Hristiyan İnancında Takılar, Muskalar Ve Diğer Objeler

Aziz Madalyonları

Aziz madalyalarının kullanım geleneği, Hıristiyanlık öncesi Avrupa’da yaygın olan Paganizm inancından gelmektedir. Pagan inanışında kullanılan ve koruyucu olduğu düşünülen, tanrı ve tanrıçaları simgeleyen muska ve tılsımlar aziz madalyonlarının çıkış kaynağıdır. Katolik Kilisesi, Kelt etkisi altında bulunan ve pagan inancının yerleşik olduğu, o zamanki adı Hibernia olan İrlanda’ya ilk ulaştığında bu tür büyülü ve koruyucu olduğuna inanılan muskaların kullanımının sadece Keltler tarafından değil aynı zamanda bölgede bulunan Romalı lejyoner birlikleri tarafından da benimsenip, kullanıldığını görmüştür. Fakat bu muskaların kullanımını yasaklamak yerine daha farklı bir yol izlemişlerdir. Katolik kilisesini bu şekilde bir yöntem benimsemesinin iki sebebi vardır. İlk ve en önemli sebep pagan inancına sahip olan kişilerin Hıristiyanlık dinini benimsemesi ve kabullenmesini, hızlandırıp, kolaylaştırmaktır. İkinci sebep ise Hıristiyanlık dininin yayılmasını hızlandıran veya insanlık için büyük yarar sağladıklarına inanılan Azizleri onurlandırmaktır.
Katolik Hıristiyanlar için, Katolik Kilisesince düzenlenen ve yedi önemli ayinden ikisi olan Vaftizlik ve Kabul törenleri belki de en önemli törenlerdir. Vaftizlik töreninde kişi bir Hıristiyan olarak kutsanır ve ailesi tarafından, korunması amacı ile kendisine bir aziz seçilir. Yetişkin bir birey haline gelen kişi ise Kabul töreni ile Kiliseye kabul edilir ve kendisinden bütün dini sorumluluklarını yerine getirmesi istenir. Bu törenin sonunda birey, öğretilerini ya da yaşam biçimini kendine örnek olarak almak istediği diğer bir azizi kendi azizi olarak seçer. İşte bu iki törenden birisinde kişi ilk aziz madalyonunu edinir. Bunun dışında Aziz madalyonlarının bir diğer kullanımının amacı ise tamamen insanların kariyerleri veya ilgi alanlarıdır.

Örneğin bir marangoz, marangoz olan Aziz Joseph’in, bir avukat ise avukat olan Aziz Thomas’ın madalyonunu, bir gezgin Aziz Christopher, bir asker ise savaşçı olan Aziz Joan D’Arc madalyonu takabilir.

Bunlara ek olarak bazı bölgelerin veya uluslarında kendi Azizleri vardır. Örneğin Aziz George İngiltere’nin, Aziz Patrick İrlanda’nın, Aziz Andrew İskoçya’nın azizidir. Bu azizler o ülkelerde Hıristiyanlığın yayılmasında çok önemli rol üstlendikleri için azizlik mertebesi almışlardır. Katolik kilisesi günümüze kadar yaklaşık 10000 kişiyi aziz mertebesine yükseltmiştir. Bu sebeptendir ki her konu, ırk, kültür, iş kolu üzerine simgeleşmiş veya aziz bulmak çok kolaydır. Bunlara örnek vermek gerekirse; Aziz Matthew bankerlerin ve vergi tahsildarlarının, Aziz Floran itfayecilerin, Aziz Lucy göz hastalıklarına sahip olanların, Aziz Jude hastanelerin, Aziz Francis ‘de tüccarların ve Aziz Nicholas’ da çocukların koruyucu Azizidir.
Cameo’lar kısaca değerli- yarı değerli taşlar ( agat, cam, deniz kabukları, oniks ) veya metal üzerine işlenen pozitif kabartmalar olarak açıklanabilir. İlk olarak Antik Yunan’ da 6.yy da görülmeye başlayan “cameo” lar günlük kullanımdan çok özel olarak belli günlerde kullanılan takılardı. Üzerlerinde tanrı, tanrıçalar veya tanrı veya tanrıçaların kutsal hayvanları veya bitkileri, mitolojik yaratıklar, mitolojik kahramanlar kabartma şeklinde yer alırdı. Bunun dışında İmparator, imparatoriçeler veya zamanın ünlü ve güçlü kişiliklerinin de kendilerine ait cameo’ları bulunurdu. Hellenistik döneme kadar sadece erkeklerin taktığı bu cameo’ların giyen kişiyi kötülüklerden ve doğaüstü güçlerden koruyup, iyi şans vereceğine, inanılırdı.

İntaglio’ larda ise cameolar da olduğu gibi yüksek kabartma, rölyef bulunmaz, onun yerine kazıma tekniği ile yapılan süslemeler, alçak rölyefler bulunurdu. İkisi arasındaki bir diğer özellik de kullanılan malzemedir.

Cameo’larda kısmen sert, dokulu veya katmanlı ve yarı- saydam/ mat olan agat, oniks gibi taşlar kullanılsa da integlio’lar da genelde yarısaydam veya saydam olan taşlar kullanılırdı. Ametist, Carnelian ve Aquamarine sıklıkla kullanılan taşlardı. Bunun dışında altın ve gümüş gibi metallerde kullanılmıştır. İnteglio’ları Cameo’lardan ayrıran bir diğer özellik de bu yüzüklerin koruma ve şans getirme işlevlerinden başka, mühür olarak da kullanılmalarıdır. Genelde yüzük olarak karşımıza çıkan cameo ve intagliolar kolye ucu veya broş olarak da kullanılırdı.
Cornicello (it. Küçük boynuz) nazara karşı koruma sağladığına inanılan İtalyan menşeili boynuz biçimli bir muskadır. Zaman zaman “ cornuto “ veya “ corno “ diye de adlandırılan bu muska, İtalyan orijinli olup kökeni Hristiyanlık öncesi Avrupadaki Pagan inanışında yer alan “ Ana Tanrıça’ ya “ dayanır. Bu inanışa göre boynuzlar, Ana Tanrıça ‘nın işaretiydi. Daha sonraları Hristiyanlığın kabulü ile birlikte Katolik Kilisesi tarafından “Lucifer ‘in Boynuzları, Şeytan’ ın Boynuzları “olarak adlandırıldılar. Buna rağmen, Katolik Sembolizminde Bakire Meryem ‘in Pagan inanışındaki Ana Tanrıçanın yerini alması ve bunun bir çelişkiye yol açması dolayısıyla bir süre sonra bu isimler kullanılmamaya başlandı.
İtalya’nın Napoli bölgesine has olan Cornicelloların yapımında özellikle gümüş ( Ay Tanrıçası Luna ‘ ya ithafen ), kırmızı mercan ( Deniz Tanrıçası Venüs ‘ e ithafen ) ve altın kullanılırken, bu muskaların; emziren anneleri ve bebeklerini, meyve veren ağaçları, emziren hayvanları ve erkeğin spermlerini, kısacası “ yeni nesli “ koruduğuna inanılır . Günümüzde bile halen çok popüler bir muskadır. Bebekleri koruduğuna inanıldığı için yeni doğan bebeklere verilen koruyucu bir muskadır. Ayrıca İtalyanın bazı bölgelerinde erkekler tarafından cinsel güçlerini nazardan korumak amacı ile kullanılır.

Eski Etrüsk mezarlarının duvar resimlerinde ve milattan önce birinci bin yılın ortalarında merkezi İtalya’nın doğusunda bulunan Daunian kültürünün çanak çömleklerinde bu el işaretine sıklıkla rastlanır.

Kötülük güçlerine, kem göze veya talihsizliğe karşı koruyucu etkisi olduğuna inanılır. Bu kapsamda büyük bir boynuzlu hayvanın, büyük olasılıkla bir boğanın savunma gücü temsil edilerek sembolik bir anlamda kullanılmaktaydı. El jestinin bu şekilde kullanımı daha eski bir uygulamayı yansıtır. Buda bir binayı dışarıdaki kötülüklerden korumak için dış duvarlarına hayvan boynuzları asmaktır. Eski çağların kutsal boğalarından boynuzlu bir tanrı çıkmış, bu tanrı Hıristiyanlığın yükselişi ile zamanla boynuzlu şeytan figürüne dönüşmüştür. İnsanlar bugün boynuz hareketinden “ şeytanın boynuzları “ diye söz ederlerken aslında bu koruma amacı ile yaptıkları bu hareket ile şeytana eski savunucu ilah rolünü geri vermektedirler. Günümüz İtalya’sında dindar Hıristiyanların büyük düşman, karanlıklar prensi olarak adlandırdıkları şeytana karşı onun işaretini yapıyor olmaları hayli ilginçtir.
Bunun müstehcen bir işaret olduğu bellidir. Başparmağı bükülü parmaklar arasından çıkartmanın cinsel sembolizm olduğu, bunun vajinaya girmiş penisi temsil ettiği, kıvrık parmaklarında kadının vajinasının dudakları olduğu söylenir. Ancak bir görüşe göre başparmak bu sembolizm de ikincil durumdadır ve sadece kadın cinsel organını belirginleştirmek için ordadır. Brezilya ve Portekiz gibi bazı ülkelerde ise İncir İşareti ( Mano Fico ) koruyucu bir mesaj iletir ki burada amaç kem gözü şaşırtmaktır. Doğaüstü bir gücün tehdidi altında olan
kişi eliyle kadın cinsel organı işareti yapınca, kötü ruhun buna aldandığı, kötü amacını unuttuğu ve böylece hareketi yapan kişinin de bir zarara uğramadığı düşünülür. “ Eski Yunanda Cinsel Yaşam “ kitabında Hans Licht şöyle yazmaktadır:
“ … Bir kadının üreme organını göstermesi ki “fico – incir “jesti bununla ilişkilendirilir, büyüyü bozardı ve bu nedenle onun imajı ya da sembolü bir tılsım olarak taşınırdı ve bu tılsımlar genellikle dişilik organını açıkça göstermek yerine, çeşitli malzemelerden yapılmış incir şeklinde gösterilirdi… “

Görünüş benzerliği nedeniyle ve içindeki sayısız tohumun doğurganlığı simgelediği düşünülürse bu jeste neden “İncir İşareti “dendiği kolayca anlaşılabilir.

Ayrıca Bazı Hıristiyan kültürlerinde cennetteki Bilgi Ağacının bir Elma değil bir İncir Ağacı olduğu, Havva’nın Âdem’e ağacın meyvesini verdiğinde aslında bir elma değil kendi İncirini yani cinsel organını sunduğu görüşü hâkimdir. Ayrıca Âdem ile Havva’nın kendi cinsel organlarını İncir yaprağı ile örtmüş olmaları da bu savı güçlendirir.

Rölik yani “Kutsal Emanetler “Hz. İsa, Hz Meryem, havariler ve azizlerin bedenlerine, giysilerine ait, koruyucu özellikleri olduğuna inanılan kutsal kalıntılardır. Bu özelliklerinden dolayı bu tür nesnelere büyük önem verilmiştir. Bunun dışında Azizlerin mezarlarından sızan kan veya azizle ilişkili mekânlardan alınan, toprak, su, kandil yağlarının da mucizeler yarattığı düşünülür. Bu düşünce, Bizans Döneminde Kutsal Topraklar da denilen Filistin ve çevresine yapılan hac ziyaretleri sayesinde yaygınlaşmıştır. Hac yolları üzerinde, kutsal kişilerin yaşamıyla ilişkili yerlerden alınan hac hatırası objelerin, hac ziyaretinden sonraki dönemde de hastalık ve sıkıntıları giderme, nazardan korunma ve taşıyana şans getirme özelliklerini sürdürdüğüne inanılmıştır. Bu tür objeler ise bu etkileri daha da arttırmak için genelde haç şeklindeki kolyelerin içinde taşınır. Bu tür haçlara da “Röliker Haç “adı verilir. Çoğunlukla bu tür haçların içinde korunsalar da değişik formları olan ve bir takı olarak kullanılan formlara da rastlanmaktadır.

Büyük çoğunluğu bir kolye, yüzük, madalyon vb. içinde saklanan bu kutsal emanetlerin büyük boyutlarında olanları ise oldukça gösterişli kaplarda kiliseler ve kutsal mekânlarda saklanır. Bu kaplar genelde içinde korudukları kutsal nesneyi belirtecek şekilde yapılırdı. Bu tür büyük ebattaki kapların yanı sıra kilise altar’larına yerleştirilen “ Altar Haçları” da aynı amaç için kullanılmışlardır.
Yararlanılan Kaynaklar
Emre Çelikkol, Tek Tanrılı Dinlerin Takı Sanatına Etkisi
Desmond Morris, Koruyucu Tılsımlar, Uğurlar, Muskalar, Nazarlıklar
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Emre Çelikkol’a aittir.
*Bizimle iletişime geçmek için: [email protected]

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi [email protected] üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için [email protected] adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.