Teknolojik Gelişmeler, Kripto Para Düşüncesi Ve Bitcoin'in Ortaya Çıkışı

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çağın ihtiyaçlarına cevap verebilmek için her alanda olduğu gibi finansal sektörde de yenilikler yapılmaktadır. İnsanlar içinde yaşadıkları döneme uyum sağlamakta ve yıllar geçtikçe bazı alışkanlıkların yerini yenileri almaktadır. Örneğin eskiden ticarette alış veriş aracı olarak altın kullanılmaktaydı. 19.yy‟ın sonlarına doğru ise birçok ülke banknot denilen kağıt paraları piyasaya sürdü. Kağıt paralar önceleri altın gümüş gibi kıymetli maden değeri karşılığı olarak çıkarılmaya başlandıysa da bu durum daha sonra değişti. Karşılığı olmayan ve bir devletin desteği ile çıkan paraya(fiat money) itibari para denildi. İtibari para, altında hükümet imzası olan, düzenlediği kâğıdın taklit edilemeyeceğine güven üzerine kurulmuş, mal ve hizmet alışverişi için kullanılan banka kâğıdı veya kâğıt para demektir. Günümüzde dolaşımda olan paralar bu şekildedir. Aslında kripto paranın çıkış nedenini anlamak itibari paranın tanımı, tarihçesi ve fonksiyonunu anlamak ile ilgidir. Bu sebeple bugün para denilen şeyin ne olduğu doğru anlaşılmalıdır.
17. asırda İngiliz kuyumcular, ellerindeki altın ve kıymetli eşyaların kaybolma ve çalınmaya karşı teminat altına almak için Londra’daki darphaneye teslim ediyorlardı. 1640 yılında İngiltere Kralı I. Charles’ın tüccarların Londra Kulesi’nde saklanan altın külçelerine el koyunca devlete olan güven sarsılmıştır. Bunun üzerine kuyumcu olan Goldsmith’ler kasa yaptırıp bu külçeleri orada saklamışlar ve bunların karşılığında Goldsmith’s notes (Goldsmith Kağıdı) adı verilen hamiline yazılı bir kâğıt vermişlerdir. Ülkede yaygınlık kazanan bu kâğıtlar ilk banknot sisteminin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. 1963 yılında Londra Mahkemesi Goldsmith’lerin tam karşılığı olmayan kâğıt vermesini yasaklamıştır.
Kuyumcuların yaptığı gibi devletler de para basarken bastıkları paralar karşılığında altın rezervi bulundurması gerekmekteydi. ABD diğer uluslara dolar ihrac edip karşılığında altın rezervi bulundurmayı taahhüt etmişti. ‘Nixon Şoku’ olarak bilinen 1971‟de ABD Başkanı Richard Nixon‟un Amerikan Dolarının altın karşılığını kaldırmasıyla birlikte bu karşılıklık sistemi ortadan kalkmıştır. Bunun üzerinde ticari ilişkilerin temeli olan paranın değerinin tek belirleyicisi hükümetler olmuştur. Bu sebeple en yaygın kullanımı olan ve diğer para birimlerini ve ticari değerlerin değerini belirleyen para birimi dolar ve dolayısyla siyasi ve askeri gücüyle Amerika olmuştur. Kripto paralar aslında özelde dolar ve Amerika hegemonyasına genelde bütün siyasi ve finansal merkezi otoriterelere karşı bir başkaldırıştır.
Artık günümüzde harcama yapabilmek için tek yöntemi banknot taşımak değildir. Teknolojinin ve bankacılık sistemlerinin gelişmesi nakit paraya alternatif olarak kredi kartları, para kartları, alışveriş kartları, yemek kartları kullanılabilmekte, akıllı telefonlar üzerinden birkaç dakika içinde para transferleri yapılabilmektedir. Finansal yenilikler sayesinde banka hesapları internet üzerinden kolaylıkla yönetebilir hale gelmiştir. Bilşim sistemlerinin gelişimi ile dijital yollarla bilgi akışı çok kolaylaşmıştır. Bu teknolojik altyapı küresel boyutta ülkeler arası yakınlaşmayı getirmiştir. Küreselleşme ve internetin yaygınlaşması neticesinde para trasnferini banka ve devlet kanallarına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmeye imkan sağlayan blockchain teknolojisi ve bu teknolojiyi kullanan kripto para birimleri türemiştir. Bu araştırmanın konusu olan ve en çok bilinen kripto para birimi olan Bitcoin‟den bahsetmeden önce bahsi geçen blockchain ve kripto para‟nın ne olduğu konusuna açıklık getirilmelidir.
Blockchain
Blockchain, yani blok zinciri, kriptografi kullanılarak birbirine güvenli bir şekilde bağlanmış bloklardan oluşan ve zincirleme şekilde sürekli büyüyen bir kayıt listesidir. Her blok tipik olarak önceki bloğun bir kriptografik karmasını (hash), bir zaman kaydını ve işlem verisini içerir. Tasarım gereği, bir blockchain, verilerin modifikasyonuna karşı dirençlidir. “İki taraf arasındaki işlemleri verimli, doğrulanabilir ve kalıcı bir şekilde kaydedebilen umuma açık bir kayıt defterdir.” Umumi açık bir kayıt defteri olarak kullanmak için, bir blockchain tipik olarak düğümler arası iletişim sağlamak ve yeni blokları onaylamak üzere ortak bir protokole tabi olarak eşler ya da iki uç arası(peer-to-peer) iletişime imkân sağlayan bir ağ üzerinden idare edilmektedir. Kaydedildikten sonra, herhangi bir bloktaki veriler, ağ çoğunluğunun mutabakatını gerektiren sonraki tüm blokların değiştirilmeksizin geriye dönük olarak değiştirilemez.
Blockchainler tasarım itibariyle güvenlidir ve yüksek Bizans hata toleransı ile dağıtılmış bir işleme sistemi örneğidir. Bu nedenle bir blokchain aracılığıyla adem-i merkeziyetçi bir konsensus sağlanmış olur. Bu durum, olayların kaydedilmesi, tıbbi kayıtlar ve kimlik yönetimi, değer transfer işlemi, belge doğrulama, gıda takip sistemi ve oy kullanma gibi kayıt yönetimi faaliyetleri için kullanıma elverişlidir. Blok zamanı, ağın blok zincirinde bir ekstra blok üretmesi için geçen ortalama süredi. Bazı blockchainler her beş saniyede bir yeni bir blok oluşturur. Blok tamamlandığı zaman, ortaya çıkan veriler doğrulanabilir hale gelir. Bu, para transfer işleminin gerçekleştiği zaman oluşan bir durumdur. Dolayısıyla daha kısa blok süresi, daha hızlı işlem anlamına gelir.
Blockchain 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından, kripto-para birimi olan Bitcoin’in defter-i kebiri diğer ifade ile kayıt defteri olarak görev yapmak üzere icat edilmiştir. Bitcoin için blok zincirinin icadı, güvenilir bir otorite veya merkezi sunucuya ihtiyaç duymadan para transferlerinde oluşan problemleri çözmek için icat edilmiş ilk dijital para birimidir. Bitcoin tasarımı başka uygulamalara ilham kaynağı olmuştur. Ağustos 2014’te, ağ üzerinde gerçekleşen tüm işlemlerin kayıtlarını içeren Bitcoin blockchain dosya boyutu 20 GB’ye (gigabayt) ulaştı. Ocak 2015’te, boyut 30 GB’a yaklaştı ve Ocak 2016’dan Ocak 2017’ye kadar, Bitcoin blok zinciri 50 GB’dan 100 GB’a çıktı. Blok ve zincir kelimeleri, Satoshi Nakamoto’nın orijinal makalesinde birbirinden ayrı kavramlar olarak kullanılmıştır. Ancak 2016 yılından itibaren blockchain, tek bir kelime olarak popüler hale getirilmiştir. Blockchain 2.0 terimi, ilk olarak 2014‟te ortaya çıkmış dağıtılmış blockchain veritabanının ilk uygulamasına atıf olarak kullanılmıştır.

Blockchain 2.0 teknolojileri, para transfer işlemlerin ötesine geçer ve güçlü aracılar olmadan bilgi ve paranın yer değiştirmesine hakemlik yapmayı mümkün kılar.
Bu teknolojinin,
* Daha önce dışlanmış kişilerin küresel ekonomiye katılmalarını,
* Katılımcıların gizliliğinin korunmasını,
* İnsanların kendi bilgilerini koruma gücünü ellerinde barındırmalarını ve para kazanmalarını
* İçerik oluşturucuların fikri mülkiyet haklarının karşılığını almalarını sağlamalası beklenmektedir.
İkinci nesil blockchain teknolojisi bir kişinin “kalıcı dijital kimliği ve kişiliğini” saklanması imkân tanıma ve varlıkların dağıtılma şeklini değiştirerek toplumsal eşitsizliğin problemini çözmeye yardımcı olmak için gerekli altyapıyı sağlama potansiyeline sahiptir. 2016 yılında, Rusya Federasyonu Merkez Bankası (NSD), blockchain tabanlı otomatik oylama sistemlerinin kullanımını araştıracak olan Nxt blockchain 2.0 platformuna dayanan bir pilot proje duyurmuştur. IBM, Temmuz 2016’da Singapur’da bir blockchain inovasyon araştırma merkezi açmıştır. Dünya Ekonomik Forumu için bir çalışma grubu, 2016 Kasım ayında, blok zinciriyle ilgili yönetim modellerinin gelişimini tartışmak üzere bir araya gelmiştir. Accenture’a göre, inovasyon teorisinin yayılmasının bir uygulaması, blokchainlerin 2016’da finansal hizmetler içinde % 13.5’lik bir adaptasyon oranına ulaştığını ve bu nedenle erken adaptasyon aşamasına ulaştığını göstermektedir. Sanayi Ticaret Grupları, 2016 yılında Dijital Ticaret Odası’nın bir inisiyatifi olan Global Blockchain Forum’u oluşturmak için bir araya gelmişlerdir. Sahip olduğu eşsiz özellikleri sebebiyle parasal kaynakların transfer edilebilmesi için blockchain altyapısını kullanan kriptopara birimleri ortaya çıkmıştır.
Kriptoparalar
Bir kriptopara birimi, finansal işlemleri güvenceye almak, maddi varlıkların transferini güvenli bir şekilde gerçekleştirmek ve bunu onaylamak için güçlü bir kriptografi kullanan bir karşılıklı mübadele ortamı olarak çalışmak üzere tasarlanmış bir dijital varlıktır. Kriptopara birimi bir tür dijital para birimi, sanal para birimi veya alternatif para birimidir. Kriptopara birimleri merkezi elektronik paralar ve merkezi bankacılık sistemlerinin aksine merkezi olmayan kontrol mekanizmalar kullanırlar. 2009 yılında açık kaynak kodlu yazılım olarak piyasaya sunulan Bitcoin, genel olarak ilk dağıtılmış kripto para birimi olarak kabul edilir. O zamandan beri, 4.000 altcoin (alternatif para) Bitcoin varyantları oluşturuldu.
Jan Lansky’ye göre, bir kriptopara birimi altı koşulu karşılayan bir sistemdir:
1. Sistem, merkezi bir otorite gerektirmez. Bu durum kendi yapısı olan dağıtılmış ortak konsensüs ile oluşur.
2. Sistem, kriptopara birimlerine ve kriptopara edinme durumuna genel bir bakışa sahiptir.
3. Sistem, yeni kriptopara birimlerinin oluşturulup oluşturulmayacağını tanımlar. Yeni kriptopara oluşturulabilirse, oluşturma koşullarını ve bu yeni birimlerin sahipliğini nasıl belirleyeceğini tanımlar.
4. Kriptopara birimlerinin mülkiyeti sadece kriptografik olarak kanıtlanabilir.
5. Bir işlem bildirimi ancak ve ancak bu birimlerin mevcut sahipliğini kanıtlayan bir kuruluş tarafından verilebilir.
6. Aynı kriptografik birimlerin sahipliğini değiştirmek için iki farklı talimat aynı anda girilirse, sistem bunlardan en fazla birini gerçekleştirir.
Finsansal veriler ve haberler paylaşan bir finsansal bilgi sitesi olan MarketWatch yazarlarından Aaron Hankins, Bitcoin haricindeki kriptoparalar için altcoin tabiri kullanıldığını ifade etmiştir. Kriptopara gibi teknik ve zor bir isime nipetle daha kolay olduğu için, bu kullanım yaygın olarak tercih edilmektedir.
Merkezi olmayan kriptopara, kriptopara sisteminin tamamı tarafından, ortak bir şekilde ve kamu tarafından bilinen bir zamanda, baştan tanımlanan bir oranda, toplu olarak üretilir. Merkez Bankacılık ve Federal Rezerv Sistemi gibi ekonomik sistemlerde, şirket kurulları ya da hükümetler para basarak ya da dijital bankacılık defterleri aracılığı ile paranın kamuya arzını kontrol ederler. Merkezi olmayan kriptopara için ise, şirketler veya hükümetler yeni birimler üretemezler ve şimdiye kadar varlık olarak kriptopara bulunduran şirketleri destek sağlamamışlardır. Merkezi olmayan kriptopara birimlerinin temel aldığı teknik sistem, Satoshi Nakamoto olarak bilinen grup veya birey tarafından yaratılmıştır. Bitcoin madenciliği (mining) adı verilen yöntemle kişiler bir makine üzerinde kodlama yoluyla Bitcoin üretimini yapmaktır.
Bir kriptopara birimi sisteminde, kayıt defterlerin güvenliği, bütünlüğü ve dengesi, madenciler olarak adlandırılan karşılıklı güvensiz partilerden oluşan bir topluluk tarafından sürdürülür. Bu kişi ya da kurumlar; bilgisayarları, işlemleri doğrulamak ve işlem zamanını kaydetmekte yardımcı olmak için kullanırlar ve belirli bir zaman kaydı şemasına uygun olarak bunları defterlere eklerler. Çoğu kriptopara birimleri, bu para biriminin üretimini kademeli olarak azaltmak için tasarlanmıştır ve bu, dolaşımda olacak olan para biriminin toplam miktarına bir sınır getirmektedir. Finansal kurumlar tarafından tutulan ya da nakit olarak elde tutulan sıradan paralarla kıyaslandığında, kriptoparalar devlet tarafından el konulması çok daha zordur. Bu zorluk, kriptografik teknolojilerin kullanılmasıyla kazanılmıştır.

Kriptopara Madenciliği (Mining)
Kriptopara ağlarında, madencilik tabir edilen işlem aslında yapılan para treansfer işlemlerine şahitlik etmektir ya da işlemin gerçekleştiğinin onayıdır. Bu çaba için, başarılı madenciler bir birim yeni kriptopara ile ödüllendirilirler. Ödül, ağın işlem gücüne katkıda bulunmak için tamamlayıcı bir teşvik oluşturarak işlem ücretlerini düşürür. SHA-256 ve Scrypt gibi karmaşık algoritmalar çalıştıran FPGA’ler ve ASIC’ler gibi özel makineler kullanılarak herhangi bir finansal işlemi doğrulayan hash üreticilerinin oranı artmıştır.
Madencilik işleminde teknik olarak gerçekleşen olayı basitçe izahı şu şekilde yapılabilir. Madenciler, Bitcoin madenciliği programının bir parçası olan ve bloktaki cevabı içeren karmaşık bir matematiksel bulmacayı çözerek yeni bir Bitcoin kazanma şansı elde edeeler. Çözüme ihtiyacı olan bulmacanın amacı, bloktaki verilerle birleştirildiğinde ve bir karma(hash) işlevinden geçirildiğinde, belirli bir aralıkta bir sonuç üreten bir sayı bulmaktır. Bu tahmin edilenden çok daha zor bir işlemdir. Daha ucuz ve verimli makineler için yapılan kıyasıya rekabet, ilk kriptopara olan Bitcoin‟in piyasaya sürüldüğü yıl olan 2009‟dan beri devam edegelmektedir. Daha fazla insanın sanal para dünyasına dahil olmasıyla, bu doğrulama için hash üretmek yıllar içinde çok daha karmaşık hale geldi ve madenciler birden fazla yüksek performanslı ASIC’lerin kullanımına büyük miktarda para yatırmak zorunda kaldılar. Bu nedenle, bir hash bulmak için elde edilen paranın değeri, genellikle, makinelerin kurulması için harcanan para miktarını, ürettikleri muazzam miktarda ısının üstesinden gelmek için soğutma tesislerini ve bunları çalıştırmak için gereken elektriği karşılayamaz.
Bazı madenciler, bir bloğun bulunma olasılığına katkıda bulundukları iş miktarına göre, ödüllerini eşit olarak bölmek için bir ağ üzerindeki işlem gücünü paylaşarak kaynaklarını bir araya getitirirler. Geçerli bir kısmi çalışma kanıtı (proof-of-work) sunan madencilik ortaklığına katılanlara bir “pay” verilir. Bir şirket düşük petrol fiyatları nedeniyle Kanada petrol ve gaz üretim sahalarında ucuz yakıt fiyatından dolayı madencilik işlemleri için veri merkezleri işletmektedir. Madencilik ile ilgili ekonomik ve çevresel kaygılar göz önüne alındığında, çeşitli “madensiz” kriptoparalar aktif bir gelişme gerçekleştirmektedir. Nano gibi diğer kripto para birimleri, her bir hesabın kendi blok zincirine sahip olduğu bir blok-kafes yapısını kullanır. Her bir hesap kendi işlemlerini kontrol ederek, geleneksel madenciliğine ihtiyaç duymaz, bu da ücretsiz, anlık işlemlere izin verir.
Şubat 2018 itibariyle, Çin Hükümeti sanal para ticaretini durdurdu, kriptoparaların halka arzını ve madenciliği yasakladı. Bu sebepten bazı Çinli madenciler Kanada’ya taşındı. Fortune dergisinin Şubat 2018 tarihli bir raporuna göre, İzlanda, ucuz elektrik nedeniyle kısmen kriptoparalı madenciler için bir kaçış limanı haline geldi. Ülkenin enerjisinin neredeyse tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlandığından, daha fazla maden şirketinin faaliyetlerinin İzlanda’ya taşımasını cazip kılıyor. Bölgenin enerji şirketi, Bitcoin madenciliğinin çok popüler hale geldiğini öyle ki ülkenin 2018’de elektrik tüketen diğer bütün tesislerden daha fazla elektrik harcayacağını belirtti. Ekim 2018’de Rusya, Sibirya’da kurulmakta olan bir tesis dünyanın en büyük yasal madencilik faaliyetlerinden birine ev sahipliği yapacak. Bugün 1,5 milyondan fazla Rus ev madenciliği yapmaktadır. Rusya‟nın enerji kaynakları ve iklimi, kripto madenciliği için dünyanın en iyi şartlarını sağlamaktadır. Haziran 2018’de Hydro Quebec, eyalet yönetimine madencilik için kripto şirketlerine 500 MW tahsis etmeyi teklif etti. Mart 2018’de, Upstate New York’taki bir kasaba, doğal kaynakları ve kentin “karakterini ve yönünü” korumak için tüm kriptopara madenciliğini 18 aylık bir süre için durdurdu.
Kripto Paraların Tarihsel Süreci ve Kriptopara Çeşitleri
1983’de Amerikan şifreleme uzmanı David Chaum, ecash adı verilen anonim bir şifreli elektronik para tasarladı. Daha sonra, 1995 yılında, bir bankadan para çekebilmek ve başka bir alıcıya gönderilmeden önce belirli şifrelenmiş anahtarlar belirlemek için kullanıcı yazılımını gerektiren kriptografik elektronik ödemelerin erken bir formu olan Digicash aracılığıyla uygulamaya koydu. Bu yöntem, dijital paranın veren banka, hükümet veya üçüncü şahıslarca izlenememesini sağladı. 1996 yılında NSA, kriptografi kullanılarak anonim elektronik paranın nasıl yapılacağını anlatan “How to Make a Mint: the Cryptography of Anonymous Electronic Cash” adlı bir makale yayınladı ve bunu MIT posta listesinde ve daha sonra 1997’de The American Law Review’da (Cilt: 46 Sayı: 4) yayımladı.
1998’de Wei Dai, anonim, dağıtılmış bir elektronik para sistemi olan “b-money” nin bir açıklamasını yayınladı. Kısa bir süre sonra, Nick Szabo “bit gold”u yarattı. Bitcoin ve onu takip eden diğer kriptoparalar gibi, bit gold (altın alışverişini sağlayan bir borsa olan BitGold ile karıştırılmamalı), çözümlerin kriptografik olarak bir araya getirilmesi ve yayınlanması ile kullanıcıların yapılan çalışmanın ispatlanması fonksiyonunun tamamlamarını gerektiren bir elektronik para sistemiydi. . Yeniden kullanılabilir bir çalışma kanıtına dayanan bir para birimi sistemi daha sonra Dai ve Szabo’nun çalışmalarını takip eden Hal Finney tarafından yapıldı.
İlk ademi merkezileştirilmiş kriptopara, Bitcoin, 2009 yılında yazılım geliştiricisi Satoshi Nakamoto müstear isimli kişi ya da grup tarafından oluşturuldu. Çalışma kanıtı şeması olarak bir şifreleme hash işlevi olan SHA-256’yı kullanmıştır. Nisan 2011’de Namecoin, internet sansürünü çok zorlaştıracak merkezi olmayan bir DNS oluşturma girişiminde bulundu. Kısa bir süre sonra, Ekim 2011’de, Litecoin yayınlandı. SHA-256 yerine hash fonksiyonu olarak scrypt kullanan ilk başarılı kriptopara oldu. Diğer bir önemli kripto para birimi olan Peercoin, bir ispat kanıtı / kanıt-kanıtı hibridini ilk kullanan kişiydi. IOTA, bir blockchain’e dayanmayan ilk kriptopara oldu. Bitcoin kelimesi, 31 Ekim 2008’de yayınlanan öntanıtım makalesinde tanımlanmıştır. Bu, dijital bir birimi ifade eden bit ile kuruş gibi madeni para biri iafede eden “coin” kelimesinin bir bileşiğidir. Genel olarak kavrama bir ağ ve teknoloji olarak bakıldığında büyük harfle “Bitcoin” olarak ifade edilirken küçük harfle olan “Bitcoin” para birimini ifade etmek için kullanılır. Bir Bitcoin milibitkoine (mBTC) ve satoşi (sat) şeklinde alt birimlere ayrılabilir. Bitcoin’in yaratıcısına ithafen satoshi, Bitcoin içindeki en küçük miktar olarak ifade edilir ve Bitcoinin yüz milyonda biri olan 0.00000001 Bitcoini temsil eder. Bir miliBitcoin, 0.001 Bitcoin yani 100,000 satoşi eder. Bitcoini ifade kastıyla BTC sembolü de kullanılır.
Bitcoinin Tarihi
Alan adı “Bitcoin.org”, 18 Ağustos 2008’de kaydedildi. Kasım 2008’de, Satoshi Nakamoto tarafından yazılmış bir makalenin bir linki olan Bitcoin: Bir Eşler Arası Elektronik Nakit Sistemi, bir kriptografi e-posta grubuna gönderildi. Nakamoto, Bitcoin yazılımını açık kaynak kod olarak uyguladı ve Ocak 2009’da piyasaya sürdü, aşağıdaki metin gömülüydü: “The Times 03/Jan/2009 Chancellor on brink of second bailout for banks” yani;
“Zaman 03 / Ocak / 2009 Şansölyesi bankalar için ikinci iflasın eşiğinde.”
Bu not, hem zaman kaydı (time stamp) hem kısmi rezerv bankacılığının neden olduğu istikrarsızlık üzerine bir yorum olarak yorumlanmıştır. İlk Bitcoin transfer işleminin alıcısı, 2004’teki ilk yeniden kullanılabilir çalışma kanıtı (RPOW) sisteminin kurucusu olan cypherpunk Hal Finney’di. Finney, piyasaya sürülme tarihinde Bitcoin yazılımını indirdi ve Nakamoto’dan 10 Bitcoin aldı. Diğer erken cypherpunk destekçileri, Bitcoin seleflerinin yaratıcılarıydı: b-paranın kurucusu Wei Dai ve bit-goldun kurucusu Nick Szabo.
Nakamoto’nun 1 milyon Bitcoin ürettiği/çıkardığı tahmin edilmektedir. 2010 yılında ortadan kaybolmadan önce, ağ uyarı anahtarını ve Bitcoin Core kodu kayıt deposunu Gavin Andresen’e devretti. Andresen daha sonra Bitcoin Vakfı’nda lider geliştirici oldu. Bitcoin Vakfı, Eylül 2012’de “açık kaynak protokolünün standartlaştırılması, korunması ve tanıtımı yoluyla küresel Bitcoin büyümesini hızlandırmak” için kuruldu. Kurucular arasında ilk Bitcoin işlemi yapan Gavin Andresen and Charlie Shrem‟de vardı. Andresen daha sonra kontrolü adem-i merkeziyetçi bir yapı kazandırmaya çalıştı. Bitcoin‟in gelecekteki farklı gelişim olanakları üzerinde tartışmalara yol açtı. Bitcoin, Dolar ve Euro gibi yasal bir kurum tarafından temsil edilmemektedir ve herhangi bir kıymetli madene de endekslenmemiştir. Bitcoin özel sektör tarafından çıkartılan özel bir para birimidir. Geleneksel paranın aksine bir Merkez Bankası‟na tabi değildir ve işlem gerçekleştirilmesi ve para arzının artırılması için merkezi olmayan bilgisayar ağlarına bağlıdır. Para arzı bir ağ üzerinden gerçekleştiği için Merkez Bankası‟ na bağlı geleneksel para arzından oldukça farklılık göstermektedir.

2011 – 2012
Bitcoin fiyatları, 2011 yılında son derece dalgalı bir seyir göstererek, Bitcoin başına 0.30 dolardan başlayarak, yıllık% 1,656 artışla 5.27 dolara yükselmişti. 8 Haziran’da ise 31.50 $ ‘a yükseldi. Bu artış 1 Ocak’tan beri % 10,500 arttığını göstermekteydi. Bir ay içinde fiyat% 65 düşüşle 11.00 $’ a düşmüştü. Bir sonraki ay 7,80 dolara ve sonraki ay 4,77 dolara düşerek, 8 Haziran’dan itibaren toplamda doksan gün içerisinde % 85’lik bir düşüş yaşanmıştır. 2012 yılında, Bitcoin fiyatları yıllık% 153 artışla 5.27 dolara yükseldi.
Litecoin, Ekim 2011’de Bitcoin koparak ayrılan ilk altcoin’di. O zamandan beri birçok altcoinler piyasaya sürüldü.
2013 – 2016
2013 yılında fiyatlar 1 Ocak 2014 itibarıyla% 13,691 artarak 770 dolara yükseldi. Mart 2013’te blokchain geçici olarak farklı kurallara sahip iki bağımsız zincire bölünmüştür. İki blockchainin, her biri kendi işlem geçmişine sahip farklı sürümler olarak, altı saat boyunca aynı anda çalıştı. Ağın çoğunluğu, Bitcoin yazılımının 0,7 sürümünün üzerinde döndüğünde, normal işlem bu sürüm üzerinden geri yüklendi. Mt. Gox döviz kuru kısa bir süre Bitcoin satışlarını durdurdu ve fiyat, sonraki saatlerde yaklaşık % 23 oranında düşüşle 37 $ ‘a geriledi. ABD Mali Suçlarla Mücadele Ağı (FinCEN), Bitcoin gibi, olarak Amerikan Bitcoin madencilerini kayıt altına alarak bazı yasal zorunluluklara tabi tutarak “ademi merkezileşmiş sanal para birimleri” için düzenleyici ilkeler oluşturdu. Nisan ayında, ödeme işlemcileri BitInstant ve Mt. Gox kapasite yetersizliğinden dolayı finsanlsal işlemlerde gecikmeler yaşadı. Bu durum, Bitcoin fiyatının altı saat içinde 266 dolardan 76 dolara düşmesine neden olmuştur.
15 Mayıs 2013 tarihinde, ABD yetkilileri FinCEN kurumuna kayıtlı yasal bir para transfer edici kurum olarak kayıtlı olmadığını keşfettikten sonra Mt. Gox‟a bağlı hesapları durdurdu. ABD Uyuşturucuyla Mücadele İdaresi, 23 Haziran 2013 tarihinde, Birleşik Devletler Adalet Bakanlığı’nca bazı Bitcoin varlıklarına el konulduğunu duyurdu. Bu ilk kez bir devlet kurumu tarafından Bitcoine varlıklarına el koyma durumu idi. FBI, Ekim 2013’te Ross William Ulbricht’in tutuklanması sırasında karanlık internet sitesi Silk Road’dan 26.000 Bitcoine el koydu. 5 Aralık 2013’te Çin Halk Bankası, Çinde faaliyet gösteren finans kurumlarını Bitcoin kullanmalarını yasaklamıştır. Bu gelişmeden sonra, Bitcoinin değeri düştü, ve Baidu artık belirli servisler için Bitcoin kabul etmemeye başladı. Herhangi bir sanal para ile gerçek fiziksel malları satın almak, Çin’de 2009 yılından beri yasadışıdır.
Şubat 2014’te o zamanki en büyük Bitcoin borsası olan Mt. Gox, yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki 850.000 Bitcoin’in müşterilerinden çalındığını duyurdu. Bunun üzerine Bitcoin’in fiyatı neredeyse yarı yarıya düştü, 867 dolardan 439 dolara kadar geriledi. Fiyatlar 2016 yılının sonuna kadar düşük bir seviyede seyretti. 2015 yılında fiyatlar 314 $ ‘dan başlamış ve yıl için% 38 artarak 434 $’ a yükselmiştir. 2016’da fiyatlar 1 Ocak 2017’de% 130 artışla 998 $ ‘a yükseldi. 2013-2016 yılları arasında Bitcoin‟in dolar karşısındaki genel seyri, aşağıdaki grafik ile verilmiştir.

2017 – 2018
2017 yılında Bitcoin fiyatları, 1 Ocak 2017’de 998 $ ‘dan başlayıp % 1.245 artışla 13.412.44 $’ a yükselen son derece değişken bir performans sergiledi. 17 Aralık’ta, Bitcoin’in fiyatı 19.666 $ seviyesine ulaştı ve 6 Şubat 2018’de% 70 düşüşle 5.920 $ seviyesine indi. 2018’in ilk yarısının geri kalanı boyunca, Bitcoin’in fiyatı 11.480 $ ve 5.848 $ arasında dalgalandı. 1 Temmuz 2018’de Bitcoin’in fiyatı 6,469 $ idi. Aşağıdaki şekilde, Bitcoin‟in 2017 yılı Kasım ayı ve 2018 yılı Temmuz ayı arasındaki Amerikan doları cinsinden fiyatları görülmektedir.

İnternet üzerinde 4 Temmuz 2018 itibariyle işlem yapılan kriptopara sayısı 1600‟ün üzerindedir ve artmaktadır. Yeni bir kriptopara birimi herhangi bir zamanda oluşturulabilir. 110 milyar doların üzerinde toplam piyasa değeri ile, Bitcoin şu anda (4 Temmuz 2018) en büyük blok zinciri ağıdır, bunu Ethereum, Ripple, Bitcoin Cash, Litecoin ve EOS takip etmektedir. 2017 yılı Aralık ayı itibariyle piyasaya arz edilmiş Bitcoin miktarı yaklaşık 16.7 milyondur. Bitcoin‟in ulaşabileceği arz miktarı 21 milyon ile sınırlı olup yaklaşık 2140‟lara kadar tüm arz miktarının keşfedilmiş olacağı beklenmektedir. Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, 2017 yılında, bir kriptopara cüzdanı kullanan 2,9 ila 5,8 milyon bağımısz kullanıcı olduğunu tahmin edilmektedir ve bunların büyük çoğunluğu Bitcoin kullanmaktadır. Genel olarak değerlendirildiğinde Bitcoin fiyatındaki oynaklığın (volatilite) çok büyük olduğu ve yüksek derecede karlılığın elde edildiği görülmektedir. Kripto para piyasasındaki önemli bir gelişme Bitcoin‟in (BTC) Ağustos 2017‟de bölünmesi ve yeni oluşan Bitcoin Cash‟in (BCH) piyasaya girmesi olmuştur. İşlem hızı oldukça yüksek olan Bitcoin Cash çeşitli yeniliklere sahiptir ve bazı yazılımsal-güvenlik sorunlarına karşı daha iyi çözümler sunduğu ileri sürülmektedir. Bu nedenlerden dolayı da gelecekte Bitcoin‟in önemli bir rakibi olacağı düşünülmektedir.
Paranın Fonksiyonları ve Bitcoin
Modern ekonomilerde para, değişim aracı, değer saklama aracı ve hesap birimi olmak üzere üç temel fonksiyona sahiptir. Paranın ortaya çıkışındaki en önemli neden alım satım işlemlerinde bir değişim aracına ihtiyaç duyulması olmuştur. Tarihsel olarak bakıldığında insanların değişim aracı olarak önem atfedilen çeşitli malları kullandıkları görülür. Bu mallara deniz kabukları, inci, hayvan derisi, tuz, buğday örnek verilebilir. Çabuk bozulan ve değeri zaman içerisinde kaybolan malların değişim aracı olarak kullanılması paranın bir fonksiyona daha sahip olması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Paranın değer saklama aracı olması gereği, altın ve gümüş gibi satın alma gücünü zaman içerisinde koruyabilen değerli varlıkların mal para olarak kullanılmasını yaygınlaştırmıştır. Sonraki yıllarda kullanılan ilk kağıt para da, bankalarca çıkartılan ve talep edildiğinde altın ve gümüş para ile değiştirileceği taahhüt edilen senetlerden ibarettir. Diğer yandan insanların işlem fiyatını belirlerken genel kabul gören bir ölçüyü kullanmaları işlem yapmayı ve ticaretten kazanç sağlamayı kolaylaştırmıştır. Bu nedenle paranın sahip olması gereken üçüncü fonksiyon da paranın hesap birimi olarak kullanılabilmesidir. Günümüzde kullanılan ve merkez bankaları tarafından basılan para, mala dayalı para olma özelliğine sahip değildir. Söz konusu paranın değerini, para biriminin bağlı olduğu devletin sağladığı itibar ve insanların ne ölçüde o para birimini ödeme aracı olarak kabul ettiği belirlemektedir. Örneğin ABD doları üzerinde yazılı olan“ Bu banknot kamu ve özel borçların ödenmesinde yasal paradır” ibaresi ile Federal Reserve insanlara bir güvence vermektedir.
Bitconin gerçek bir para birimi olup olmadığı, paranın üç fonksiyonu olan değişim aracı olmak, hesap birim aracı olmak ve servet aracı olmanın yerine getirilip getirilmediğine bakılarak anlaşılabilir. Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin değeri, herhangi bir ülkenin itibarı ile ilişkili değildir. Kripto paraların değeri insanların o para birimini ne ölçüde talep ettiği ile ilişkilidir. Bitcoin kısa bir süre içerisinde farklı ülkelerde tanınmış, insanlar tarafından kabul edilmeye ve çeşitli alım satım işlemlerinde kullanılmaya başlamıştır. Bu özelliği ile bir değişim (mübadele) aracı olma özelliğine sahiptir. Fakat diğer yandan Bitcoin ekonominin genelinde yaygın bir şekilde kullanılmamaktadır. Bu nedenle diğer resmi para birimleri ile karşılaştırıldığında değişim aracı fonksiyonunu zayıf bir şekilde yerine getirdiği söylenebilir. Bitcoin, Satoshi Nakamoto tarafından yazılmış ön tanıtım makalesinden (white paper) başlayarak politik veya ideolojik olarak motive edilmiş olarak görülüyor. Nakamoto o yazıda, “Geleneksel para birimleriyle ilgili temel problem, paranın işlevselliğini kazandıran güvendir. Merkez bankasına, para birimini itibarını kaybetmemesi için güvenilir, ancak itibari (fiat) para birimlerinin tarihi, bu güvenin ihlalelleri ile dolu.” demiştir.
Erken Bitcoin destekçileri, paranın kontrolünü hükümetlerin elinden kurtarmaya çalışan özgürlükçü veya anarşistler olarak kabul edildi. Roger Ver “İlk başta, katılan herkes neredeyse felsefi nedenlerden ötürü yaptı. Bitcoin’i parayı devletten ayırmanın bir yolu olmasından harika bir fikir olarak gördük.” demiştir. Nigel Dodd, “Bitcoin’in Sosyal Hayatı” adlı eserinde Bitcoin ideolojisinin özünün parayı kurumsal ve idari kontrolden kurtarmak olduğunu iddia etmektedir. Dodd; “Bitcoin, ideoloji olarak başarısız olduğu ölçüde para olarak başarılı olacaktır. Bitcoin bir para birimi olarak aslında, temelde dayandığı ve inkâr etmeye çalıştığı ideolojiye dayanmaktadır. Bu ideoloji ise paranın toplumsal ilişkilere ve güvene olan bağımlılığıdır.” demiştir. Yani Bitcoin büyük kurumlara olan güvensizliği ve bireylerin bağımsızlığı ilkesine dayanan anarşist bir temelden gelmesine rağmen, bir para birimi olarak kabul edilmesi, onun inkâr ettiği şeylerin yani sosyal bağımlılık ve kurumların desteği ile ancak mümkün olabilir. Bitcoin‟in insanlar tarafından talep edilmesinin altındaki en önemli neden, Bitcoin‟in değerinin zaman içerisinde artarak satın alma güçlerini olumlu etkileceği düşüncesidir. Bu nedenle Bitcoin‟de paranın değer saklama aracı ya da servet aracı olma özelliği daha ön plandadır. Bitcoin‟in maksimum üretilebileceği bir arz miktarı vardır. Bu arz kısıtı nedeniyle zamanla değerinin de artacağı beklenmektedir. Diğer yandan yatırımcısına kazanç sağlayıp sağlamayacağı ve istikrarlı bir yatırım olup olmadığı uzun dönemde anlaşılacaktır. Bitcoin‟in bir para biriminden çok spekülatif bir yatırım gibi hareket ettiği görülmektedir.
Bitcoin fiyatının çok sayıda sıfırın olduğu ondalık basamaklara sahip olması perakende piyasası için zorluk yaratabilir. Bitconi paranın hesap birimi fonksiyon açısından değerlendirdiğimizde değerinde yaşanan ani ve büyük iniş çıkışların onu istikrarlı olmaktan uzaklaştırdığı görülmektedir. Bitcoin‟in getirilerinin aylık ortalama volatilitesi, altın ya da yabancı para birimlerinden daha yüksektir. Bitcoin‟in oldukça dalgalı bir seyir izlemesi onu bir para birimi olmaktan uzaklaştırmaktadır. Sonuç itibariyle, iyi bir paranın sahip olduğu takas, değer saklama ve hesap birimi kriterlerine Bitcoin büyük ölçüde uymadığı görülmektedir. Kullanıcıların çoğu Bitcoin‟i bir yatırım aracı olarak kabul etmektedir.
Yararlanılan Kaynak
Mustafa Polat, Sosyal Medya Ve Yatırım Araçlarının Değeri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Bitcoin Örneği
 
 
*Bu çalışmanın tüm hakları, Mustafa Polat’a aittir.
*Bizimle iletişime geçmek için: kenandabirkuyu10@gmail.com

Ömer Burak Karatay

Uzun zamandır bildiklerini siz değerli kullanıcılarımıza aktarmaktan mutluluk duyan, araştırıp öğrendikçe bu siteye yazıp diğer insanların da bilgilenmelerini sağlamaktan zevk alan bir yönetici ve yazar. Ekonomi alanındaki gelişmeler / bilgilendirici metinler için www.ekodemi.com'a davetlisiniz. Bizlere her türlü fikir, istek ve şikayetlerinizi admin@kenandabirkuyu.com üzerinden; markalarınızı değerlendirmek ve binlerce tekil kullanıcıya reklamınızı yapmak için reklam@kenandabirkuyu.com adreslerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Tek amacımız sizlere temiz bilgi sunmak, lütfen reklam engelleyicinizi kapatın.