Isaac Newton’ın Doğa Anlayışı

Isaac Newton’un doğa anlayışı kendisinden önceki dönemlerden kopuk değildir. Özellikle Kopernik ile birlikte değişen doğa algısı ve doğaya yönelik matematiksel(niceliksel) çözümlemeler, ön plana çıkmaya başlayan deney ve gözlemler Newton’un düşünce yapısını biçimlendiren önemli faktörlerdir. Bu dönemde mekanik doğa anlayışı egemenlik kazanmaya başlamış ve bu temelde evreninin bir yaratıcı tarafından belli bir düzen içinde yaratılmış olması benimsenmeye başlamıştır. Böyle bir dönemde Newton da doğa tasarımını oluştururken mekanik bir evren tablosu çizer. Ona göre doğada olan her şey belli bir neden-sonuç dâhilinde gerçekleşmektedir. Öyle ki, doğanın bu durumunu yasalar aracılığıyla denetim altına alma düşüncesi, Newton’un mekaniğini determinist ilkelere bağlı kılmıştır.

Ne var ki, Newton’un doğa anlayışının temellendirilmesinde Descartes’ten büyük çoğunlukta yararlandığı görülür. Bu temellendirmelerin içeriğini genellikle mekanik yapılar oluşturmaktadır. Bu mekanik yapılar sadece doğa alanına ilişkin olmayıp, insan bedeninin tasvirinde de kullanılmaktadır. Çünkü Descartes, insan bedeni ile doğa arasında bir benzerlik, hatta aynılık olduğunu iddia eder. O’na göre hem insan bedeni hem de doğa makine şeklinde işleyen bir sisteme sahiptir. Bu sistemde hasta bir bireyin durumu ile bozuk bir saatin işleyişi aynı şeyleri
ilişkilendirir. Sistemin herhangi bir çarkında bozukluk çıkarsa sistemin tamamı bu durumdan etkilenmektedir. Descartes bütüncül sistemini evren yapısıyla açıklamaktadır. O’nun evren anlayışına göre, uzamın bütünü madde ile kaplı olduğundan dolayı, uzamın herhangi bir noktasında boşluk bulunamaz. Boşluğun bulunmağı bu sistem, kendi kendine işleyen mükemmel bir makine tasarımıdır.

Descartes’ın düşüncelerinin bir uzantısı sayılan Newtoncu doğa tasarımında, kesin ve mutlak kuralları kendi bünyesinde barındıran modern epistemolojinin yansımaları görülür.

Modern epistemolojinin rasyonel boyutuna ilaveten geliştirilen empirik yön, doğa alanında yer alan nesnelerin gözlemlenebilir, deneyimlenebilir ve ölçümlenebilir olmalarına, dolayısıyla doğa üzerinde bir yasa denetiminin kurulmasına olanak sağlar. Öyle ki, modern dönem ile birlikte doğa tasarımı ile insan zihni arasındaki ilişki daha da kuvvetlendirilmiştir. Modern döneme öncülük eden Kartezyen Dikotomi, insan zihninde madde-ruh ayrımını yapıp, maddeyi yani doğayı insan zihnine sunmuştur. Bu çerçevede insan zihnindeki gelişmeleri bir adım daha öteye götüren Isaac Newton, insanı doğanın hem bir parçası hem de efendisi yapma eğilimindedir. Isaac Newton’un Fluksiyon Hesabı adlı çalışması doğa yasalarını bir düzen ve kesinlik içinde sunmakla birlikte, toplumsal alandaki en küçük olguları bu yasalar çerçevesinde belirleyebilmektedir.

isaac newton ve doğa anlayışı
isaac newton ve doğa anlayışı

Söz konusu Copernicus’tan Kepler’e, ondan Galileo’ya, ondan da Descartes’a ve sonunda Newton ile birlikte Aristoteles evren anlayışı savunulamaz hale gelmiştir. Nitekim Isaac Newton’un 1687’de yayınladığı Principia adlı eseri, Copernicus ile başlayan eski doğa anlayışını değiştirmiş ve yeni evren tasarımını matematikgeometri yöntemiyle sistemleştirmiştir. Öte yandan Isaac Newton Principia’nın birinci ön sözüne matematik ve
geometrinin önemiyle giriş yapar. O geometri doğanın ölçümlenmesini sağlayan önemli bir araç olarak görürken, matematikle de doğa fenomenlerini yasalaştırdığından bahseder. Eskiler (Papus’un bize söylediği gibi) doğal şeyleri araştırmada en büyük önemi mekanik bilimine verdikleri için ve modernlerle tözsel biçimleri ve ve gizli nitelikleri yadsıyarak doğa fenomenlerini matematiğin yasaları altına almaya çabaladıkları için, bu incelemede matematiği felsefe ile ilgili olduğu ölçüde geliştirdim… Geometriye dayanak olan dik açıların ve dairenin betimlemesi mekaniğe aittir. Geometri bize bu çizgileri çizmeyi öğretmez, ama onların çizilmesini ister… Geometri mekanik kılgı üzerine kurulur, ve evrensel mekaniğin ölçme sanatını doğru olarak öneren ve tanıtlayan parçasından başka bir şey değildir.

Isaac Newton doğa anlayışını matematik-geometri yöntemiyle açıklamaya çalışmış ve matematiği bu uğurda felsefeyle bir araya getirerek geliştirdiğinin altını çizmiştir.

Ayrıca o, doğanın kuvvetlerini açıklamak ve bu kuvvetlerle ilişkili olan fenomenleri ortaya koymak için doğadaki kuvvetlerin bilinmesi gerektiğini ifade eder. Çünkü ona göre bu kuvvetleri bilmeyen filozofların doğa hakkındaki söyledikleri boş laftan ibarettir:

Kuvvetler ki, onlar yoluyla cisimlerin parçacıkları, şimdiye dek bilinmeyen kimi nedenlerle, ya karşılıklı olarak birbirlerine doğru ya itilir ve düzenli betilerde birbirlerine tutulur, ya da birbirlerinden geri itilir ve uzaklaşırlar. Bu kuvveler bilinmeyince, felsefeciler şimdiye dek Doğa araştırmalarında boş girişimlerde bulunmuşlardır; ama umarım burada ortaya koyulan ilkeler ya bu felsefe yöntemine ya da daha doğru bir başkasına belli bir ışık düşürecektir.

Isaac Newton’un bu tutumundan da anlaşılıyor ki, doğa üzerine yapılan araştırmalarda cisimlerin birbirlerine olan itme ve çekme kuvvetlerinin bilinmesinin zorunlu olduğu ortadadır. Üstelik Newton kendi ortaya koyduğu ilkelerin,
kendisinden sonraki felsefecilere ışık tutacağı konusunda inanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda sistemleştirdiği çekim yasaları Newton’un doğa tasarımını günümüze kadar etkili kılmıştır. Öyle ki, Isaac Newton’un matematik ve geometri diliyle ortaya koyduğu kuramlar özellikle on sekizinci yüzyıl, aydınlanma dönemi, için büyük bir ilham kaynağı olacaktır. Newton’un doğa alanındaki keşfettiği kuramlar, bu dönemle birlikte kültürel-sosyal alanlara da uygulanmaya başlanacaktır. Böylece Newton’un doğa anlayışı sosyo-kültürel alanların yasalaşması konusunda temel dayanak teşkil etmiştir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:

Tarihsel Süreçte Bilimin Evrene Bakışı Ve Öne Çıkan Düşünceler

Etherium Coin Nedir?

Kaynak

İhsan Emre, Bilim Tarihinde Doğa, Yasa ve Yasallık: Isaac Newton ve Albert Einstein Örneği

 

*Bu çalışmanın tüm hakları, İhsan Emre’ye aittir.

*Bizimle iletişime geçmek için: [email protected]

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi [email protected] üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için [email protected] adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.