BiyografiGündemPolitika

Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderlik Özellikleri Hitabet Tarzı Üzerine Kısa Bir Çalışma: Hitabet Başarı İlişkisi

 

erdogan-miting-adana-6711

Çalışmanın Sahibi: Ayşe Aslı Yıldırım

İnsanlar topluluk halinde yaşamalarından dolayı her daim bir lidere ihtiyaç duymuşlar, lider olarak seçtikleri kişilere de meşru ölçülerde toplumsal düzenin sağlanması noktasında bir otorite ve bu otoriteyi kullanma yetkisi vermişlerdir. Liderliğin oluşabilmesi için, kişinin resmi yetkilerle donatılması şart değildir. Burada önemli olan nokta liderin, kişileri peşinden sürükleyebilecek özelikleri bünyesinde taşıyabilmesidir. Gittikçe kötüye doğru giden toplumsal yaşam şartlarının düzelmesi için, hem toplum yeni bir lider beklemekte veya aramakta, hem de bu gücü kendinde bulanlar lider olma yolunda çalısmaktadırlar. Bununla birlikte bir liderin ortaya çıkması veya liderlik statüsü kazanması toplumsal bunalım dönemlerinin dısında da gerçeklesebilmektedir. Liderin izleyenleri etkileyebilmek için kullanacagı bazı güç kaynakları vardır. French ve Bertham Raven’a göre bunlar, ‘yasal güç, ödüllendirme gücü, zorlayıcı güç, uzmanlık gücü, karizmatik güç’ tür. Bu çalısmada daha önce de açıklanan karizmatik liderlik kavramı üzerinde özellikle durulmasından ve konuyla baglantısı olmasından dolayı, liderin güç kaynakları olarak belirtilen kaynaklar arasından da yalnızca karizmatik güç üzerinde durulacaktır. Karizmatik güç, dogrudan liderin kisiligi ile ilgilidir. Karizmaya dayalı güç liderin izleyenler üzerindeki çekiciligini ve saygısını yansıtmaktadır.Karizmatik liderlik için, toplumun bir insanla içsellesmesi, bir ideolojinin, bir dinin, bir geleneksel iktidarın kısaca bir mesruiyetin bir kiside tecessüm etmesi, essiz bir tarihsel, toplumsal ve siyasal misyonun bir kisiyle örtüsmesi, korkunun ve ödüllendirmenin bir kisinin eliyle tüm topluma dagıtılmasıdır denilebilir.

Karizmatik lider, bünyesinde bulunan karizma yaratan nitelikleriyle, kendi istediği şekilde diğer insanları davranışa yönelten kisidir; izleyicilerini
yüksek performansa yönelten kisi olarak görülebilir. Karizmatik lider, toplumun birlik ve beraberliğinin, toplumsal dayanışmanın temsilcisi olarak kabul edilir. Türk siyasetine baktıgımız zaman siyasi parti liderlerinin, partilerinden daha çok ön plana çıktıklarını görebiliriz. Türk demokrasi tarihi
incelemelerinde, devirler hükümetlere göre degil liderlerin isimlerine göre yapılmaktadır. Türkiye’de partilerin programlarından ve seçim beyannamelerinden yola çıkarak oy veren seçmenlerin oldukça az oldugunu görmek mümkündür. Türk siyasetinde partilerin programı, kadroların niteliginden çok parti liderinin kisiligi, kimligi ve karizması oy verme davranıslarını ve partilere katılımları etkileyen önemli bir olgu olarak görülebilir . Bazı ritüellerle karizmatik mesruiyetin toplumsal onayı gerçeklesir. (El öpme, kurban kesme, isim koyma – baba, Karaoglan v.b.-) Liderlik ve karizmatik liderlik konusunda dikkat çeken bir nokta bazı liderlerin buhran dönemlerinde ortaya çıkarak, halk tarafından ‘karizmatik” lider olarak atfedilmeleridir. Bu nedenle Recep Tayyip Erdogan’ın liderligini ve bu liderligin karizmatikliğini incelerken, Erdogan’ın lider olarak atfedildigi dönemi de arastırmak gerekir.

Recep Tayyip Erdogan’ın önsözüyle yayınlanan, Yalçın Akdogan’ın kaleme aldıgı ‘Ak Parti ve Muhafazakâr Demokrasi’ adlı kitapta, bu dönem su
sekilde tasvir edilmistir:

“3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde, halk koalisyon yerine iki partili sistem arayısına girmisti. Denenmis, yıpranmıs partiler artık halk için umut vaat etmiyordu. Liderlerin yıllardır aynı seyleri tekrarlamaları ve vaatleri yerine getirmemeleri karsısında halk kendisini aldatılmış hissetti . Erdogan, seçim meydanlarında halkın özlemlerine, öfkesine seslenebilmekte çok basarılıydı. Halk Erdogan’ın konusmalarının içerigine degil sözlerine bakıyordu. Erdogan her zaman, ‘ben onlardan farklıyım, ilkelerime baglıyım; onlar eski biz yeniyiz’ mesajını kitlelere veriyordu .”

Erdogan, kendi deyimiyle her zaman “kimsesizlerin kimi, sessiz yıgınların sesi” olmayı hedeflemistir. Liderligi ise su sekilde tanımlamıstır:

“Bence su liderlik kavramını açıklamakta fayda var. Bakın liderlik, aslında bir partinin genel baskanı olmak degildir. Liderlik basbakan olmak degildir. Yani siz, bazı olayların neticesinde de gelip bir yere basbakan olursunuz, hatta cumhurbaskanı da olursunuz, ama bu, lider olmanız anlamına gelmez. Ben liderligi aslında böyle bir sanal liderlik olarak görmüyorum. Su anda bazı siyasi partilerin genel baskanları sanal liderlerdir. Organik liderliktir aslolan. Bunu saglayabiliyorsa bir lider basarıda çok daha etkindir. Ve dünyada da dikkat edilirse organik liderlik basarıya gidiyor. Digerleri basarıya gidemiyor. Ve onlar, bakıyorsunuz rüzgâr gibi geldi geçti seklinde oluyor. Bizim hedefimiz önce kimsesizlerin kimi olabilmek, sessiz yıgınların sesi olabilmek.”

Recep Tayyip Erdogan, liderlik tanımında da ‘organik liderlik’ kavramını kullanarak kendisini diger siyasi parti liderlerinden ayıran özelligini vurgulamıstır . Erdogan, liderligini halka yakın, halkın dilinden anlayan, onların sorunlarını dile getirip, onlara sahip çıkabilen bir lider olarak tanımlamıstır. Ak Parti’nin 3 Kasım 2002’de seçim çalısmalarını yönlendiren Arter Ajans’ın sahibi Erol Olçak’la Sabah Gazetesinde yapılan röportajda, Olçak, seçim kampanyasında Erdogan’a olan yogun ilgiden dolayı ajansın, seçim stratejisini lider üzerine kurdugunu açıklamıstır. Yine Olçak’la yapılan görüsmeye göre, Erdogan’ın bazı liderler tarafından elestirilen ancak halkın kabullendigi yerli ve basit bir dil kullanması da seçmeni etkilemede önem tasımıstır.  Erdogan’ın imajının önemli dönüm noktalarından birisi de cezaevi sürecidir. Cezaevine giderken söyledigi “bu sarkı burada bitmez” sözü, kısa sürede onu bir dava adına haksız yere hapis yatan bir kahraman olarak göstermiş , kendisine mesafeli duran kesimler için bile kahramanlık sloganı olarak kullanılmaya baslanmıstır.

Karizmatik liderlik kuramları içerisinde yer alan Conger ve Kanungo’nun Karizmaya Atıf Kuramı’na Recep Tayyip Erdoğan’ı örnek olarak gösterebilmek mümkündür. Recep Tayyip Erdogan, okudugu siir nedeniyle hapis cezasına çarptırılmıs ve siyaset yasagı almıstır. Bu olaylar Erdogan’ı halkın gözünde magdur duruma düsürmüs ve liderliginde önemli rol oynamıstır. Atıf kuramına göre bu durumu söyle açıklamak mümkündür : Erdogan, halkı için ceza almıstır; riske girmistir. Erdogan bu konusma sonrasında halkın dikkatini yogun olarak üzerinde toplamıs ve halk tarafından karizmatik bir lider olarak atfedilmistir.

Recep Tayyip Erdoğan ‘ ın Başarısında Hitabetin Etkisi

erdoo_0

Tüm liderler hedefledikleri kitleyi etkileyebilmek amacıyla konusur. Liderlerin kazanıp kaybetmelerini belirleyen sey, yaptıkları konusmaların
gücüdür denilebilir. Bu güç sayesinde iktidar kazanabilen liderlerin yanı sıra, bu gücü dogru olarak kullanmayı bilmeyen liderlere de rastlamak
mümkündür. Hitabet yeteneginin liderlere karizmatik güç kazandırdıgı söylenebilir. Karizmatik liderin özelliklerini sıralarken ikna yeteneginden, öz
güvenlerinden, cesaretlerinden ve konusma yeteneklerinden söz edilmistir. Siyasi parti lideri ve basbakan olarak Recep Tayyip Erdogan’ın hitabet
yetenegini incelerken, öncelikle onun bu konuda geçmiste aldıgı egitimden ve tecrübelerinden söz etmek gerekir. Erdogan’ın hitabet yetenegine sahip oldugunu söylemek mümkündür. Daha gençlik yıllarında bu yetenegi ile ün salan Erdogan’ın hitabetinde imam hatip lisesi mezunu olmasının da etkileri görülür. Burada aldıgı uygulamalı hitabet egitimiyle, sesini basarılı bir sekilde kullanmayı basarmaktadır. Daha önceki yıllarda da siir okuma yarısmalarında kazandıgı basarılar, onun ileride iyi bir hatip olacagının göstergesidir. mam hatip lisesinde okutulan ‘hitabet’ dersinde Tayyip Erdogan, basarılı bir hatipte bulunması gereken pek çok özelligi ögrenmis ve siyasi yasamında da bunları uygulamaya çalısmıstır. Ahmet Yüzendag tarafından yazılan ve imam hatip liselerinde ders kitabı olarak okutulan, ‘hitabet dersleri’ isimli kitapta hitabet ve hatiplik konusunda su bilgiler verilmektedir:

“…İnsanları, bilgi, düsünce, görgü, ahlak yönünden aydınlatacak, yol gösterecek önderler için üstün bir hatip olmak gerekir. Bu arada halkımıza dini bilgiler veren ve dini yasanısın yüksek hazlarını tattıran imam hatiplerimizin de güzel konusmaları sarttır. Hatiplerimizi genel olarak topluluk karsısında basarılı olabilmeleri, hitabet sanatını ve metodunu bilmeleri, kültürlü olmalarıyla mümkündür. Bu bakımdan hitabet isi çok önemli bir konudur. …Kendilerini halka tanıtacak, sevdirecek, fikirleri etrafında insanları toplayacak kimselerin güzel konusmaları, ikna edici nutuklar vermeleri icap eder.”

 

İmam hatip liselerinde ayrıca, bir hatibin sahsen dikkat edecegi hususlar belirtilirken, giyiminden, vücut hareketlerinden, ses tonundan , mimiklerinden, telaffuzundan da özellikle bahsedilmektedir. Bunlara ek olarak, irticalen, yani herhangi bir metne bakmadan yapılan konusmanın
nasıl yapılması gerektigi hakkında da bilgiler verilmekte, dersin ileri asamalarında da bunun uygulaması yapılmaktadır. Birinci bölümde basarılı bir hatipte bulunması gereken özellikler aktarılırken, hatibin beden dilini de iyi kullanması gerektigi belirtilmisti. AB Parlamenterlerine ve dünyanın önde gelen birçok ismine beden dili egitimi veren İlhan Dogan, beden dilini en iyi kullanan Türk siyasetçisinin Basbakan Recep Tayyip Erdogan oldugunu söylemistir. Dogan ,

“ Basbakan , halkın kültürünü bizzat yasadıgı için onun dilini de çok iyi konusuyor. Anlatmak istediklerini çok iyi anlatıyor. Konusurken ellerini ve kollarını nereye koyacagını çok iyi biliyor. Ellerini rahatsız etmeden açıyor. Geleneklerimizi çok iyi anlayıp yorumlayabildigi için bunu ustalıkla yapıyor.” demistir .

Aralık 2006’da Beden Dili Semineri’ nde konusan baska bir uzman, Mete Tastan da Erdogan’ın, konusma yetenegini tamamlayıcı bir özellik olan beden dilini çok iyi kullanmasını, 2002’deki ABD Seyahatinde Baskan Bush’un karsısındaki kendinden emin tavırlarını (ayak ayak üzerine atması v.b.) örnek göstererek anlatmıstır.

Erdoğan, seçim çalısmaları sırasında da beden dillini rahat bir sekilde kullanabilmek ve halkla arasındaki engeli kaldırabilmek amacıyla mitinglerde
sahnenin üzerine kurulan kürsüyü kullanmadan serbest bir sekilde dolasarak konusmaktadır. Recep Tayyip Erdogan’ın konusmalarında dikkati çeken bir diger unsur da elinde yazılı olan dokümanlara bakmadan konuşmasını gerçeklestirmesidir. Farabi’nin belirttigi iyi bir hatibin özelliklerini sıralarken bu konudan da bahsedilmis ve mümkün oldugunca okumadan yapılan bir konusmanın hedef üzerindeki etkisinin olumlu olacagı vurgulanmıstır. Erdogan, gençlik yıllarından kalan bir alıskanlıkla konusmalarına önceden çalısmaktadır. Haliç’te demirli gemilerin üzerinde yaptıgı alıstırmalar buna önemli bir örnektir.

Siyasal alanda bireyin kendisini topluma kabul ettirebilmesinin önde gelen kosulu hizmet etmektir ve Recep Tayyip Erdogan, siyasal yasamının
baslangıcını teskil eden dönemde, yasam hikâyesinde özellikle neler yaptıgının ve basardıgının altını çizmektedir. Bir diger önemli ayrıntı, toplumu
inandırıcı kılmak için kültürel motifleri islemesidir. Yoksullugu çok iyi bilen Anadolu insanının, içinde bulundugu kosullardan çok iyi anlayan birinin, lider olma yönündeki düsüncesine uygun bir siyasetçi profili çizmeye çalısması, Erdogan’ın hitabetinde üzerinde durulması gereken bir diger dikkat çekici konudur. Recep Tayyip Erdogan özellikle miting konusmalarında ‘kimsesizlerin kimi, sessiz yıgınların sesi’ sloganını çok sık kullanarak ezilmis halka yönelmis, onların dikkatlerini çekmeyi amaçlamıstır. Erdogan Kasımpasalı oldugunu vurguladıgı konusmalarında, kendi yasam hikâyesinden, çektigi sıkıntılardan sıklıkla bahsederek, yine kendi deyimiyle ‘fildisi kulelerde’ yasayan diger liderlerden farklı oldugunun altını her fırsatta çizmistir. Erdogan ile yüz yüze konusmus ona sorular sormus birçok program yapımcısı, gazeteci ve beden dili uzmanı ile yapılan röportajlarda Recep Tayyip Erdogan’ın hitabet yetenegi hakkında su genel sonuçlara ulasıldıgı görülmüstür: Erdogan halk dilini konusma konusunda basarılı, sorulara kısa yanıtlar vererek istenen cevaba ulasılmasını saglayan, bol bol deyim ve atasözü kullanarak halkla dogrudan temasa geçen, konusmalarına önceden hazırlanan, hitabet yetenegi sayesinde karizmatik bir imaj çizmeyi basarabilen bir liderdir. Ancak aynı röportajlardan çıkan bir diger sonuç da Erdogan’ın zaman zaman öfkesine hakim olamaması ve bu yüzden de agresif bir görüntü ortaya çıkarabilmesidir.

  • Bu çalışmanın tüm hakları Ayşe Aslı Yıldırım adlı kişiye aittir…

Yararlanılan Kaynaklar :

 

Ayşe Aslı Yıldırım : Siyasal İletişim Sürecinde Hitabet Sanatının Kullanılmasının Liderin Başarısına Etkisi : Recep Tayyip Erdoğan Örneği

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin haklı bulması gereken bir yazı olmuş. Özellikle hitabet konusunda sonuna kadar katılıyorum. Emeğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün