Sosyal Medyada Fenomenler Ve Dijital Nüfuzlular

Tüketiciler, tarzını beğendikleri, samimi buldukları ve belirli bir konuda fikir sahibi olduğunu düşündükleri kişileri sosyal medya hesaplarından takip etmektedirler. Doğrudan reklam vermek yerine sosyal medyada etkileme gücü yüksek kişilerin bir ürünü veya markayı önermesi, tüketicilerin satın alma davranışını etkileyen en efektif yöntem olarak görülmektedir. Bu yöntem “nüfuz pazarlaması” olarak ifade edilmektedir. Nüfuz pazarlaması markaların tüketicilerle geleneksel dijital reklamcılık kanalları dışında iletişim kurmalarına olanak vermektedir. Nüfuz pazarlaması markalı içerik yaratımı, sponsorlu blog gönderileri, Facebook gönderileri, Pinterest panoları, Vine videoları, YouTube videoları, tweetler, Instagram gönderileri, Snapchat hikayeleri gibi pek çok katılım ve dağıtım taktiğini içerebilmektedir.
Nüfuz pazarlaması, tüketicilerin satın alma kararları üzerinde etkili olan ve son yıllarda giderek büyüyen yeni bir pazarlama çeşidi olarak tanımlanabilmektedir. Burada nüfuz sözcüğü, bir insanı, bir şeyi ya da olayların gelişimini etkileme gücü şeklinde ifade edilmektedir. Nüfuz pazarlaması, sosyal medya ile sosyal nüfuzluları bir örgütün pazarlama ve işletme ihtiyaçlarını karşılaması hususunda kullanılan bir teknik olarak tanımlanmaktadır. Nüfuz pazarlamasının sınırları, markalı içerik paylaşımı kavramı ile çizilmiş olsa da, bu içeriğin paylaşım biçimi çeşitlilik arz etmektedir. Markalar, sosyal ağ hesaplarında nüfuzluların yarattığı içeriği kullanarak; nüfuzlularla ortak yarışma, hediye ve indirim kampanyaları düzenleyerek, onları markanın düzenlediği etkinlik kurgusunun parçası haline getirerek, nüfuzluların yalnızca hashtag ve slogan kullanılan görece markasız içerik paylaşımı yapmasını sağlayarak veya markanın hesabını bir süreliğine nüfuzlulara devrederek farklı nüfuz pazarlaması stratejilerini hayata geçirmektedir.
Nüfuzlu (İnfluencer) Kavramı
Nüfuzlu, insanların eylemlerini, davranışlarını ve düşüncelerini bloglar ve/veya sosyal kanallar vasıtasıyla etkileyebilen kişilerdir. Başka bir ifadeyle nüfuzlu, bir marka veya ürün hakkında içerik yaratmak/tavsiyede bulunmak üzere teşvik edilen, tipik bir müşteri veya şirket niteliğinde olmayan kişi veya kuruluştur. Sosyal medyada nüfuzlular, iletişim sıklığı, kişisel ikna edicilik veya sosyal ağ büyüklüğü gibi özellikleri çerçevesinde başkalarını etkileme potansiyelleri ortalamanın oldukça üzerinde olan kişilerdir.
Brown ve Hayes nüfuzluyu, tüketicilerin satın alma kararlarını anlamlı biçimde şekillendiren üçüncü şahıs olarak betimlemektedir. Bu bağlamda nüfuzlular, sahip oldukları otorite, bilgi, pozisyon ya da ilişkiler çerçevesinde başkalarının satın alma kararlarını etkileyebilmektedir. Nüfuzlular, sosyal medya hesapları üzerinden ürün tanıtır ve deneyimlerini paylaşırlar. Yapmış oldukları tanıtımlar ve deneyim paylaşımları tüketiciler tarafından tavsiye olarak algılanır. Tavsiye niteliği taşıyan nüfuz pazarlaması tüketici nezdinde geleneksel reklamlara göre daha etkilidir. Aslında markalar pazarlamanın başlangıcından beri ünlüleri kampanyalarında kullanmaya devam ediyorlar. Fakat nüfuzluların ünlülerden en büyük farkı, tüketiciye daha samimi, daha ulaşılabilir ve daha güvenilir gelmeleridir. Sosyal ağlarda nüfuz sahibi olan kişilerin ne kadar takipçiye sahip olduklarına göre nüfuzlular şu şekilde kategorize edilmektedir :
Mikro Nüfuzlu: Instagram’da 10 bin – 100 bin arası takipçisi bulunan bloggerlar, mikro nüfuzlu olarak isimlendirilmektedir. Mikro nüfuzlular, geleneksel ünlü olmaktan çok kendi  kategorilerinde varlık gösteren bilgili, tutkulu, otantik ve ne satın alınması gerektiği hususunda öneriler söz konusu olduğunda güvenilir kaynak şeklinde görülmekte olan kişilerdir. Mikro nüfuzluların takipçilerinin davranışları üzerinde doğrudan etkileri bulunmaktadır.
Mikro nüfuzlular pazarlama dünyasının son dönemde yoğun ilgi gösterdiği bir kategoridir. Yakın dönem araştırmalar “ne kadar fazla takipçi sayısı, o kadar etki” düşüncesinin resmin bütününü yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Sosyal medya Nüfuzluların takipçi sayısı artıkça takipçilerin içerikle olan etkileşim oranının (beğeni ve yorum sayıları) düştüğü kanıtlanmıştır. Markely’nin (2016) raporuna göre, 1000 kişiden az takipçi sayısına sahip Mikro Nüfüzluların beğeni alma oranı %8’dir. Aynı raporun bir başka bulgusu ise Mikro Nüfuzluların paylaşımlarının megalara göre 13 kat fazla yorum aldığıdır.
Makro Nüfuzlu: Instagram’da 100 bin – 200 bin arası takipçisi bulunan bloggerlar, makro nüfuzlu olarak isimlendirilmektedir. Burada nüfuzlunun takipçileriyle zayıf veya bilinmeyen bir ilişkisi bulunmaktadır.
Mega Nüfuzlu: Instagram’da 200 binden fazla takipçisi bulunan bloggerlar, mega nüfuzlu olarak adlandırılmaktadır. Mega Nüfuzluların takipçi sayılarının fazlalığı yüksek erişim anlamına  gelmektedir.

Kanaat Önderi Kavramı
1940 yılında ilk kez Lazarsfeld, Berelson ve Gaudet’in Amerika’da oy verme tercihlerinin nasıl oluştuğu üzerine yaptıkları bir araştırmada, “iletişimin iki aşamalı akışı” hipotezini inşa ve test ederek “kanaat önderliği” kavramını ortaya atmışlardır. Kanaat önderi iletişimde en önemli rol oynayan grup üyesi olarak düşünülebilir. Philip Kotler’e göre ise; kanaat önderleri tüketicilerin satın alma karar ve davranışları üzerinde büyük etkiye sahip olmakta olup bu bireyler toplumun her kesiminden gelebilmektedirler. Kanaat önderi, iletişimi grubun dünya görüşüne göre biçimlendirerek, saygı duyulan bir önder, dolayısıyla güvenilir bir kaynak olarak etkide bulunur.
Paul Lazarsfeld ve Elihu Katz’ın iki aşamalı akış kuramı; insanları şu ya da bu adaya oy vermeye, şu ya da bu ürünü tüketmeye yönelten bireysel karar süreçlerini araştırarak, iletişimi iki basamaklı bir akış biçiminde ele almaktadır. İlk aşamada göreceli iyi bilgilenmiş kişiler bulunmaktadır, çünkü medyaya yakındırlar. Bunlar “kamuoyu liderleridir”. İkincisindeyse medyalara büyük dikkat göstermeyen, birincilerce bilgilendirilen kişiler vardır. “Kamuoyu” bir çıkardan ya da kişisel bir düşünceden yola çıkarak oluşabilir, bunun yanı sıra kısıtlı çevrelerde (aile, arkadaşlar) ya da geniş çevrede (meslektaşlar, medya) tartışmalar ve düşüncelerle de belirebilmektedir. İki aşamalı akış modeli aşağıdaki temel varsayımları içermektedir:
a. Bireyler izole edilmiş toplumsal canlılar değil; diğer insanlarla etkileşimde bulunan toplumsal grupların üyeleridir.
b. Kitle iletişim gönderisine tepki ve cevap anında ve doğrudan olmaz, bunlar toplumun ilişkiler aracılığıyla aktarılır ve bunlar tarafından etkilenir.
c. Birisi alımlama ve ilgi; diğeri, etki veya enformasyon girişimini kabul etme veya reddetme şeklinde cevap vermekten oluşan ikş süreç vardır.
d. Kitle iletişim kampayaları karşısında bireyler eşit değildir, fakat iletişim süreci içinde farklı rolleri vardır, özellikle de kitle iletişim araçlarından fikirler alıp onları aktarmada etkin olanlar ile rehberleri olarak daha çok diğer kişisel ilişkilere dayananlar olarak ayrılabilirler.
e. Daha etkin rol üstlenenler (fikir öncüleri) kitle iletişimini daha çok kullanmalarıyla, diğerleri üzerinde etkili olduklarının farkında olmalarıyla kaynak ve rehber rolü üstlenmeleriyle ötekilerden ayırt edilirler.
Özetlenecek olursa; bu modele göre kitle iletişim toplumsal bir boşluk içinde görev yapmaz, fazlasıyla karmaşık toplumsal ilişkiler ağına girdi sağlar ve diğer düşünce, bilgi ve güç kaynaklarıyla rekabet eder.
Kanaat Önderi Olarak Dijital Nüfuzlular
Günümüzün önde gelen kitle iletişim araçlarından biri olan ve bireylerin zamanlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri dijital medyanın varlığı, “yeni kanaat önderleri” kavramının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Dijital kanaat önderleri; sosyal medyada takip edilen kişilerin düşünce, görüş, sosyal yapı, ekonomik yapı bakımından diğer bireyler ile denk veya yakın olup ayrıca görüş ve düşünceleri paylaşan bireyler olarak tanımlanmaktadır.
Bu bağlamda sosyal medyanın kanaat önderleri, yalnızca bilgi ve mesajı kendi yorumu ile ilettikten sonra toplum üzerinde yeni bir bakış açısı sunması ve ciddi bir yönlendirme gerçekleştirmesinin ötesinde; paylaşıma açık, yorumlayıcı ve tepkici bir sistemin oluşmasına neden olmaktadır. Yeni kanaat önderleri sayesinde ‘iki basamaklı iletişim akış’ı gelişerek dörtlü bir akışa geçmektedir. Başka bir deyişle bu akış; asıl mesaj, ileten ve yorumlayan kanaat önderi, mesajı alan ve yeniden yorumlayan okuyucu-takipçi, beğenen ve yeniden paylaşan grubu içermektedir. Dijital kanaat önderlerinin hedef kitlesi geleneksel hedef kitle değildir. Dijital ortamlardaki hedef kullanıcılar “ağ tabanlı hedef kitle” (networked audience) olarak değerlendirilmektedir.
Bu yeni hedef kitle; sosyal medyayı aktif bir iletişim ağı olarak kullanan, içerik üreten, sadece takip eden, yorumlayan, birbirleri ile bağlantı içinde bulunan izleyicilerdir. Ağ tabanlı hedef kitle olarak tanımlanan bu kitlenin, sosyal bağlantıları tek bir ağ üzerinde yassılaştırılmış olup sosyal ilişkileri “arkadaş listesi” ya da “takipçi sayısı” ve benzeri kavramlara indirgenmiştir. Dijital dünyada, kanaat önderlerinin ne kadar çok “kanaat takipçisi” olursa fikirlerinin önemi de o kadar artmaktadır. Bu durumun farkında olan markalar sosyal medyada yer alan bu “dijital kanaat önderleri” aracılığı ile “ağ tabanlı hedef kitle” arasında yer alan potansiyel tüketicileri etkileme çabaları günümüzde popüler bir reklam faaliyeti halini almıştır.
Günümüz markaları, tüketicilerin en çok zaman geçirmekte oldukları Facebook, Twitter, bloglar, YouTube vb. sosyal platformların popülerliğinden ve bu platformlarda yer alan kanaat önderlerinden tüketici üzerinde yaratmakta oldukları davranış, tutum, inanç değişikliği iç görüsü bağlamında faydalanma çabası gütmektedirler. Andy Warholl’un “bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak” sözüne ithafen; sıradan insanların reality show’lar, internet videoları vb. popüler kültür öğelerini içeren medya mesajları sayesinde kısa bir süre için ünlenmiş ve alışılagelmiş ünlülerden olmayan sıradan insanlar “dijital fenomenler” olarak tanımlamıştır.

Geleneksel Ünlülerden Dijital Nüfuzlulara
Mesleği veya herhangi konudaki bir başarısı nedeniyle geniş kitleler tarafından tanınan kişiler “ünlü” (celebrity) olarak tanımlanmaktadır. Bu ünlüler, hangi medya sayesinde tanınmış olursa olsun, ünlü (celebrity) kullanarak yapılan pazarlama çalışmalarında reklam yapıldığı nettir ve izleyen herkes tarafından kolaylıkla algılanabilmektedir. Nüfuzlu (influencer) ise, belirli bir kitlenin sürekli takipte olduğu, sosyal medya kanallarında belli bir popülerliğe ve güce sahip olan, insanları etkileyen veya etki altında tutan kişiler olarak tanımlanmaktadırlar.
Markaların ünlü kullanımında “ünlüler” marka mesajını temsil etmektedirler. Markalar, tarafından belirlenmiş senaryo ve içerik ünlü kişiler tarafından paylaşılmaktadır. Nüfuz pazarlamasında ise nüfuzlular, içeriğin yaratıcısı konumundadırlar. Kendi yaratıcılıklarını kullanarak, takipçilerinin beğenilerine uygun şekilde içerik üretimi yapmaktadırlar. CreatorDen komünitesi kurucu ortağı Ozan Tabak ile influencer talks etkinliğinde bir görüşme yapılmıştır. Ozan Tabak’ında belirttiği gibi nüfuz pazarlamasında ise;
Üzerindeki tişört çok güzel nereden aldın? Sorusunu dijitalleştirip, ölçeklendirebildiği güven temelli ilişkiler söz konusudur. Paylaşımlar deneyim ve tavsiye paylaşımı niteliğindedir. New York Times, bir zamanlar ünlülerin rol aldığı reklamlardan daha çok satan bir yöntem olmadığını söylemişti. Fakat gelişen ve değişen çağ, reklamlarda ünlü işbirliklerinin eskisi kadar etkili olmadığını göstermektedir. Ünlüler, ne kadar popüler olurlarsa olsunlar takipçilerini önerdikleri ürünü gerçekten beğendikleri konusunda ikna etmekte yeterince başarılı olamıyorlar. Markalar mesajlarının yayılmasını, hakkında konuşulmasını sağlamak için dijital nüfuzluları kullanmaktadır. Birlikte çalışacakları nüfuzluları, markanın kimliğine, marka mesajının içeriğine, nüfuzlunu takipçi sayılarına ve nüfuzlu-takipçi etkileşimine göre seçmektedirler.
Dolayısıyla da ünlü işbirlikleri yerini belirli alanlarda otorite olmuş dijital nüfuzlular almış durumda. Blog, Twitter, Instagram ve YouTube gibi sosyal ağlarda hatırı sayılır takipçi kitlesiyle “nüfuzlu” olarak adılandırılan kişileri bulunduğu platform bazında tanımlanmaktadır. Örneğin; Twitter’da belli bir takipçi kitlesi olan ve bu sosyal ağda popüleritesi yüksek olan kişiler “Twitter fenomenleri” olarak adlandırılırken, Instagram’dakiler Instablogger, Snapchat‘i etkin kullananlara Snapchat fenomeni, YouTube’dakiler YouTuber, vlogger olarak tanımlanmaktadır.
Twitter Fenomeni
Twitter, 2006 yılında kurulmuştur ve 2009 yılından beri markaların mesajlarını tüketicilerine ulaştırabilmeleri adına kullandıkları önemli bir reklam aracıdır. Bireylerin o anda neler olduğunu duygularını, deneyimlerini, düşüncelerini vb. içeren mesajları maksimum 140 karakter kullanarak oluşturdukları “tweet” adı verilen içerikler ile takipçileri ile anında paylaştıkları bir mikroblog olarak tanımlanabilecek olan Twitter; kullanıcılarına takip ettiği kişilerin beğendikleri tweet’lerini kendi hesaplarında tekrar paylaşabilme (retweet) ve (favorilerine ekleme) özgürlüğü vermektedir. Retweet’ler aracılığı ile başlatılan ve hesaplar arası yayılan bu viral etki günümüzde Twitter’da beğenilen ve takipçi sayısını günden güne arttıran sıradan insanların ünlenmesi fenomen (micro celebrity) kavramını gündeme getirmiştir.
Beş yüz milyonluk bir sanal dünyada her şeyi yüz kırk kelimeye sığdıran takipçi ve retweet oranı yüksek kullanıcılar “Twitter fenomeni” olarak tanımlanmaktadır. Twitter fenomenlerinin sosyal medyada yayınladığı her kelime bir anda ortalığı sallayabilir ve gündemi şekillendirebilir hale gelmiştir. Twitter fenomeni olmak için öncelikli koşul kullanıcıların yüksek takipçi oranlarına sahip olmalarıdır. Takipçi sayısı ne kadar fazla ise, retweet ve mention oranı da bununla orantılı şekilde yükselecektir. Markaların fenomen seçiminde en belirleyici kriteri takipçi sayıları ve atılan tweetlerin içeriğidir. İçerik, marka ve onun elçiliğini üstlenecek olan fenomen kişisinin aynı dili konuşabilmesi, tutarlı olabilmesi açısından önemlidir. Twitter’da aforizmalar üretebilen, özgün, kişisel değil kitlesel konuşan mikro ve makro alanda ilgili kitleye seslenebilecek “fenomenler” aracılığı ile de organik görünümlü ticari reklamlar yapılmaktadır. Markaların mesajını, kullanıcıların twitter üzerinde ilgilendiği içeriklere, içeriğin doğallığını bozmayacak şekilde entegre edilmesini sağlayan bir reklam modelidir.
Burada bahsi geçen reklam modeli, doğal reklam (native ads) olarak literatürde karşımıza çıkmaktadır. Twitter reklamları markanın konuşması esasına dayanmaktadır. Peki, marka edinilmiş medya (owned media) dışına çıkarak nasıl konuşabilir? İşte bu noktada dijital kanaat önderi olarak ifade ettiğimiz “fenomenler” devreye girmektedir. Fenomenler oluşturdukları dijital kimliklerin altında marka sloganı, hashtag ve ürün adı kullanmadan da marka için reklam içeriği oluşturabilmektedirler. Marka – fenomen iletişiminde farklı bir yaklaşım sergileyen coca cola örneği üzerinden gidersek eğer Twitter’da fenomen olmuş Mememetali atmış olduğu tweette coca cola’yı etiketleyerek konuşturmayı başarmış ve coca cola’nın da Mememetali’ye vermiş olduğu yanıtla birlikte sosyal ağlarda “kazanılmış medya” (earned media) etkisi yaratılmıştır.

Twitter’ın en önemli pazarlama enstrümanlarından biri de hashtag’lerdir. Marka paylaşımlarının doğru segmente, daha fazla kişiye ulaşabilmesi konusunda büyük bir Katkı sağlamaktadır. Twitter’ın yapmış olduğu bir açıklamaya göre hashtag kullanımı o tweet’in retweet’lenme oranını %16 oranında arttırmaktadır. Twitter’ı bir reklam mecrası olarak kullanan markalar; fenomenler aracılığıyla markaları hakkında farklı içerikler paylaşarak tüketicileri web sitelerine yönlendirebilmekte, tüketicilerinin kendileri, rakipleri ya da pazar ile ilgili neler konuştuklarını takip edebilmekte, markaya dair attıkları tweet’lerin tüketiciler tarafından “favori” listesine alınmasına dair motivasyon sağlayabilmekte, markaya dair kampanya ya da etkinlikle ilgili Twitter kullanıcıları arasında belirli bir konu hakkında yazılan tweetlerin listelenmesi için “hashtag” yaratabilmektedirler. Burada amaç, hem etkileşim yaratmak hem de bu etkileşimlerin paylaşılmasını sağlamaktır.
Blogger
Blog, web ve log kelimelerinin birleşiminden doğmuş bir terimdir. Bloglar, markalar için etkin trafik akışı sağlayan içerik pazarlama yöntemleri arasında yer almaktadırlar.  Güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı web sayfalarından oluşmaktadır. Bu web sayfalarını oluşturan ve kullanan kişilere de “blogger” adı verilmektedir. Blogger’lar tarafından hazırlanan sitelerin asıl amacı kullanıcılarına kendilerini ifade edebilecekleri kişisel düşüncelerini yansıtabilecekleri alanları sağlıyor olmasıdır. Dünyanın her köşesinden insanlar bloglar aracılığıyla yerel haberler yayımlıyorlar, hayal kırıklıklarını ifade ediyorlar, fikir beyan ediyorlar, görüş ve deneyimlerini paylaşıyorlar, tüm yaratıcılıklarını ortaya döküyorlar. Bu sayede dünya da onları dinliyor ve cevap veriyor. Blogger; yaşam stili, yemek, moda gibi kendi seçmiş olduğu herhangi bir alanda lider olan ve takipçilerine bir şeyler katmayı, paylaşmayı hedefleyen kişilere denir. Bu kişiler takipçileri tarafından kanaat önderleri olarak da kabul edilirler. Markalar ve firmalar blogger’lar ile yasal çerçevede işbirlikleri yaparak markaların reklam yapmasına veya belli bir ürünü deneyimlemeye aracı olabilirler. Günümüzde pek çok marka ve firma daha gerçek hedef kitlelere hitap edebilmek için blogger’ları tercih ederek onlarla çalışmaktadırlar. Blogger’lar; yaratıcı, lider, trendleri takip eden ve yeni trendlere öncülük edebilen bir yapıya sahip olmalıdırlar. Blogosfer (küresel blog topluluğuna verilen ad) internette her türlü içeriğin döndüğü yerdir. Online ortamda üzerine konuşmaya değecek bir şey varsa, blogosferde onun hakkında yazılar yazılır, yorumlar yapılır ve blogosfere salınır.
Bu durumdan yola çıkacak olursak elbette her blog iyi olacak diye bir kural yok; ancak iyi olmayanlar izleyici çekemiyorlar. Büyük ölçüde çevrimiçi ortamda dilden dile yayılmanın, etkin arama motoru sıralaması ve sosyal medya yer arz imleme sitelerinin etkisi oldukça fazla bu da en iyi blogları ve bloggerlar’ı tepeye çıkarmaktadır. Hatırı sayılır takipçi kitlesine sahip blogger’lar birbirlerinin postlarını okuyorlar, onları yorumluyorlar, birbirlerine doğurgan linkler veriyorlar. Bu şekilde oluşturdukları içerikler sayesinde de büyük takipçi kitlelerine ulaşıyorlar. Blogger’lar sadece bireyler için değil, işletmelerin/markaların pazarlama cephaneliği için de önemli bir silahtır.
Yapılan bir araştırmaya göre dünyada 200 milyon kişi reklamları engelleyen AdBlock gibi servisleri kullanıyorlar. Sadece Adblock milyar dolarlık bir reklam pastasını engelleyebiliyor. İşte bu noktada dijital kanaat önderleri önem kazanıyor. Blog pazarlama üzerinden ilerleyecek olursak; blogger’lar aracılığı ile organik görünümlü ticari reklamlar yapılmaktadır. Nasıl mı? Doğal reklamlar sayesinde (native ads) blogger’lar markalardan gelen ürünleri ve o ürünün yaşatmış olduğu bütünsel deneyimlerini takipçileriyle paylaşmaktadırlar. Bunun yanı sıra markalardan gelen reklam içeriklerini direkt olarak ürün ve marka tanıtımı için kullanmak yerine, okuyucuların kişisel bilgiler edinebileceği bir platform oluşturmaktadırlar. Markalar blogger’lar aracılığıyla sözlü ve görsel ürün yerleştirme stratejisini de kullanmaktadırlar. Bu şekilde yazının özünü bozmadan marka ile tüketiciyi buluşturmaktadırlar. Hedef kitleye ulaşmak, ürün ile yaşam arasında bağ kurabilmek, ürünleri kullanım anında ve ortamında göstermek, markaların taşıdığı ruhu daha iyi anlatabilmek amacıyla tercih bu yöntemi tercih etmektedirler. Bu da markanın viral dağılım potansiyelini yükseltmektedir. Bloglarda bir ürün/hizmet veya marka ile ilgili yazılı ve görsel içeriği takip edebilen tüketiciler, bu içeriklere yorum yaparak da katkıda bulunabilmektedirler. Yorumlar bölümündeki konuşmalar blogger’a ve markaya önemli geri bildirimler sağlamaktadır. Blogger’lar aracılığıyla reklam içeriği oluşturan markalar genellikle ürünü satın almaya yöneltmek ve en az bir defa hedef kitlenin o ürünü kullanmasını hedeflemektedir.

Instablogger
Dünya’nın en çok kullanılan sosyal ağlarından biri olan Instagram, 2017 Mayıs ayında sadece 1 milyon olan reklam veren sayısını dört ayda ikiye katlamıştır. Bu hızlı gelişmenin nedeni kullanıcıların üretmeye, araştırmaya ve içeriklerle, özellikle mobil videoyla alakadar olmaya her zamankinden daha çok süre harcaması olarak görülmektedir. Bununla birlikte markalar da kullanıcıları yakalamak ve Instagram’da daha görünür olabilmek adına Instablogger’lar ile reklam ve iş birlikleri yapmaya başlamışlardır.
En basit anlamıyla Instablogger; yüksek takipçi kitlesine sahip, Instagram’ı blog gibi kullanan, oradan ürün, hizmet vb. şeylerin tavsiyelerinde bulunan, deneyen ve yorumlayan kişiler olarak tanımlanmaktadır. Instablogger’lar Instagram aracılığıyla birçok farklı şekilde reklam içerikleri üretmektedirler. Instagram’ın sürekli kendini güncelleyen ve sektör dinamiklerinin nabzını tutan yenilikleri de bu çalışmaları çeşitlendirmeye yardımcı olmaktadır. Dijital platformlarda yakaladığı ivmeyi ve etkileşimi arttırarak sürdürmek isteyen Instagram, kendini yenilemeye devam etmektedir. Bu yenilikler sayesinde de Instablogger’ların takipçilere ulaşma biçimleri değişmektedir. Instablogger’lar; Hashtag kullanımı, konum bildirimi, etiketleme ve bio’da link paylaşımı dışında, Instagram’a eklenen “anket” özelliği sayesinde de takipçileriyle etkileşime geçebilmektedirler. Instagram Hikayeler’deki ilk “interaktif” özellik olan anketler, instablogger ve takipçilerin daha kolay iletişim kurmasına da olanak sağlamaktadır. Markalar; takipçi kazanmak, içerik yaratmak, marka bilinirliği ve ürün tanıtma amacıyla Instablogger’lar ile işbirliği yapmaktadırlar. Instablogger’lar markalardan aldıkları brief doğrultusunda; ürün yerleştirme, görseli çekici kılacak aksesuarlar, hediye çekilişleri, hikaye anlatımı gibi stratejilerle ürünü kişiselleştirerek takipçi kitlesinin ürün ve marka ile bağlantı kurmasını sağlayıp, yaşamış olduğu deneyimi takipçileriyle paylaşmaktadırlar.
YouTuber
YouTuber kavramı “YouTube yayıncısı” anlamına gelmektedir. YouTube’da video içerik üretimi yaparak belli bir kitleye hitap eden ve hitap ettiği kitleyi etkileme gücü yüksek olan YouTube yayıncılarına “YouTuber” olarak adlandırılmaktadır. Markalar, bu kişilerin etkilerinin farkına varmış ve çok yüksek sayıda izleyicisi bulunan bu YouTuber’lar ile anlaşma yoluna giderek, YouTube’u bir reklam aracı olarak kullanma yoluna gitmişlerdir.
Firmalar bu oluşumların son kullanıcılar üzerindeki potansiyelini kavrayınca, markalarını bu içerik yaratıcıları ile bütünleştirmek üzere yollar aramaya başlamışlardır. Kullanıcı katkılı içerik geliştiricilerinin yükselişiyle birlikte, firmalar bu bağımsız kaynaklar ile markaları için sponsorlu içerik üretimi hususunda işbirliklerine gitmiştir. Burada üç tür sponsorluktan bahsedilebilmektedir. Birincisi, açık sponsorluktur (explicit sponsorship). Buna göre, sponsor firma YouTuber’a, markasını veya ürününü tanıtması karşılığında bir ödeme yapmaktadır.
İkincisi, bağlı linklerdir (affiliated links). YouTuber tarafından sağlanan bu linkler aracılığıyla, müşteriler bir satın alma işlemi gerçekleştirdiğinde YouTuber da komisyon elde etmektedir. Üçüncüsü, ürün numunesi değerlendirmesidir (free product sampling). Firmalar YouTuber’a ürünlerini göndermekte, bu ürünleri YouTuber’ın videolarda göstermesini ve ürün değerlendirmeleri yapmasını ummaktadır. Pazarlama sektörü, YouTuber’lığın dünyadaki yeni meslek dallarından birini oluşturduğu üzerine varsayımlar da bulunuyor. Peki, ne yapıyor bu YouTuber’lar? YouTube’da bugün kimi makyaj yapıyor, kimi yemek tarifi veriyor kimi ise oyunlar oynuyor. Bütün bunlardan da azımsanmayacak paralar kazanıyorlar. YouTuber’lar için 21. Yüzyılın sanal dünyasının girişimcileri deniliyor. YouTube’da başlayıp dünya devi kozmetik firmalarıyla iş birliği yapanlardan, kendi firmasını kuranlara ya da küçük bir video çekeyim derken kendini film stüdyolarında bulanlara kadar birbirinden farklı alanlarda yayın yaparak milyonlarca insana ulaşan nüfuzlular giderek popülasyonlarını arttırmaya devam ediyorlar. Bakınız YouthWorks’ün ajans başkanı Serhat Gürcü ne diyor. “Sinemada Youtuber dönemine hoş geldiniz.” Bunun en son örneği Enes Batur olmuştur. 6 milyon takipçisi ile Türkiye’nin en çok kazanan YouTuber’larından biri olan Enes bir sinema filmi çekti. Üstelik Enes’in çekmiş olduğu sinema filmi birçok eleştirmen ve sinema izleyicisi tarafından oldukça vasat bulunmasına rağmen Cem Yılmaz’ın 30 milyon liraya mal ettiğini söylediği Arif V 216 filmini hasılatta ilk hafta geride bırakmıştır.
Bütün bunların yanı sıra Hürriyet tarafından 44 yıldır geleneksel olarak düzenlenen “Altın Kelebek Ödülleri” gecesinde bu yıl ilk defa “YouTuber-Instagrammer”kategorisi yer almış olup bu kategoride de ilk ödülün sahibi de yine Enes Batur olmuştur. TV yıldızlarının dahi bir nevi artık rakibi olan dijital nüfuzlular artık TV programlarına bile konu olmuş durumdadırlar. Güldür Güldür Show isimli TV programının 168. Bölümünde “YouTuber” olmakla ilgili bir skeç sahneye koyulmuştur. Google Consumer Barometer 2015 TR araştırmasına göre, YouTube kullanıcılarının yüzde 72’si TV seyrederken de YouTube’da online durumdadırlar. Bütün bu verilerde gösteriyor ki YouTuber’lar yükselen pazarlama trendleri arasında yerlerini uzun süre korumaya devam edeceklerdir.
Yararlanılan Kaynaklar
Cansu Coşkun, Marka Ajans Ve Youtuber Üçgeninde Nüfuz Pazarlamasının Belirleyici Unsurları
Abdullah Talha Karaalioğlu, YouTube’da Zirveye Çıkma Rehberi
M. McLuhan ve Q. Fiore, Medya Mesajı Medya Masajıdır
Salih Seçkin Sevinç, Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Cansu Coşkun’a aittir.
*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.