Muhafızlar Birliğinin Dağılması.
2.Dağılan Muhafızlar Birliğinin, yeni kurulacak Hagana Terör Örgütü’nün çekirdeğini oluşturması.
3.Hagana Terör Örgütü’nün, Ahadot Ha Afoda partisinin askeri kolu olması.
15 Haziran 1921’de Hagana Terör Örgütü’nün kuruluşu ilan edildi. Hagana, İbranice savunma anlamına gelmektedir. Bu örgüt kendine hedef olarak Yahudi yerleşim yerlerini, toplulukları ve Siyonistlere bağılı her türlü organ veya şirketin güvenliğini seçmiştir.
Hagana’nın İdeolojisi ve Stratejisi
Hagana, 1924 yılında çıkardığı anayasaya göre, hedefi Filistin’de Yahudilerin mallarını ve hayatlarını korumak olan gizli bir askeri örgüttü. Aynı zamanda Yahudilerin Filistin’deki göç ve yayılmaları esnasındaki güvenliğini üstleniyordu. Hagana Terör Örgütü; takip ettiği strateji gereği olarak Filistin’e Yahudi göçünün artması gerektiğinde silah kullanıp eylemler yapıyor, Filistin’de zorla ve silah yolu ile toprak alıyor, Filistinlileri topraklarını bırakmaları için terör eylemleri düzenliyordu. İngilizler, tüm bunları gerçekleştiren Hagana ile müttefiktir. Bu stratejileri beğenen Siyonist hareket başkanı Hayem Waisman, terör nedeni ile toprağını bırakan Filistinliler hakkında şunları söylemiştir. Filistinlilerin toplu olarak topraklarından kaçması İsrail’in görevini kolaylaştırdı. Böylece demografik başarı elde ettik ve Filistin toprağı Yahudiler için boş ve hazır vaziyette beklemekteydi.

Hagana’nın Finansmanı ve Elaman Kazanma Stratejisi
Hagana Terör Örgütü’nün finansman kaynakları: İlk olarak bağlı olduğu Ahadot Partisi, daha sonra Yahudi İşçi Sendikası (Hestadrot), Yahudi Ajansı ve diğer Siyonist organlardır. Ayrıca İngiliz Hükümeti’nin de bu konuda katkısı vardır. İleride göreceğimiz gibi İngilizler, Hagana özel timleri olan Balmah üyelerinin maaşlarını bir süre ödemiştir. Hagana’nın 24 Temmuz 1938’de Yahudilerden topladığı yerleşimci fidyesi de örgütün finansmanı içine girmiştir. Elaman kazanma stratejisi olarak Hagana Anayasası’na göre her Yahudi, bir Hagana elamanı olabilir. Hagana elamanları ilk yılarda Yahudi Muhafızlar Birliğinin elamanları ve İngiliz Ordusunda yer alan dört Yahudi birliğinin elamanlarından oluşmuştur.
Hagana’nın Gelişimi
Hagana Terör Örgütü kurulduktan sonra ilk olarak İngilizlere karşı ayaklanan Filistinliler ile karşı karşıya geldi. Bu olaylar Hagana Terör Örgütü’nün zayıf olduğunu ortaya çıkardı. Aynı zamanda İngilizler, bu ayaklanan gruplara karşı Hagana Terör Örgütü’nü kullanmak istedi, bu şekilde iki tarafın da hedefi olan Hagana, elamanlarına daha fazla silah ve askeri eğitim vermek zorunda kaldı. 1937 yılında İngiliz General Award Sharls Wenget, Hagana elamanlarına askeri kurs verdi ve kursun sonunda bu elamanlara silah dağıtıldı. Hagana Terör Örgütü’nün gelişimini dört önemli süreçte ele alabiliriz. Birinci süreci Hagana Terör Örgütün’de çıkan bölünmeler oluşturur. Örgüt içindeki birinci bölünme, eski Muhafızlar Birliği lideri Yesrail Shohat ve Yahudi Birliklerin lideri Elyaho Golamb arasında yaşandı. İki taraf arasında büyük tartışmalar oldu. Shohat ve taraftarları Hagana Örgütü’nün müstakil kalmasını ve hiçbir partiye bağlanmamasını istediler, Golamb ise durumun aynen devam etmesini savundu. Bu tartışmanın sonucunda Haziran 1921’de Ha Afoda Partisi temsilcisi, Yahudi İşçi Sendikası temsilcisi, Golamb ve Shohat bu sorunu çözmek için bir araya geldiler. Toplantıda Hagana’nın Ha Afoda Partisine bağlı kalması kararlaştırıldı. Shohat ve taraftarları ise bu kararı kabul etmeyerek ayrılma kararı aldı. Ayrılanların çoğu 1926’da geri dönerek Hagana’ya katılmıştır.
İkinci bölünme ise 1931 yılında Hagana’nın Kudüs’teki lideri Abraham Tahomi tarafından başlatılmıştır. Tahomi, Hagana Terör Örgütü’nü Filistin ayaklanmaları dönemindeki başarısızlıkları, özelikle de Burak ayaklanmasında gördüğü zayıflık nedeniyle eleştiriyordu. Aynı zamanda Hagana’nın gizli bir örgüt kalmasında fayda olmadığını, onun yerine Hagana’nın orduya dönüşmesi gerektiğini savunuyordu. Bu nedenlerle Tahomi ve taraftarları, Hagana’dan ayrılıp Hagana B örgütünü kurdular. Hagana B Terör Örgütü, finansmanın zayıflığı, özelikle de destekçi Siyonist organların bu örgütü desteklememeleri sebebiyle silah yönünden zayıf kaldı. Bu nedenle de, 26 Nisan 1937 tarihinde Tahomi ve bir grup ayrılıkçı ana örgüte geri dönme kararı aldı. Hagana’ya geri dönmek istemeyen Mushi Rozenberg, Abraham Shtern ve David Razael gibi liderler Irgun isimli yeni bir terör örgütü kurdular.
İkinci süreç ise Hagana Terör Örgütü ile Irgun Terör Örgütü arasındaki ilişkiler ve çekişmelerdir. İki terör örgütü de Yahudi toplumu içinde kendine yer edinmeye ve toplumu kendi stratejine ikna etmeye çalıştı. İki örgüt arasında değişik nedenlerle karşılıklı elaman kaçırma, silah depolarını yağmalama olayları yaşandı ve bu durum karşılıklı çatışmalara kadar gitti. İki örgüt arasındaki çekişmelere şu olay güzel bir örnektir: 02 Temmuz 1938’de Hayfa’da iki Irgun elamanı, Filistinli sandıkları bir kişiye ateş etiler. Bu kişi Yahudi olduğundan yolda bulunanlar, eylemi yapan Irgun elamanını yakalayıp Hagana’ya teslim ettiler. Irgun Terör Örgütü bu elamanına karşılık olarak Hagana’nın Tel Aviv’deki lideri olan Zaharya Kekyon’u kaçırdı. Buna ilaveten 1939 yılında Irgun’un emri ile Hagana’ya ait silah depoları yağmalandı. Hagana elamanlarının da karışlık vermesiyle iki taraf arasındaki çekişmeler uzayıp gitti.
Üçüncü süreci ise Hagana ve İngiliz mandası arasındaki ilişkiler ve İkinci Dünya Savaşı olarak özetleyebiliriz. İki taraf arasındaki ilişkiler uzun yıllar menfaate dayalı olarak gelişti. 1936-1939 arasındaki yıllar hep karşılıklı menfaatlerin gözetildiği dönemlerdir. Bu yıllarda Filistinliler, İngiliz mandasına karşı birçok ayaklanma başlatmış, İngilizler bu ayaklanmaları bastırmak için Hagana Terör Örgütü’nü kullanmıştır. Hagana da bundan yararlanarak ihtiyaç duyduğu askeri eğitimi almış, depolarını silahla doldurmuştur. Hatta bu işbirliği Siyonist terör örgütlerine karşı da sürmüştür. Tüm bunlara rağmen bu iyi ilişkiler her zaman için geçerli değildi. İngilizler, Filistin ile ilgili olarak 17 Mayıs 1939’da çıkardığı ikinci “Beyaz Kitap” adı verilen kurallarla Filistin’e Yahudi göçünü kısıtlayıp minimum dereceye indirmiş, Yahudilerin Filistin’de toprak almalarını durdurmuş ve Filistinliler için bir devlet kurulmasına izin vereceğini açıklamıştır. İngilizlerin bu kararlardaki amacı: İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile Filistinliler ve bölgedeki Müslümanların Almanya ile müttefik olmasını engellemek ve İngiltere ile ittifak halinde olmalarını sağlamaktı. Siyonistler ve Hagana bu kararlardan memnun kalmamış fakat savaşın ilk yıllarında sadece siyasi baskılar yapmakla yetinmiştir.
İngilizlerin Siyonistlerle ve dolaysıyla Hagana ile arasındaki ilişkileri sarsan başka bir konu daha vardı. Siyonistler, İngiliz Ordusu içinde bir Yahudi Birliğinin kurulmasını istedi. Bu birlik Filistin’de kalacak ve İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra elde hazır bir ordu bulunacaktı. Fakat İngilizler, bölgedeki ortamı bozmamak için bu isteği kabul etmedi. İkinci Dünya Savaşı’nda müttefiklerin galip geleceği anlaşılınca İngiliz Hükümeti tarafından 18 Eylül 1944’te bu birliğin kurulduğu ilan edildi. Birlik 5358 Yahudi’den oluşmaktaydı. Savaş bitikten sonra birliğin askerleri Hagana Terör Örgütü’ne katıldı. Yahudi Birliğinin dışında İngiliz ordusuna katılan 26 bin Yahudi vardı. Bunların savaş sırasındaki yasa dışı göçte büyük katıkları vardı. Savaş bitikten sonra da tecrübeli asker olarak Siyonist terör örgütlerine, özelikle de Hagana Terör Örgütü’ne katıldılar. İngilizler, İkinci Dünya Savaş’ı sırasında Hagana Terör Örgütü’nü kullanmaya çalışmıştır. 1941 yılında İngiliz Askeri Kamplarında ve İngiliz subayları tarafından bazı Hagana elamanlarına özel askeri eğitim verilmeye başlandı. Bu timlere Balmah (vurucu tim) adı verilmiştir. Bu timlerin maaşlarını İngilizler ödemiş fakat Romel komutanlığındaki Alman ordusunun bölgeden uzaklaşması ile bu timlere verilen destekler durdurulmuştur.
Bu timler, kazandıkları yeni askeri becerilerle diğer Hagana elamanlarına askeri kurslar vermeye başlamışlar, askeri deniz eylemleri, gemi sabotaj eylemleri düzenlemişler ve havacılık eğitimi de verip pilot yetiştirmişlerdir. 1944’te Balmah timlerinin sayıları 1517 olmuştu ve başlarına Eshak Sadeh getirilmişti. Hagana, İkinci Dünya Savaşı sırasında çıkan “Beyaz Kitap” kurallarına göre yasadışı olarak çalıştı. İlk yasadışı faaliyetler Filistin’e Yahudi göçmen sokma çalışmalarıydı. Filistin’e iki tür Yahudi göçmen gelmekteydi: Avrupa’dan ve Arap ülkelerinden. Avrupa Yahudileri zor durumdaydı ve Avrupa çıkan savaş nedeniyle yüzbinlerce Yahudi evinden kaçmıştı. Siyonistler, bu grubun Filistin’e sokulması için gemiler kullandı. Gemilerin içinde Hagana elamanları bulunurdu. Bu gemiler Filistin sahillerine girdiğinde Hagana elamanları da sahilde bekliyor, yeni gelen göçmenleri Yahudi yerleşim yerlerine götürüyorlardı. Avrupa Yahudilerinin göçü çok masraflıydı çünkü uzak yerlerden gemi ile getiriliyordu. Ayrıca bu oldukça tehlikeli bir yoldu. Gemiler deniz ortasında iken Alman askeri filosu ve savaş uçakları için çok kolay bir hedefti. Bu gemiler Filistin sahillerine ulaşsa bile İngiliz Sahil Güvenliğinden kaçmak kolay bir şey değildi. Hagana, İkinci Dünya Savaşı sırasında otuz beş gemi ile elli iki bin Yahudi göçmeni Filistin’e getirdi ancak Aksodes, Arlozorof ve Batırya gibi sadece dört gemi ülkeye girebildi.

İkinci göç grubu ise Arap ülkelerinde bulunan Yahudilerdi. Bunların göçleri nispeten daha kolaydı. Yakın mesafeli, masrafsız ve aynı zamanda güvenli olması göçü kolaylaştıran unsurlardı. Güvenli oluşu ise kara yolu kullanmaktan kaynaklanmaktaydı. Hagana Terör Örgütü, Arap ülkelerinde küçük üsler oluşturdu. Bu üslerde Hagana elamanları, o ülkelerdeki Yahudilerle temasa geçiyorlar ve Filistin’e göçmeleri için teşvik ediyorlardı. Teklifi kabul edenlerin göç organizasyonu yine Hagana elamanları tarafından yapılıyordu. Bazı ülkelerde (Irak gibi) Hagana elamanları, Yahudi gençlere silah eğitimi veriyorlardı. Hagana Terör Örgütü bu göç çalışmalarında İngiliz Ordusunda bulunan Yahudileri ve İngiliz askeri araçlarını kullanmaktaydı. Sadece Suriye sınırından 1350 Yahudi göçmen Filistin’e sokulmuştur.
Hagana, sadece yasa dışı Yahudi göçmen kaçakçılığıyla yetinmiyor, aynı zamanda Yahudilerin bu dönemde Filistin’de toprak satın alması yasak olmasına rağmen toprak işleriyle uğraşıyordu. Hagana Terör Örgütü’nün elamanları, özelikle akşam saatlerinde kamyonetler kullanarak buldukları boş topraklarda yeni Yahudi yerleşim yerlerinin temellerini atıyorlardı. Yeni kurulan yerleşim yerlerinin ve çalışan işçilerin korunması Hagana elamanlarının sorumluluğundaydı. Hagana bu işleri daha çok 1946’da BM tarafından Filistin ile ilgili bölme kararı çıkmadan önce yapmıştı. Bu dönemde onlarca Yahudi yerleşim yeri kuruldu ve bu yeni yerleşim yerleri farklı farklı yerlerde yapıldı. Özelikle Yahudilerin yaşamadığı Nakab Bölgesi’ne yoğunlaşıldı. Bunun nedeni ise bölme kararı çıktığında Yahudi yerleşim bölgelerinin daha geniş arazi üzerine yayılması ve böylece onların payına daha fazla toprak düşmesi planıydı. 6 Ekim 1946 tarihinde bir gecede 15 yeni Yahudi yerleşim yeri kuruldu. Şubat 1947’de ise 5 yeni Yahudi yerleşim yeri kuruldu.
Dördüncü süreç ise Hagana, İngiliz ve Irgun ilişkileridir. Bu süreçte Irgun Terör Örgütü, İngilizler üzerinde baskı oluşturmak için İngilizlere karşı terör eylemleri gerçekleştirdi. Siyonist-İngiliz ilişkileri sarsıldı. Siyonistler ve arkasındaki Hagana, İngiliz müttefikini kaybetmek istemiyordu. İngilizlerle Irgun arasında bir savaş çıkmaması için Hagana, Irgun ile anlaşıp bu eylemleri durdurmaya çalıştı. Hagana ve Irgun Terör Örgütleri arasında üç toplantı yapıldı. Birinci toplantı 8 Ağustos 1944’te yapıldı ve toplantıya Hagana’dan Mushi Dayan ve Irgun’dan örgüt lideri Menahem Begen katıldı. Ekim 1944’te Tel Aviv de yapılan ikinci toplantıya Haganadan Mushi Sneh ve Irgundan Begen katıldı. Üçüncü toplantı ise 29 Ekim 1944’te gerçekleşti fakat tüm bu toplantılar başarısızlıkla sonuçlandı. 6 Kasım 1944’te İngiliz Devlet Bakanı Lord Muin’e, Mısır’da Irgun’dan ayrılan Shtern Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen suikast girişimi, İngiliz-Siyonist ilişkilerini zor durumda bıraktı. İngilizler bu eylemden Irgun Terör Örgütü’nü sorumlu tuttu. Bunun ardından iki örgüt arasındaki birleşme görüşmeleri durdu ve Hagana Terör Örgütü, Irgun’u bitirme operasyonu planını hazırladı.
Hagana’nın hazırladığı plan şöyleydi: Hagana istihbarat birimi Shai, Irgun elamanları, liderleri ve silah depolarının yerleri ile ilgili bilgiler toplayacak ve Hagana özel timleri Balmah, bu bilgilere göre harekete geçecekti. Irgun Terör Örgütü’nün elamanları yakalandıktan sonra Yahudi yerleşim yerlerinde hazırlanan hapishanelerde tutulacak, liderler ise İngiliz istihbaratına verileceklerdi. Bu operasyon Mart 1945’te durduruldu.
İkinci Dünya Savaşı’nın bittiğinde Avrupa’da evinden kaçmış yüz bin Yahudi vardı. Siyonistler ve Siyonistlerin yeni müttefiki ABD, bunları Filistin’e götürmek için İngiliz Hükümeti üzerine siyasi baskılar uyguladı. Bu baskılar sonucunda 13 Kasım 1945’te İngiliz Dışişleri Bakanı Ernest Bevin bir açıklama yaptı ve İngiliz Hükümeti’nin Filistin’e bin beş yüz Yahudi göçmen yerleştireceğini açıkladı. Bunun ardından Hagana ve Siyonistler, siyası baskıların yanında terör eylemleri düzenleme kararı aldılar. İki Siyonist terör örgütü, aralarındaki çekişmelere rağmen İngilizler üzerinde baskı kurmak amacıyla terör eylemleri yapmak için anlaşmaya vardı. İki taraf anlaşarak Yahudi isyanı denilen sivil ve terör eylemleri içeren süreci başlattı. Hagana’nın müttefiki olan İngilizlere böyle bir terör eylemi düzenlemesinin sebebi, Irgun Terör Örgütü ile birlikte İngilizleri kararlarından vazgeçirmekti. Bu amaçla yapılan terör eylemleri sonrasında Yahudi toplumundan büyük kazanımlar elde etti. İçinde bulunulan durumu kabul etmeyen iki taraf eylemlerde işbirliği yapma konusunda toplandı ve aşağıdaki kararlar alındı:
1. Hagana Terör Örgütü, Irgun Terör Örgütü ile birlikte Yahudi itaatsizliğine girecektir.
2. İki örgüt eylemlerini Yahudi isyan liderlerinin onayını aldıktan sonra yapabilir.
3. İsyan liderleri komisyonu tarafından verilen planlar iki örgüt tarafından yapılacaktır.
4. İki örgütün temsilcileri düzensiz toplanacak ve bu toplantılarda her tarafın eylem planlarına bakılacaktır.
5. Eylemlerin hedefleri kabul edildikten sonra harekete geçilecektir.
6. Irgun, İngiliz Ordusunun silah depolarına karşı yapacağı eylemler için hiç kimseden izin almayacaktır.
7. Hagana Terör Örgütü istediği zaman bu eylemlerden vazgeçebilir fakat Irgun bu yolda devam etmek istiyorsa devam edebilecektir.
Bu anlaşmadan sonra birçok köprü, tren istasyonu ve demir yolları, İngiliz askeri karakolları ve radar istasyonları vuruldu. Bu işbirliği 1946 yılında Kudüs’teki Kral Davut Oteli patlamasına kadar sürdü. Bu eylemden sonra Hagana, İngiliz intikamından kaçmak için tekrar Irgun’a karşı İngilizlere yardım etti. Beşinci süreç ise İngiliz askerlerinin Filistin’den çıkması, İsrail Devleti’nin ilan edilmesi ve Arap İsrail Savaşı’dır. Siyonistler, İngiliz Ordusunun Filistin’den çıkma planlarını öğrenince, Hagana’yı gelecek savaşa en kısa sürede hazırlamak için çalıştılar. Bu terör örgütüne ait hafif silahların yerine bir orduya dönüşecek ağır silahların ihtiyacı hissedildi. Bu nedenle Hagana Terör Örgütü, Yahudi Ajansı sorumlusu David Bingoryon’a bağlandı. Bingoryon, ilk başta Hagana ile ilgili bir çalışma hazırladı. Bu çalışma, Hagana’nın elaman sayıları, eğitimi ve silahlarını içeren bir çalışmaydı. Bundan sonra Avrupa ülkelerinde çalışan Yahudileri Hagana’ya katılmak için çağırdı ve Hagana’ya ağır silahlar alınmaya başlandı. Bunlar: 24 savaş uçağı, 59 savaş gemisi, 40 tank, 59 zırhlı araç, 416 uzun top ve çok sayıda makinalı tüfek ve cephanedir. Son olarak da Hagana’yı iki birliğe böldü. Birinci birlik Balmah timleri ve Hagana meydan birliklerinden (Fos) oluştu ve bir birliğe toplanıldı. Ha Hayal (silah) ismi verilen bu birlik dört alaya bölündü: Kudüs alayı, kuzey alayı, orta alayı ve güney alayı. İkinci birlik ise koruma birliğiydi. Onun görevi ise Yahudi yerleşim yerlerini ve büyük toplulukları korumaktı. Hagana Terör Örgütü’nün elaman sayısı savaş başladığında 70 bin kişiden oluşuyordu.
Filistin’in taksim edilmesi kararı çıkması ile Hagana büyük darbeler aldı. Daha sonra özelikle 15 Mayıs 1948’de Arap Ordularının savaşa girmesi ile Hagana Terör Örgütü tekrar büyük başarılar elde etmeye başladı. Hagana, kayıplarından sonra yeni bir plan uyguladı ve bu plana D planı (Dalet) ismi verildi. Buna göre Hagana, Filistinlilerin ve Yahudilerin yaşadığı şehirlere saldıracak, oradaki Filistinlileri öldürüp zor kullanarak evlerinden çıkartacak, yakındaki Filistinli toplulukları ve köyleri yıkıp Filistinlilerin varlığını bitirecek, büyük katliamlar yaparak oradaki insanların evlerini bırakıp kaçmalarını sağlayacaktı. Bu plan, Hagana’ya çok büyük başarılar elde ettirmiştir.
14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti ilan edildikten sonra 26 Mayıs 1948’de Hagana Terör Örgütü, İsrail Savunma Ordusu olmuştur.

Hagana’nın Terör Eylemleri
13 Kasım 1945’te Balmah timleri farklı yerde bulunan demir yollarını patlayıcı maddeler kullanarak havaya uçurdular. Aynı günde Hayfa ve Yafa limanlarında üç gemiye sabotaj yapıldı.
Kasım 1945’te Balmah timleri bu sefer Gefat Olga ve Sidna Ali İngiliz Askeri Karakollarını hedef aldı. Bu karakollara bomba ihbarı yapıldıktan sonra patlayıcı maddeler kullanarak havaya uçurdular. 20 Şubat 1946’da Balmah timleri tarafından, bu sefer deniz kıyısında bulunan İngiliz Radar Merkezi ve yanındaki karakola patlayıcı maddeler yerleştirildi. Bombalar patladıktan sonra iki hedef de yıkıldı. Bu eylemde bir İngiliz askeri öldü ve 16 kişi yaralandı. Mart 1946’da Tel Aviv, Cenin, Kfar Fetkin ve Shafa amer bölgelerinde devriye işi yapan İngiliz Askerleri hedef alındı. Balmah timleri bu eylemde makinalı tüfekler kullandı. İngilizlerin dört aracı yandı ve Balmah timlerinden de 4 kişi öldü.
17 Haziran 1946’da farklı bölgelerde 11 köprü hedef alındı ve bu köprülere bombalar yerleştirilip havaya uçuruldu. Bu sırada köprüleri koruma işini üstlenen İngiliz askerleri Hagana elamanlarına ateş açtı, on üç Hagana elamanı öldü. 12 Temmuz 1946’da Hagana ve Irgun Terör Örgütleri tarafından planlanan ve Irgun elamanları tarafından gerçekleştirilen Kral Davut Oteli terör eylemi oldukça etkili olmuştur. Eylemi Hagana liderlerinden Eshak Sadeh ve Irgun’dan Amihay Baglen planladılar. İngiliz mandası Kral Davut Oteli’ni resmi bir kuruluş olarak kullanmaktaydı. O gün Irgun elamanları, otelde çalışan işçilerin elbisesini giyip süt kavanozları içinde 350 kg patlayıcı maddeyi otelin deposuna sokmuştu. Saat 12.07’de bombalar patladı. Bu eylemde 40 Filistinli, 25 İngiliz ve 17 Yahudi olmak üzere 82 kişi hayatını kaybetti, 45 kişi de yaralandı.
30 Ocak 1947’de 170 Hagana elamanı, Hayfa’nın yakınlarında Balad Alşeh köyünde bir katliam yaptı. Filistinli sivil insanlarına saldırdılar ve bu terör eyleminin sonucunda 60 Filistinli öldürüldü. 20 Mayıs 1947’de Hagana elamanları, Filistin’in Fajaa Köyü’ndeki bir kahvehanenin içine el bombası atıp kaçtılar. Bu terör eyleminde üç Filistinli hayatını kaybetti.15 Ağustos 1947’de Hagana elamanları, Yafa’nın Abu Laban semtinde akşam saatlerinde Filistinlilerin evlerine bombalarla saldırdılar. Bu terör eyleminde de bir Filistinli anne ve sekiz çocuğu hayatlarını kaybetti. Ekim 1947’de Balmah timleri, Filistinli Ras Alen köyüne terör eylemi düzenledi. Bu eylemde birisi kadın üç Filistinli öldü ve bir çocuk da yaralandı. 22 Ocak 1948’de Hagana elamanları, Yazor köyüne saldırıp köydeki evleri yıkmaya çalıştılar. Daha sonra köydeki evler ateşe verildi ve 20 Filistinli öldürüldü.
15 Şubat 1948’de Balmah timleri, Filistinli Sasa Köyüne saldırdı ve köydeki 20 ev havaya uçuruldu. Hagana elamanları, köyde büyük bir katliam gerçekleştirdiler. Bu terör eyleminde yaklaşık 60 Filistinli kadın, yaşlı ve çocuk öldürüldü. Aynı gün Hagana elamanları, Kudüs’teki Semiramis Oteli’ni bombaladılar. Bu terör eyleminde 14 Filistinli ve İspanyol büyükelçi yardımcısı hayatlarını kaybetti. 14 Mayıs 1948 tarihinde Hagana ve Irgun Terör Örgütleri’nden kurulan İsrail Ordusu Abu Shusha, bir Filistin köyünde kadın, erkek, yaşlı ve çocuktan oluşan 60 kişiyi katletti. Geri kalanlar köyden zorla atıldı ve köydeki evler tahrip edildi.
Yararlanılan Kaynak
Muhammed Alkhader, Hagana Ve Irgun Terör Örgütleri Ve İsrail’in Kuruluşundaki Rolleri
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Muhammed Alkhader’e aittir.
*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.