Milli Mücadelede Balıkesir (19 Mayıs 1911)

Milli mücadele nasıl gelişti? Milli mücadelenin memleket için önemi neydi? Milli mücadele ne şartlarda yapıldı? Milli mücadele esnasında gelişen olaylar ve daha fazlası, bu yazımızda.

  Milli Mücadele’de Akbaş Cephaneliği Baskını ve Sonuçları

Milli Mücadele’de, Mondros Mütarekesi’ne göre Çanakkale ve İstanbul boğazları ve istihkâmları müttefik ordulara teslim edilip, ordu terhis edilerek silah ve cephane müttefik kuvvetlerine verilecekti. Böylece Çanakkale Boğazı işgale hazır bir duruma geldi. İtilaf Devletleri boğazın iki yakasını işgal etti ve buradaki silah ve cephane depolarını da ele geçirdi. Kuvâ-yi Milliye, kuruluşundan beri silah ve cephane sıkıntısı çekiyordu. Bir yandan da Yunan ordusu silah depolarını ele geçirmekteydi. Müttefikler tarafından, bazı depolardaki silah ve cephanenin korunduğu bilinmekteydi. Bunlardan birisi de Akbaş Deposu idi. Akbaş, Çanakkale Boğazı’nın Gelibolu yakasında, Gelibolu ile Eceâbad arasında kıyıda bir bölgenin adıdır. Buradaki malzemenin korunma mesuliyeti Fransızlara aitti. Akbaş’taki silah ve cephanenin Rusya’ya verileceği haberi, Kuvâ-yı Milliye’cilerin dikkatini çekti. Özellikle Balıkesir’de düşmana karşı yürütülen mücadelelerde bol miktarda silah ve cephaneye ihtiyaç duyulan bu dönemde bu haber büyük bir üzüntü yarattı. Milli mücadelede Akbaş Cephaneliği..

milli mücadelede akbaş cephaneliği baskını
milli mücadelede akbaş cephaneliği baskını

Akbaş Cephaneliği, Fransız askerleri tarafından sıkı bir şekilde korunmakla beraber, itilaf devletleri donanmasına mensup pek çok gemi de boğazda devriye gezerek kuş uçurtmuyordu. Böyle bir ortamda cephaneliğe baskın düzenlemek çok tehlikeliydi. Cephaneliğe bir baskın yapılması fikri ortaya atıldıktan sonra, bu görev Köprülülü Hamdi Bey’e verildi. Hamdi Bey, Edremit Kaymakamı idi. Gözünü budaktan esirgemeyen bir mücahit ve aynı zamanda da öğretmendi. Çeşitli memuriyetlerde bulunmuş, Balkan Harbinde Sırplara karşı savaşmıştı. Eşkiya takibinde Edremitlilerle bizzat çalışmıştı.

Hamdi Bey, çok güvendiği arkadaşı Dramalı Rıza Bey’i, bölgede incelemeler yapması için bu iş ile görevlendirdi. Rıza Bey oldukça dinamik ve vatan sevgisiyle dolu biriydi. Kıyafet değiştirerek iki arkadaşıyla Biga’dan ayrıldı. Bir hafta kaldığı Gelibolu Yarımadasında, köylü kıyafetine girerek cephanelik hakkında detaylı incelemeler yaptı. Muhafızların durumlarını, nöbetçilerin sayısını, yerlerini, zamanlarını, telefon hatlarını, depolardan iskeleye giden yolları, vs. iyice öğrenerek Biga’ya döndü. Öğrendiği bilgileri Hamdi Bey’e anlattı. İkisi birlikte baskın planını hazırladılar.

Etraf casus dolu olduğu için vakit kaybedilmeden harekete geçildi. Hamdi Bey, Dramalı Rıza Bey ve 30 kişi, önce 18 Ocak 1920’de Lapseki’ye, ardından Umurbey’e vardılar. Yeterli vasıtanın temini konusunda Lapseki Kaymakamı Hasan Basri Bey ve Kayıkçı Hasip Ağa çok yardımcı oldular. Hamdi Bey, Lapseki’de üç gün kaldı. Bu arada Rıza Bey gizlice Gelibolu yakasına geçerek son hazırlıkları tamamladı. Hamdi Bey, Lapseki Şube Başkanı ve jandarma komutanıyla da anlaştı. İşlerini düzene koyduktan sonra Lapseki’den ayrılıp Bergos’a geldi. Baskın gününe kadar orada kaldı. Miralay Kâzım Bey 14. Kolordu Komutanı vekili sıfatıyla Şevket Bey’e bir telgraf gönderip, eşyaların Bandırma’ya nakli için acilen bir motor gönderilmesini istedi. Ayrıca motora Lapseki’den bir memurun bineceğini ve kaptanın da o memura göre hareket etmesini rica etti. Eşyadan kasıt, baskında ele geçirilecek silah ve cephane idi. Bahsedilen memur ise Hamdi Bey idi.

Nihayet 26 Ocak 1920 Perşembe akşamı, iskelelerdeki kayık, motor ve mavnalar Bolayır motoruna bağlanarak Hamdi Bey’in emrinde hareket etti. Bu sırada Dramalı Rıza Bey ve arkadaşları, Akbaş Cephaneliğini basmış, nöbetçileri esir almış, uykudaki Fransa’nın Senegalli sömürge askerlerini de esir almışlardı. Silah ve cephane, köylülerin de yardımıyla derhal deniz vasıtalarına yükletilip, hızlı bir şekilde Bergos’a getirildi. Baskın, büyük bir başarıyla ve hiç kan dökülmeden gerçekleştirilmişti. Mümkün olduğu kadar sapa yollardan geçerek Balcılar Köyü’ne ulaştırılan silah ve cephaneler, daha sonra Yenice Köyü’ne bölgedeki köylüler tarafından taşındı. Burada silahlar cami odasına depo edilmekte idi. Hamdi Bey’in milli mücadeleye olan inancı..

Hamdi Bey, bu başarıyı bir telgraf ile Kâzım Özalp Bey’e bildirdi. Teslim alınan Fransız askerleri de Akbaş’a geri yollandı. Hamdi Bey, bu askerlerin bir suçunun olmadığını belirttiği mektubunu, askerlerle birlikte onların komutanlarına iletmişti. Bu, âdeta bir insanlık örneğiydi. Kazım Bey de baskın haberini ertesi gün Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgrafla bildirdi. Mustafa Kemal de ona bir cevabî telgraf göndermiş, ardından bir tamim neşrederek bütün Heyet-i Merkeziye’lere göndermiştir. Bu tamim bütün mücahitleri sevince boğdu ve onlara güç verdi. Atatürk, Büyük Nutku’nda da bu hadiseyi anlatmaktadır. Milli mücadele esnasında ingilizler ve itilaf devletleri

Başta İngilizler olmak üzere, İtilaf Devletleri büyük bir telaşa kapılıp şaşkına döndü. Çünkü bu baskın resmen filmlere konu olacak nitelikte idi. Millî kurtuluş düşüncesine inanmış insanların, böylesine riskli bir görevi nasıl bir hizmet aşkıyla, heyecanla ve inançla yaptıklarının göstergesiydi. İtilâf Devletlerinin temsilcileri, bu olay üzerine İstanbul Hükümeti’ne protesto çektiler. İstanbul’daki Kuvâ-yı Milliye’ciler sıkı takibe alındı. Karaya asker çıkararak deniz devriyelerini arttırdılar. Bu arada Kuvâ-yı Milliye’cilerin uğraştığı ciddi bir mesele olan Anzavur’u da yüksek ihtimalle silahların peşine düşürdüler. Kuvâ-yı Milliye’ye gözdağı vermek ve çaresiz düşürmek için Bandırma’ya 200 kişilik bir kuvvet çıkardılar. İngilizler, silahların kaçırılmasını bir türlü hazmedememişlerdi. İstanbul Hükümeti’ne devamlı baskı yaptılar, silahların bulunup kendilerine teslimini istediler. Gelibolu’ya gelip, mutasarrıfla on kadar memur ve bazı ileri gelenleri Çanakkale’ye götürüp hapsettiler. Mustafa Kemal, telgraf ile tüm kumandanlıkları, mevcut silah ve cephane depolarını daha fazla korumaları ve dikkatli olmaları konusunda uyardı. Milli mücadelede Hamdi Bey‘in yeri.

Hamdi Bey, baskından sonra Biga’ya dönmüştü. Akbaş’ta toplanan silah ve cephane ile Yunanlılara taarruz edip İzmir’den çıkarılmaları planlanmıştı. Bu sıralarda da Anzavur tekrardan ayaklandı. İngilizler, bir yandan Osmanlı Hükümeti’ne baskılarını sürdürürken, bir yandan da Anzavur’u destekleyerek onu harekete geçirdiler. Anzavur Hamdi Bey aleyhinde köylüler arasında dedikodular yayıyor ve Hamdi Bey’i ortadan kaldırmayı planlıyordu. Tarih arşivi sizlere milli mücadelede Balıkesir‘i aktarıyor.

Anzavur ve Gâvur İmam öncülüğündeki âsilerin sayısı süratle birkaç bine ulaşmıştı. Gâvur İmam 16 Şubat’ta Biga’ya girip dehşet saçtı. Hamdi Bey, Yenice’deki Dramalı Rıza Bey ile birleşip, buradaki silah ve cephaneyi kurtarmak üzere davrandı. Biga’yı terk etmeden önce Balıkesir’deki Kazım Bey’i arayarak çok acele kuvvet istedi. Ardından süratle Biga’dan ayrıldı. Yanında 15 kişi ile seyahat ediyordu. İnova Köyü’ne vardığında köylüler onu tanıdı. Yakalayıp Gâvur İmam’ın adamlarına teslim edildi. Anzavur’a götürülmek üzere eli kolu bağlandı, sonra da yolda çeşitli işkence ve hakaretlere maruz bırakılarak şehit edildi. (17 Şubat 1920) Bu değerli şehidin vücudu paramparça edildi. Naaşı, beş gün sokak ortasında kaldı, kimse cesaret edip gömemedi. Bandırma’dan gelen Yusuf İzzeddin Paşa Biga’da Hamdi Bey ile diğer şehitleri hükümet yakınındaki cami avlusuna gömdürdü.

Hamdi Bey gibi fedakâr, vatansever, yiğit bir liderin şehadetinde; basit ve cahil insanların kolayca ihaneti, müttefiklerin kontrolü altına giren İstanbul Hükümeti’nin aczi ve kelimenin tam anlamıyla “ihaneti”nin çok büyük payı vardır.

İngilizler, âsilerin bu hareketini daha sonra altınla ödüllendirmiştir.

Bu Çalışmanın Tüm Hakları Betül KARATAY’a Aittir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir:

Milli Mücadele’de Propaganda Faaliyetleri ve İstihbarat Teşkilatları

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji Sektörünün Genel Durumu ve Sağlanan Destekler

KAYNAKÇA

Mücteba İlgürel-Millî Mücadelede Balıkesir Kongreleri

Zeki Çevik- Köprülülü Hamdi Bey ve Akbaş Cephaneliği Baskını, T.C. İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Dergisi

Gıyas Yetkin, Millî Mücadelenin İlk Günlerinde Akbaş Kahramanı Edremit Kaymakamı Hamdi Bey, Hayatı ve Menkıbeleri, Derleyen Murat Yetkin, SES dergisi (Edremit Belediyesi Yayını)

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi [email protected] üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için [email protected] adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.