İslamiyet Öncesi Türklerde Mezar Taşları

Eskiçağlardan beri ölülerin yakılması, kayalıkların tepelerine bırakılarak yırtıcılara parçalatılması, torba içlerinde derin kuyulara sarkıtılması gibi inançlara bağlı uygulamalar olduğu bilinmektedir. Bu uygulamalardan en yaygın olanı ise halen geçerliliğini koruyan gömme adetidir. Ölüyü koruma amacıyla ortaya çıkmış mezar yapılarının da ölüm, dini ritüeller ve ölü gömme adetlerinden bağımsız düşünülemez. Zamanla basit mezar yapılarının yerini yeraltı mimarisinin de gelişmesine imkan tanıyan çeşitli mezar yapıları almaya başlamıştır. Toprak mezar, oda mezar, kaya oyuğu mezarı, sandık mezar gibi mezar mimarisi çeşitleri ortaya çıkmıştır. Bu yapıların gelişmesinin nedenlerinden biri de ölü ile beraber gömülen değerli eşyaların çalınmasına karşı önlem almaktır. Ölüyle birlikte değerli eşyaların da gömülmesi, ölümden sonraki yaşama olan inancı göstermektedir.
Özellikle yaşarken saygı duyulan kişilerin öldüklerinde de aynı şekilde karşılanması ve ölüye olan saygıyı somutlaştırma çabası ile mezar anıtları ortaya çıkmış, gelişmiş ve tarih boyunca varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Türklerde ölülere saygı, ölümden sonraki yaşama inanç ve farklı cenaze ritüelleri güçlü bir gelenek olarak karşımıza çıkmaktadır. İslamiyet öncesi Türklerde bu mezar anıtları yer altına inşa edilmiştir.

Kurganlar, Türklerin bilinen ilk mezar yapısı örneklerindendir.

Proto- Türk ve Hun dönemlerinde inşa edilen Altay’daki Pazırık kurganlarında Türklerin en eski ölü gömme adetleri görülmektedir. Kurgan inşası; mezar çukuru açılması, tabanı ve çevresinin ağaç kütükleriyle döşenmesi, mumyalanmış cesedin mezar odasının doğusundaki halı ve keçelerle kaplı küçük odaya yerleştirilmesi, ölüye sunulan hediyelerin de konulmasının ardından mezarın üstünün önce tomruklarla ardından toprak ve taş yığınıyla örtülmesi şeklindedir.
Ölü çoğunlukla ağaçtan bir lahite mumyalanmış olarak yerleştirilmekte, bazı durumlarda iç içe birden çok lahit kullanılmakta, bazı durumlarda ise ölen kişinin tabutsuz defnedildiği görülmektedir.

Kurgan kelimesi ilk kez Codex Cumanikus’ta “mezar tepesi” açıklamasıyla görülmektedir. “Kurgan” kelimesi aslında mezarın kendisini değil, üstündeki koruma amaçlı, mezara ulaşmayı zorlaştıran taş/toprak yığını tepeyi ifade
etmektedir. Ölümden sonraki yaşam inancının etkisiyle çoğu kez ölen kişinin özel eşyaları, silahları ve hatta atıyla gömüldüğü kurgan mezarlar, kalıcı bir yapı olarak düşünülerek ev düzeninde inşa edilmiştir. Kurgan mezarların inşası için en çok tercih edilen yerler kutsal sayılan dağların dorukları ve etekleridir.

Kurgan mezarlara verilebilecek bilinen ilk ve en önemli örnek, 1929 yılında Rus arkeologlar Rudenko ve Griaznov tarafından gün yüzüne çıkarılan, M.Ö. 2.yüzyıla dayandırılan, büyüklü küçüklü kırk adet mezardan meydana gelen Altay’daki Pazırık kurganlarıdır.

Beş tanesi büyük olan kurganlara yerleştirilen eşyaların sayısı ve çeşidine göre ölçüleri 6 m. ve 46 m. arasındadır. Hun Türkleri bu gibi kurganlara dönemin etkili isimlerini mumyalanmış halde, soylu olmayan kişileri ise daha basit mezarla gömerlerdi.
Mumyalama işleminin, zahmet gerektiren kurgan inşasının tamamlanmasına kadar ölünün çadırda bekletilmesi geleneğinin bir gerekliliği (çürümemesi ve kokmaması adına) olduğu düşünülmektedir. Cesedin çadırda bekletilmesinin diğer bir sebebi de özellikle Altay bölgesinde hemen her mevsim toprağın belirli bir derinliğe kadar donmuş halde bulunması ve gömü işlemi için toprağın çözülmesinin beklenmesi gerekliliğidir.
Şamanizm dinini benimseyen Göktürklerin de mezarları kurgan tipine benzese de Hun döneminde yapılanlara göre farklılık göstermektedir. Kurganlarının üstünde dikili heykeller çokça görülmektedir. Kurganların merkezindeki bu heykellerin bazıları kadınlı erkekli çiftler halinde, bazıları tektir. Tek olan heykellerin yüzleri doğuya, çift olanlarınki ise birbirine bakmaktadır. Çin kaynaklarında belirtildiğine göre küllerin gömüldüğü, mezar odasının duvarlarına ölüm portresi ve yaşanılan savaşların resimlerinin çizildiği kabir üzeri yapılar inşa edilmiştir. Göktürk mezar külliyeleri çoğunlukla tipik kurganlar gibi yer altında değil yerüstünde bulunan, ölen kişi adına belli dönemlerde anma törenlerinin yapıldığı yapılardır. En bilinenleri Kültigin (732), Bilge Kağan (735), Tonyukuk (726-732) külliyeleridir.

Şekil: Göktürk devri kurgan örnekleri

Ölen kahramanın mezar başına, adet gereğince, kendi heykeli ve öldürdüğü düşmanları simgeleyen ağaç veya taştan kabaca yontulmuş balbal taşları dikilirdi.

Yükseklikleri çoğunlukla 0,5 m. ile 2 m. arasında değişen bu balballar, mezar üstüne, doğu-batı yönünde savaşçıların öldürdükleri düşman adetince dizilirdi. Çoğu Göktürkler’den, bir kısmı da Uygurlar’dan kalan balballar, daha sonraki devirlerde yerlerini mezar taşlarına bırakmışlardır.
Yerleşik hayata adapte olan budist Uygurlar, stupa adlı kubbeli, hem ölünün gömüldüğü hem de sunak yeri olarak kullanılan, mezar yapıları ile bilinen ilk türbe örneklerini vermişlerdir. Hoço’daki Koş-Gumbaz diye adlandırılan Budist stupaları, İslam sonrası Türkler’in kubbeli yapı tipi ve türbe geleneklerinin işaretlerini vermektedir. Çoruhlu, ilk defa Uygur stupalarında kullanılan lotus kubbenin, İslam sonrası Türk mimarisinde çokça karşımıza çıkan çift cidarlı, yüksek kasnaklı soğan kubbenin kökeni olduğunu belirtmektedir.

Kaynak

Şeyma Sarıoğlu, 12. Yüzyıl Anadolu’sunda Türk İslam Mezar Yapıları
 

*Bu çalışmanın tüm hakları, Şeyma Sarıoğlu’na aittir.

*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.