GenelKültür-Sanat

Tribünlerin Ve Sosyal Hayatın Sempatik Unsuru: Çarşı Taraftar Grubu

Çarşı’nın kuruluşu

fft99_mf3391137

Çalışmanın Sahibi: Deniz Cengiz

Çarşı adıyla grup Beşiktaş’ı destekleyen bir taraftar gruplarından biridir. Çarşı grubunu diğer taraftar gruplarından ayıran özelliği, Çarşı sadece Beşiktaş’la ve futbolla değil birçok sosyal olayda ön plana çıkan gruplardan biridir. 1980 ihtilalinin getirdiği kaos ortamında, insanlar sağ ve sol siyasi söylemlerden uzaklaştırılmakta ve hızla apolitize edilmiştir. Başta partiler olmak üzere, dernekler, vakıflar ve hemen hemen her sivil toplum kuruluşu kapatılmıştır. Bu ortamda gençler spora yönlendirilmiştir. En çok ilgili çeken ise kuşkusuz futbol olmuştur. Taraftarlık, siyasi ve toplumsal değerlerin önüne geçmiş ve herkes böylesi bir ortamda savunulacak değerlerinin en üst sırasına futbolu koymuştur. Bu savunma ve bağlılık dürtüsü ise, tribünlerdeki şiddeti beraberinde getirmiştir. Bu ortamda, Beşiktaş’ı seven ve Beşiktaş semtinde kulüplerini destekleyen bir taraftar grubu kurmak istemişlerdir. O dönemde bu fikrin doğuşunu, Çarşı grubunun kurucularından Cem Yakışkan, “Çarşı’yı Ararım Abi!” adlı kitabında (2013, ss.22) şu şekilde anlatmaktadır: 27 Mayıs 2008’de grup varlığını sona erdirme almıştır. Bunun üzerine 21 Ağustos 2008 tarihinde 200 kadar taraftar Maçka Parkı’nda bir araya gelerek varlığını devam ettirme kararı almıştır. Kurulduğu günden bu yana Beşiktaş’ı desteklemenin yanı sıra birçok siyasi ve toplumsal olayda boy göstermişlerdir. Kimi zaman destekleyici kimi zaman da lider konumda olmuşlardır.

Çarşı grubunun özellikleri

Kurucuları ve tribün liderleri olsa da, “Çarşı bir ruhtur, bedene indirgenemez” sözüyle kendilerinin takım etrafında birleşen bir kimlik olduğunu ancak kişilerle tanımlanmaması gerektiği mesajını vermektedirler. Çarşı içerisinde birçok sosyal sınıfa ve kimliğe ait, toplumun çok çeşitli kesimlerinden insan bir arada bulunmaktadır. Kurulduğundan beri bu yapılanmayı devam ettirmiş ve Beşiktaş forması giyildikten sonra topluma mal olmuş çok önemli kişiler de dahil olmak üzere herkesin tek kimliği Çarşı’lı veya Beşiktaşlı olmuştur. Çarşı birçok ortamda, birçok farklı proje üretip toplumsal veya futbola yönelik projeler üretse de kendilerine 9 temel kural belirlemiştir. Tüm yaptıkları eylemlerin de bu kurallar ile şekillenmesine özen göstermişlerdir:

Dürüst olacaksın
Yalan söylemeyeceksin
Çocuklara sevgi, kadınlara ve büyüklere saygı göstereceksin
Hayvanları incitmeyecek, gerekirse koruma altına alacaksın.
İnsanları ötekileştirmeyeceksin.
Delikanlı olacaksın.
Sözünün arkasında duracaksın
Arkadaşlarına sahip çıkacaksın
Mahallene, tribüne ve takımına sahip çıkacaksın.

Çarşı bir geleneksel olarak Beşiktaş semtinin merkezinde toplanmaktadır. Çarşı grubu ile özdeşleşmiş Kazan adlı mekân ve çevresinde toplanarak İnönü Stadyuma gitmektedir. Bir semt takımı olması sebebiyle, Beşiktaş semti de takımla ve Çarşı grubu ile özdeşleşmiş, kendi semtleri içerisinde herkesin birbiriyle yardımlaşıp, dayanıştığı bir ortam oluşturmuşlardır.

Çarşı grubunun aynı zamanda politik bir duruşu bulunmaktadır. Çarşı amblemindeki A harfi yerine, Anarşizmin sembolü kullanılmaktadır.  Çarşı kendine özgü duruşunun içerisinde sol tandanslı bir duruş belirlemiştir. Bu özelliğiyle de bir politik duruşu ve mesajı bulunmaktadır. Ancak bir siyasi grup ya da parti ile anılmamaktadır. Siyasi görüşlerini pankartlarında yansıtmaktadırlar. Çarşı grubu, örgütlenmeleri için genel olarak sosyal medya ve kendi resmi siteleri olan Forza Beşiktaş’ı kullanmaktadır. Her konudaki görüşlerini, eylem planlarını, Beşiktaş
ve futbolla ilgili görüşlerini bu yolla iletmektedir. Forza Beşiktaş 1995-1997 yılları arasında bir dergi olarak çıkmıştır. Genel olarak eylemlerini, tribünlerde açtıkları pankartlar yoluyla gerçekleştirseler de birçok siyasi ve toplumsal olayda fiili olarak da yer almışlardır. Pankartlar genel olarak futbol ve toplumsal olayları konu alır. Ancak söylemleri yoğunlukla mizahi öğeler taşımaktadır.

Çarşı grubunun eylemleri

Çarşı’nın çıkış noktası Beşiktaş futbol takımını desteklemek olsa da, kurulduğu 1980’lerden günümüze, ulusal ve uluslar arası birçok konuda görüşlerini tribünler vasıtasıyla duyurmuşlardır. Bu olaylar temel olarak tribün şiddeti, Beşiktaş ile çeşitli konuları hedef alıyor olsa da, çok çeşitli bir skala da görüş belirtmekten kaçınmamışlardır. Çarşı grubu pankartlar yansıttıkları mesajları “Pankartlar bizim hafızamızdır” diyerek tanımlamaktadırlar. Çarşı grubunda hiyerarşik bir yapı bulunmadığından, hemen herkes bir proje ortaya koyabilir ve gerçekleştirebilir. Ortaya atılan fikir, görüş birliği ile kabul edilip, uygulanmaktadır. Çarşı grubundan Deniz projelerin ortaya çıkışını şu şekilde tanımlamaktadır:“15-18 yaşında bir genç bir proje çıkarır getirir bize, konuşulur, tartışılır ve uygulamaya konulur. Aslında bize getirmeden de yapar istediğini. Kimseden izin alınmaz. Yılların biriktirdiği bir kültür olduğu için, zaten o öneri de yapının, değerlerin dışına çıkmaz”

Çarşı grubu; hayvan haklarından, depremzedelere desteğe, kan bağışından savaş karşıtlığına kadar birçok alandaki tepkilerini pankartları ve tribünleri vasıtasıyla dile getirmiştir. Çarşı grubunun eylemlerinden bazıları şu şekildedir :

Sokak hayvanlarını koruma kampanyası : Çarşı grubunun bilinen ilk sosyal projesidir. 80’lerin sonlarında yaptıkları pankartlar ile, kentleşme ile değişen toplum hayatında sokak hayvanlarının yaşamlarına olanak tanımak ve onları korumanın altı çizilmiştir. Üç büyükler centilmenlik anlaşması: 90’lı yıllarda üç büyükler(Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe) arasında artan kavgalar ve tribün savaşları nedeniyle, her üç takımın taraftarları arasında imzalanmıştır. Anlaşma Çarşı grubunun önderliğinde, 1997 yılında yapılmış olsa da her üç takım da riayet etmiştir.

maxresdefault

“Çarşı Pluton’a karşı olanlara da karşı” kampanyası: 2006 yılında uluslararası Astronomi Birliği’nin, Plüton’u gezegenlikten çıkarma kararı üzerine, Çarşı grubu bir bildiri yayınlamıştır ve “Hepimiz Plüton’uz” diyerek, Plüton gezegenine de sahip çıktıklarını belirtmişlerdir. Aslında burada verilen mesaj sadece, Plüton’un gezegenlikten çıkarılmasına verilen tepki değil aynı zamanda toplumdaki ötekileştirmeye karşı yapılan bir duruştur. Konuyla ilgili yapmış oldukları bildiriden, ülkedeki ötekileştirme ile ilgili mesaj verdikleri kısmı şu şekildedir :

“Paris’teki birlik, Plüton’u sadece gezegenlikten diskalifiye etmekle kalmadı; adını da silerek kendisine bir numara verdi: 134340. Plüton’un başına gelenlere aşinayız. Yetiştiğimiz bu topraklarda, birileri, bir yerlerde, bir karar verme yetkisinde olduğunda, sahip oldukları güçle her şeyi kendi egemenlikleri doğrultusunda değiştirme kudretini göstermekten imtina etmedi. Halkın doğuştan sahip olduğu haklarını kullandırtmamaktan, mağduriyetler yaratmaktan, acılara acılar eklemekten hiç mi hiç imtina etmedi. Plüton’un isminin silinip, yerine numara verilmesine biz bu topraklardan aşinaydık mesela. Bu topraklarda yaşayan halkların numaralandırılmasından, insanların fişlenmesinden, isimlerinin değiştirilmesinden aşinaydık. İnsanların ötekileştirilmesinden aşinaydık. Nasıl ki Plüton, diğer sekiz kardeşiyle uzayda salına salına, kimseyi rahatsız etmeden güneşin etrafında huşu içinde dönerken birdenbire kovuldu ise, biz de burada “bütün halklar kardeştir, inanmayan kalleştir” dediğimizde zulme uğruyorduk. Aşinaydık işte.

Çarşı grubu, Plüton’un gezegenlikten çıkarılmasının 7. Yılı olan 24 Ağustos 2013 tarihi için, 25 Ağustos 2013 tarihindeki Konyaspor – Beşiktaş maçında “ Hepimiz Plüton’unuz” pankartı açıp, tekrar bir bildiri yayınlayarak, Plüton’u unutmadığını belirtmiştir.

“Nükleersiz Türkiye!” kampanyası: Kuruluşunun 25. Yılında, Greenpeace ile ortaklaşa düzenledikleri etkinlikte, “Nükleersiz Türkiye!” yazan dev bir pankart açmışlar ve aynı zamanda bir bildiri yayınlamışlardır. Çernobil Faciasının boyutlarını ve günümüze yol açtığı başta kanser ve çevre kirliliği gibi birçok soruna dikkat çekilmiştir. Ayrıca, Çernobil Faciasının ülkemizde en çok etkilediği Karadeniz’e ve kanser vakalarına da dikkat çekmektedirler. 2007 yılında kansere yenik düşen Karadenizli Rock Şarkıcısı Kazım Koyunucu’yu da her yıl pankartlarla anarak bu konuya dikkat çekmektedirler. Bu konudaki en dikkat çekici pankartları “Kanserden Karadeniz ölmesin, yeter ulan!” olmuştur.

Orhan Pamuk’un Nobel’i alması: Ülkemizin tek Nobel Edebiyat Ödüllü yazarı Orhan Pamuk, ödülü almasının ardından birçok spekülasyona sebep olmuştur. Pamuk, bir Fenerbahçeli olsa da, Çarşı grubu tribünden bu ödülü desteklediğini ilan etmiş ve tebrik etmiştir. Böylelikle kişi veya kurumları futbol kimlikleri ile değil, icraatları ile desteklediğini belirten bir duruş sergilemişlerdir.

Bülent Ecevit’i anma: Türkiye’de sosyal demokratlar için sembol bir isim olmuş olan, Demokratik Sol Parti’nin kurucu ve bir dönem Başbakanlık yapmış olan Bülent Ecevit’i de “Karaoğlan, Kara Kartal seni unutmayacak” pankartı ile anmışlardır. Kızılay’a kan bağışı: 25. yıl etkinlikleri kapsamında, maç öncesi Kızılay bağış Çadırı’na giderek, toplu kan bağışında bulunmuşlardır. Başta Beşiktaşlılar olmak üzere herkese de kan bağışı için çağrı da bulunmuşlardır. Bu kampanyaya çağrıda bulunurken ortaya çıkan mizahi pankartlardan biri şöyledir : “Kanlarımızı Fenerbahçe’ye, organlarımızı da Fenerbahçe’ye bağışlıyoruz.

“Hepimiz Eto’o’yuz” eylemi: Çarşı ırkçılığa karşı da söylemini geliştirmiştir. Barcelona’da oynadığı dönemde ırkçı protestolara maruz kalan Kamerunlu siyahî oyuncu Samuel Eto’o için “Hepimiz Eto’o’yuz” şeklinde pankart açmışlardır.“Güneşin çocuklarını giydiriyoruz” kampanyası: Başta İstanbul’un varoş semtleri olmak üzere, Anadolu’nun birçok noktasında, yoksul çocuklara kırtasiye, yiyecek ve giyecek yardımı yapmışlardır.

Kampanya’da aşağıdaki bildiriyi kullanmışlardır:

“Kuralları sayıyoruz:
Üç korner bir penaltı sayılır.
Kaleci topu üç kere sektirirse rakip açılır.
Taç kullanan kendi önüne atınca, taç değişir.
Pas vermeden atılan gol sayılmaz.
Beşte devre onda biter.
Japon kale maç yapılıyorsa, herkesin ayrı kalesi olur.
Maçtan sonra gelen su ortak içilir.

Bu kurallarla futbolu öğrenen, toprak sahalarda büyüyen bir kuşak olarak bayramlıklarımızı paylaşıyoruz. Çünkü biliyoruz ki paylaştıkça insan kalıyoruz. Çünkü paylaştıkça çoğalıyoruz. Çünkü çocukluğumuzu, çocuklarımızı unutmadık unutmayız. Beşiktaş çArşı taraftarları olarak Ramazan ayı boyunca her akşam iftarına oturduğumuz güneşin sofrasından kalkıp, bayramda güneşin çocuklarını giydiriyoruz. 0-15 yaş grubu yeni çocuk kıyafetlerini her gün Beşiktaş Kartal heykeline ve Abbasağa Parkı’na 16-20.00 arasında getirebilirsiniz.”

Yayınladıkları bildiri ile çocukluğunda sokakta futbol kültürde büyüyen ve paylaşımın yoğun olarak yaşandığı bu kültürde yaşamış olan insanlara bir çağrı yapmışlardır. Böylece, insanları ait oldukları kimlikler üzerinden konuya dahil ederek katkıda bulunulması amacı güdülmüştür.  gün süren bu kampanya ile, İstanbul’un altı bölgesinde yaklaşık 3000 çocuğa giyecek dağıtımı yapılmıştır. “Van Üşümesin” kampanyası: Bir başka yardım kampanyası da 2011 yılında gerçekleşen Van Depremi’nin ardından yapılmıştır.”Van üşüyor, acının coğrafyası olmaz” sloganı ile başlatılan ve Kızılay ile ortaklaşa gerçekleştirilen bu projede; ayni ve nakdi yardım yapılmasının yanı sıra ilginç bir eylem de yapılmıştır. 27 Ekim 2011’de, oynanan Fenerbahçe maçı öncesi taraftarlara, “Maça gelirken atkını da getir” şeklinde çağrıda bulunulmuştur. Van’ın plaka numarası olan 65’i temsilen, 65. dakikada tüm taraftarlar atkılarını sahaya fırlatmışlardır. Böylece hem üşümenin ne olduğunu anlamış ve anlatmışlar, hem de toplum nezdinde ses getirecek bir projeye imza atmışlardır. Kampanyanın bildirisi şu şekildedir.

“Acı her coğrafyada aynı acıtır, acının rengi olmaz dedik. Kara gözlü çocuk, yunus, omzunda bir babanın eliyle bakıyordu hayata… Biz, henüz ölmemişken uzatalım elimizi…bu pazar günü maça gelirken elin boş gelme! hayat getir biraz… Yedi yaşındaki denizler naylon çadırlarda donarak ölmesin. bu pazar günü maça gelirken umut getir! Getir ki, öğretmen yusufların cansız bedenleri değil, emekleri taşınsın eller üstünde… Bu pazar günü maça gelirken cebindeki bozuk parayı tamir ettir de gel. Kızılay’ın nezaretindeki kumbaralara sessizce düşsün kâğıttan armağanın… Bu pazar günü maça gelirken, hava durumuna aldanma sakın! Mevsim kış, ona göre gel… Fazladan ceketinle, kazağınla, atkınla, berenle… üşüyen insanlarımız için kat kat kuşan da öyle gel… Van’da Beşiktaş Çarşı Mahallesi adresimiz budur. Bu pazar günü maça gelirken yüreğin boş gelme kartalım, aç kanatlarını… Van üşümesin.”

Bu kampanya sebebiyle, Beşiktaş Spor Kulübü, 20.000 TL ceza almıştır. Öte yandan, bu kampanya ile, 2012 yılında Türkiye Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından düzenlenen “Empati Ödülü” nü almıştır. Van’da ikinci kez gerçekleşen depremde göçük altında kalarak yaşamını yitiren Dr. Atsuşi Miyazaki için de “Çekik gözlü Japon Kardeşim” şeklinde pankart açarak onu unutmadıklarını göstermişlerdir.

Yaptıkları bu eylemde, kulüplerinin ceza almasını göze alarak çok büyük ölçüde dikkat çekmiş ve Van’a yapılan yardım kampanyalarının artışında önemli bir rol oynamışlardır. “Çarşı HES”lere karşı”: Çarşı, çevreye karşı duyarlılıkları çerçevesinde, Nükleer Santraller ve Hidroelektrik Santrallerinin inşaatına karşı da tepki göstermişlerdir. 2012 yılında, “Karadeniz İsyandadır” aktivistleri ile birlikte, Karadeniz’de yapılan nükleer santrallere karşı, Karadeniz’in takımı Trabzonspor’u hedef alarak, “Trabzonspor, kendi kalene gol atma, Uzungöl’e HES yaptırma!” şeklinde çağrıda bulunmuşlardır.

“Hepimiz Kardeşiz”: Ermeni gazeteci Hrant Dink suikastinin ardından, tribünden iki beyaz güvercin uçurarak barış çağrısında bulundular. Ayrıca, Hrant Dink’in ölümünün 6. Yılında, “Hrant’ın arkadaşları” grubunun düzenlediği yürüyüşüne katıldılar. Bu yürüyüş ve akabindeki maçlardaki pankartları ile Türkiye’de etnik ayrımcılığa karşı bir duruş sergilediler.

“Halkın, takımıyız hepimiz kapıcıyız”: Beşiktaş Teknik Direktörü Rıza Çalımbay’ın babasının kapıcı olması sebebiyle, Fenerbahçe taraftarı “İki ekmek bir süt” pankartı açmışlardır. Çalımbay’ın ailesinin sınıfsal kimliğiyle dalga geçen bu pankarta cevaben Çarşı grubu “Halkın takımıyız, hepimiz kapıcıyız” şeklinde pankart açmıştır. “Savaşa Hayır”: Çarşı ulusal ve uluslar arası boyutta birçok kez savaşa karşı duruşunu belirtmiştir. Filistin, Gazze ve Irak’ta yaşanan savaş için birçok kez farklı pankartlar açmıştır.

  • Bu çalışmanın tüm hakları Deniz Cengiz adlı kişiye aiittir…

Yararlanılan Kaynaklar :

Deniz Cengiz , Futbolun Ve Futbol Taraftarının , Toplumsal Olaylara Etkisi ” Beşiktaş Taraftar Grubu : Çarşı ”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün